1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Saldırıların gölgesinde seçim

Rusya’da, çok sayıda kişinin ölümüne neden olan saldırın gölgesinde Pazar günü parlamento seçimleri yapılacak. Siyasi gözlemciler ise bu seçimlerin Rusya’nın siyasi yaşamında bir dönüm noktası mı, yoksa önemsiz bir olay mı olduğunu tartışıyor. Rusya’daki seçimlerle ilgili DW’den Ute Schaeffer’in izlenemleri...

Rusya'da seçimlere katılımın az olması bekleniyor

Rusya'da seçimlere katılımın az olması bekleniyor

Rus seçmenlerin seçimlere ilgisi az. Buna bakılırsa, Rusya’da yapılacak genel seçimler önemsiz bir olay. Fakat Rus iç politikasına yapacağı etkiye bakıldığında bu seçimlerin uzun vadede önemli olduğu görülüyor. Bu seçim, 2008 yılında yapılacak devlet başkanlığı seçimlerini etkileyecek. Çünkü Devlet Başkanı Vladimir Putin’in üçüncü bir dönem görev yapabilmesi, anayasa değişikliğine bağlı.

Bunun için de Rusya Meclis’i Duma’da üçte ikilik bir çoğunluk gerekli. Putin’in koltuğunu kendi istediği bir adaya devredebilmesi de Duma’nın desteğiyle daha kolay. Bu nedenle Putin, kamuoyunda Kremlin’in denetimindeki parti ”Birleşik Rusya”nın propagandasını yapmak için hiçbir fırsatı kaçırmıyor.

Yani Putin’in "yönlendirilen demokrasi”sinde Duma’nın en önemli amacı Putin’in güçlendirilmesi. Bu amaçla medya susturuldu ve ”Birleşik Rusya”yla Putin’in propaganda kampanyasına sunuldu. Bunun bir örneği, Putin’in işbirliği yaptığı için Duma’ya teşekkür ettiği konuşmasında yaşandı. Ruslar‘ın dörtte üçünün Putin’in politikasını desteklediği gözönüne alınırsa, başkan yanlısı ”Birleşik Rusya”nın seçimlerin galibi olacağına kesin gözüyle bakılabilir.

Galipler ve m ağluplar

İkinci galip ise Komünist Parti olacak. Komünistler, etkinliğini kanıtlamış sosyal adalet sloganı ve özelleştirmeye karşı politikalarıyla oy toplayacak. Ayrıca bu parti, ülkede gerçek bir tabana sahip tek parti.

Fakat seçimlerin açık mağlupları da olacak. Grigori Yavlinski’nin ”Yabloko” partisi ve Anatoli Çubais’in ”Sağ Güçlerin Birliği” bunların başında geliyor. Bu iki liberal parti seçimler öncesinde biraraya gelmeyi başaramadı. Maddi olanakları da az. ”Yukos” şirketinin eski şefi Mihail Hodorkovski’nin tutuklanmasıyla en önemli maddi destekçilerini kaybettiler. Halk da amaçlarını pek anlamıyor.

Öyle ya, Putin istikrarlı bir ekonomik büyümeyi sağlamışken, neoliberal yaklaşımlarla ekonomide reform yapmaya ne gerek var? Kremlin, milis kuvvetlerinde yolsuzluk yapan subayları medya eşliğinde bertaraf ederken, Yabloko’nun istediği gibi yolsuzluklara karşı mücadele etmeye ne gerek var? Kamuoyu yoklamaları, Ruslar‘ın liberal reformcuların arzularından çok uzakta olduğunu ya da bu istekleri anlamadığını gösteriyor. Bu nedenle bu partilerin desteği anketlerde yüzde dörtle yedi arasında oynuyor ve iki parti de Duma’ya yeniden girip giremeyeceklerinin hesabını yapıyor.

Rusya’nın demokrasisi

Duma seçimleri, Ruslar‘ın kafa yapısının değişmediğini, seçmenlerin seçimlerin Sovyetler Birliği’nde olduğu gibi siyasi yönetimin onaylanması anlamına geldiğini düşündüğünü, Rusya’nın demokrasi ve sivil toplum konularında geri adım attığını gösteriyor. Ülkede siyasi programlar ikincil bir rol oynuyor. Bu sorunların bir kısmı da sadece siyasi olarak arzu edildiği ve Kremlin’in stratejisine uyduğu için var.

Çünkü bunlar asıl amaca ulaşmayı kolaylaştırıyor. Seçimler devlet başkanını daha da güçlendirecek ve muhalefeti, Putin’in karşısına gerçek bir rakip çıkaramayacak kadar güçsüz düşürecek. Fakat siyasi bir değişikliğe yol açmayacak. "Yönlendirilen demokrasi"de bu öngörülmüyor.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN