1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Sırbistan soykırım suçundan aklandı

Bosna Hersek’te 8 bin Müslümanın katledilmesi olayını inceleyen Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Lahey Adalet Divanı, olayı bir soykırım olarak niteledi. Sırbistan devletinin, olaydan doğrudan sorumlu olmadığına, soykırıma iştirak da etmediğine hükmeden uluslararası mahkeme, buna karşılık Sırbistan'ın sözkonusu soykırımın yapılmasını önleyememekten sorumlu olduğuna karar verdi.

Srebrenitza'da binlerce Müslüman katledildi

Srebrenitza'da binlerce Müslüman katledildi

Uluslararası Adalet Divanı, Sırbistan devletini, Bosna'da 1992-1995 savaşı sırasında meydana gelen soykırımdan doğrudan sorumlu olduğu konusunda aklarken, Bosna'nın tazminat talebini de reddetti.

Lahey'deki mahkemenin 60 yılı aşan tarihinde ilk defa bir ülkenin soykırım suçlamasıyla ele alındığı bu davada verilen kararda, „mevcut uluslararası hukuka göre, sorumluğu bulunan kişi ve kurumlarıyla Sırbistan’ın soykırım yapmadığı“ belirtildi.

„Sırbistan soykırıma iştirak etmedi“

Kararda, „Sırbistan, soykırım işlemek için plan yapmamış, soykırım eylemini kışkırtmamıştır“ tesbiti yapıldı ve „Sırbistan, BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırma Sözleşmesine göre yükümlülüklerini ihlal ederek, soykırıma iştirak etmemiştir“ denildi.

Uluslararası Adalet Divanı’nın kararında, „1995 temmuzunda Srebrenitza'da meydana gelen soykırım konusunda, Sırbistan BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırma Sözleşmesine göre soykırımı önleme yükümlülüğünü ihlal etmiştir“ hükmüne yer verilerek şöyle devam edildi:

Mladiç vurgusu

„Sırbistan, Ratko Mladiç'in soykırım ve soykırıma iştirak suçlamaları nedeniyle yargılanacağı eski Yugoslavya için kurulan uluslararası savaş suçları mahkemesine teslim edilmemesi ve mahkemeyle tam bir işbirliği yapmaması nedeniyle BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırma Sözleşmesine göre yükümlülüklerini ihlal etmiştir. Sırbistan, eski Yugoslavya için kurulan uluslararası savaş suçları mahkemesine soykırım ve başka suçlarla itham edilen kişilerin teslimi ve mahkemeyle tam bir işbirliği konularında yükümlülüklerini yerine getirecek acil tedbirler almalıdır.

Kararın okunması üç saat sürdü

Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanının 60 yıllık tarihinde ilk kez bir devletin soykırımla itham edildiği bu davada, Sırbistan devletinin soykırım suçu işlemediği, ancak Srebrenitza'da önlemede başarısız olduğu kararı 2'ye karşı 13 oyla alındı.

Kitap kalınlığındaki kararın özetini yaklaşık 3 saatte okuyan Lahey Adalet Divanı Başkanı Yargıç Rosalyn Higgins, Srebrenitza'da 7 bin Boşnak erkek öldürüldüğü sırada, bu kitlesel katliamın olabileceği riskinin Belgrad'da aşikar olduğuna dikkati çekti. Higgins, buna karşın Sırbistan'ın bunu engelleyecek bir inisiyatif göstermediğini belirtti.

Yargılama hakkı vurgulandı

Higgins, ayrıca Adalet Divanının, Srebrenitza katliamı konusunda 2 Bosnalı Sırp'ı soykırımla ilgili olarak mahkum eden eski Yugoslavya için kurulan savaş suçları mahkemesinin kararını dayanak aldığını hatırlattı.

Yargıç Higgins, ayrıca Sırbistan'ın bu davada mahkemenin yargılama hakkı olmadığı konusundaki iddiasını reddetti ve eski Yugoslavya'nın 1948 Cenevre Sözleşmesinin kurallarına uyma yükümlülüğü olduğunu kaydetti.

Katliamdan 12 yıl sonra gelen karar

Bosna, Uluslararası Adalet Divanındaki soykırım davasını 1993 yılında açmıştı. Bosna'nın doğusunda bulunan ve BM koruması altında olan Srebrenitza ve civarında, temmuz 1995'de 8 bin Boşnak Müslüman erkek katledilmişti. Katliamda ölenlerin yaklaşık yarısının cesetleri, 80 kadar toplu mezardan çıkarılmıştı.

Srebrenitza katliamından sorumlu tutulan dönemin Bosnalı Sırp lideri Radovan Karaciç ve askeri lider Ratko Mladiç, halen yakalanamamış durumda.

Boşnaklar hayal kırıklığına uğradı

Boşnaklar ve Bosnalı Hırvatlar, BM'nin en yüksek mahkemesinde alınan Srebrenitza'da 1995'de yapılan katliamın soykırım olduğu, ancak Sırbistan'ın doğrudan bu soykırımdan sorumlu olmadığı yönündeki kararı hayal kırıklığıyla karşıladı.

Bosna üçlü başkanlık konseyinin Boşnak üyesi Haris Sladziç, ''Sırbistan ve Karadağ'ın soykırımdan ve soykırıma karışmaktan mahkum olmamasından üzüntü duyduğunu'' söyledi.

Başkanlık konseyinin Hırvat üyesi Zeljko Komsiç, mahkemenin savaşta Bosna-Hersek'in diğer bölgelerinde işlenen, 100 binden fazla kişinin ölümüne yol açan diğer suçları soykırım olarak nitelememesinden ''hayal kırıklığına'' uğradığını kaydetti.

Komsiç, ''Bosna'da olan bizler, savaşın başlangıcından itibaren neler olduğunu biliyoruz ve çocuklarımıza ne öğreteceğimizi biliyoruz'' dedi.

Sırbistan Başkanı Tadiç’ten çağrı

Bu arada, Sırbistan Devlet Başkanı Boris Tadiç, parlamentoya, Adalet Divanının soykırım olarak ilan ettiği, 1995'te Bosnalı Sırpların Srebrenitza'da Boşnakları katletmesini kınaması çağrısında bulundu.

Tadiç, düzenlediği basın toplantısında, ''hepimiz için kararın en sıkıntılı bölümü Sırbistan'ın soykırımı önlemek için elinden gelenin hepsini yapmadığıdır'' dedi.

Sırp parlamentosunun en kısa sürede Srebrenitza bölgesinde işlenen suçu açıkça kınayan bir deklarasyonu kabul etmesinin çok önemli olduğunu belirten Tadiç, bunun Bosna ile Sırbistan arasında yeni bir sayfa açılmasını, iki ülke vatandaşları arasında yeni güven inşasının sağlanmasını mümkün kılacağını söyledi.

Srebrenitza Kurbanları’ndan tepki

Srebrenitza Kurbanları Derneği Başkanı Münire Subasiç, Uluslararası Adalet Divanının, Sırbistan devletini, Bosna'da 1992-1995 savaşı sırasında meydana gelen soykırımdan doğrudan sorumlu olduğu konusunda aklamasının ve Bosna'nın tazminat talebini reddetmesine tepkisini dile getirenler arasında yer aldı.

Katliamdan kurtulan kadınları bir araya getiren derneğin başkanlığını yürüten Subasiç, "Avrupa, bir kez daha Müslümanlara karşı olduğunu gösterdi" ifadesini kullandı.

Kararı dinlemek için Lahey'de bulunan Subasiç, dünkü açıklamasında "Nefesimi tuttum, yaşamımla ilgili verecekleri kararı bekliyorum. adaletin tecelli edeceğini umuyor ve suçlu bulunacaklarına inanıyorum" demişti.

61 yıllık uluslararası kurum

Sırbistan ile ilgili soykırım davasını bugün karara bağlayan Uluslararası Adalet Divanı, 1946 yılından beri faaliyet gösteriyor.

BM'nin en büyük yasal organı olan Adalet Divanı, üye devletler arasındaki anlaşmazlıkları çözmeye çalışıyor, ayrıca uluslararası hukukla ilgili tavsiyelerde bulunuyor.

Hollanda'nın Lahey kentindeki Barış Sarayında faaliyet gösteren Adalet Divanı, 1922'de Milletler Cemiyeti himayesinde kurulan Uluslararası Daimi Adalet Divanının yerine geçti.

Adalet Divanı, BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyinin seçtiği, 9 yıl süreyle görev yapan 15 yargıçtan oluşuyor. Divanın şimdiki başkanı İngiliz yargıç Rosalyn Higgins.

Uluslararası Adalet Divanından ayrı olarak, son dönemde, yine merkezi Lahey'de bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) oluşturuldu. UCM, savaş suçları, soykırım ve diğer insan hakları ihlalleriyle ilgili yargılama yetkisine sahip ilk daimi uluslararası mahkeme olma özelliğini taşıyor.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN