1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Rusya'da Kyoto Protokolü'nda kararsız

Rusya, Kyoto Protokolü‘nü imzalamayı sürekli erteliyor. Birleşik Rusya Partisi’nin Duma seçimini kazanması Rusya’nın bu tutumunda hiçbir şey değiştirmesi beklenmiyor. Çünkü Kyoto Protokolü‘nü destekleyenler ile karşı çıkanlar arasındaki dağılım farklı değil...

Rusya’da siyasi sorumluluk taşıyanların sadece üçte biri Moskova’nın Kyoto Protokolü‘nü imzalamasından yana. Devlet Başkanı Vladimir Putin ise imzalamasını isteyen Avrupa ülkeleri ile Kyoto’da varılan anlaşmaya kesinlikle karşı çıkan ABD Başkanı George Bush arasında neye karar vereceğini bilemiyor.

Almanya Çevre Bakanlığı görevlilerinden Enno Harders, Putin’in gelecek yılın ortasına kadar zamana ihtiyacı olduğu görüşünde. Harders, Milano’da hafta sonuna kadar sürecek iklim konferansında Almanya’yı temsil eden heyetin üyesi.

Enno Harders, Rusya’daki seçim sonuçlarını ilgiyle izlediklerini, ancak iklim koruma konusunda verilecek kararın sadece Duma seçimlerine değil, aynı zamanda Putin’in pozisyonuna da bağlı olduğunu belirtiyor ve gelecek yılın Mart ayında yapılacak devlet başkanlığı seçimine işaret ediyor. Çevre Bakanlığı uzmanı, ancak her iki seçimin sonuçları belli olduktan ve Duma biçimlendikten sonra, Rusya’daki durumun yeniden değerlendirilebileceğini vurguluyor.

120 ülke imzaladı

Kyoto Protokolü’ne imza atan devletler, sera etkisine yol açan emisyonları 2010 yılına dek yüzde 5 oranında azaltmayı taahhüt ediyorlar. Protokol şimdiye dek 180 ülkeden 120’si tarafından imzalandı. ABD, protokolü yıllar önce reddetti. Rusya ise sürüncemede bırakıyor. Anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için ise daha fazla sanayi ülkesinin katılımı gerekiyor. Bu nedenle Rusya'nın alacağı karar büyük önem taşıyor.

Aslında Rusya, Kyoto Protokolü‘ne imza attığı takdirde, bundan kar sağlaması da mümkün. Çünkü yüzde 5 oranında azaltmaya gidilecek emisyon haddi, 1990 yılı esas alınarak belirlendi. Rusya’da o tarihten bu yana, ekonomik gerileme sonucu emisyon oranı yüzde 30 oranında düştü. Rusya anlaşma gereği bu eksiyi, Kyoto anlaşmasına uymayı başaramayan ülkelere satabilir. Buna rağmen sıkı kurallara bağlı olma korkusu ağır basıyor.

Milano’daki konferansta teknik ayrıntıların görüşülmesinden ileri gidilemiyor. Aynı zamanda Rus delegasyonunu ikna etmek için çaba gösteriliyor. Çünkü Rusya imzalamayı kabul etmedikçe, Kyoto süreci yerinde saymaya mahkum.