1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Sızıntı devam ediyor

Kuzey Denizi'ndeki Elgin platformunda yaşanan gaz sızıntısının tamamen durdurulmasının aylar sürebileceğiyle ilgili spekülasyonlar, güvenlik tartışmalarını alevlendirdi.

Fransız Total şirketinin Kuzey Denizi’nde bulunan Elgin platformundaki gaz sızıntısını önleme çalışmaları sürüyor. Korkulan senaryolardan biri de, platform üzerinde oluşan gaz tabakasının rüzgârın etkisiyle yön değiştirerek büyük bir patlamaya neden olma ihtimali. Total yetkilileri önümüzdeki günlerde gaz basıncı azaldığında ateşin kendiliğinden söneceğini söylese de, platformda gaz fazlasının yakıldığı ‘meşalenin’ saçtığı alevler endişe yaratıyor.

Felaketler birbirini kovaladı

2010 yılında Meksika Körfezi'nde yaşanan petrol faciası, 2011'de Fukuşima'daki nükleer felaket, bu yıl da Kuzey Denizi'ndeki gaz sızıntısı... Faciayı tetikleyen ister bir doğal afet olsun, isterse insan hatası, en ağır faturayı ödeyen Dünyamız ve üzerinde yaşayan canlılar oluyor. Enerji sektöründe birbiri ardına yaşanan facialar, "Alınan güvenlik önlemleri yeterli mi?" sorusunu bir kez daha gündeme getirdi. Zira sızıntıların önüne uzun süre geçilememesi "güvenliğin ihmal edildiğini onaylar nitelikte.

Avrupa Komisyonu'nun enerjiden sorumlu üyesi Günther Oettinger yaşanan son olayın bir dizi yaptırımı beraberinde getirmesi gerektiğine işaret etti. İngiltere’deki resmi güvenlik yükümlülükleri her ne kadar Avrupa'nın en iyilerinden olsa da, Total vakasının burada da düzeltilmesi gereken bazı noktalar olduğuna işaret ettiğini kaydeden Oettinger, "Tüm AB üyeleri için çok daha yüksek güvenlik tedbirleri talep ediyoruz" şeklinde konuştu.

Günler sonra duyuruldu

İskoçya’nın 250 kilometre açığında bulunan platformdaki sızıntı 24 Mart'ta başlamıştı. Total firması sızıntıya vanalardaki bir sorunun neden olduğunu açıklamıştı. Sızıntının arızadan 4 gün sonra duyurulması ve çıkış noktasının nerede olduğu ile ilgili çelişkili açıklamalar ise uzmanların endişesini daha da arttırdı.

Çevre Örgütü Greenpeace'den deniz biyologu Jörg Feddern firmanın kriz yönetimi konusunda sınıfta kaldığına işaret ediyor. Feddern "Sonuçta tesisin çalışma prensibine hâkim olmak, bir arıza durumunda sızıntının nerede olduğunun acilen tespiti ve sızıntının derhal engellenmesi… Bunlar Total şirketinin görevi. Ve yaşanan en büyük sorunsa Meksika Körfezi'ndeki Deepwater Horizon platformunda olduğu gibi yine sızıntının yeriyle ilgili adeta tahmin yürütülüyor olması. İkinci aşama olan sızıntının durdurulmasına gelince; normalde tesiste acil bir durum olduğunda ne yapılması gerektiği bilinir, bir kaza anındaysa derhal önceden kararlaştırılan önlemler hayata geçirilir" açıklamasında bulundu.

"Zarar minimal düzeyde"

Her ne İskoçya bölgesel yönetimin Başbakanı Alex Salmond, İskoç Deniz Kuvvetleri Araştırma Enstitüsü'nün verilerine göre şu an için zararın minimal düzeyde olduğu söylese de, çevre örgütü Greeenpeace ve biyolog Christoph Gertler sızan gazın iklim değişikliğinin baş aktörü karbondioksitten 20 kat daha zararlı olduğuna dikkat çekti.

Hava tahminlerine göre önümüzdeki günlerde platformun bulunduğu bölgede rüzgârın yön değiştirmesi beklenmiyor. Yetkililer bu nedenle gaz sızıntısının oluşturduğu bulutun patlama ihtimalinin çok düşük olduğunu savunuyor. Yani bu sefer ucuz atlatmış olabiliriz. Peki ya gelecek defa?

Greenpeace'den deniz biyologu Jörg Feddern "Gelecekte bu tip kazaların yeniden yaşanmaması için yetkililerin ve Avrupa Birliği'nin petrol endüstrisini çok daha iyi denetlemesi gerekiyor" uyarısını yaptı.

©Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Banu Wöltje (DW/AFP/Reuters/dpa)

Editör: Ahmet Günaltay