1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Rus kadınının dayak isyanı

Rusya, kadınların şiddete maruz kaldığı ülkelerin başında geliyor. Aktivist Marina Pisklakova-Parker, kurduğu telefon hattıyla dayağa karşı mücadele ediyor. Hat, şiddet kurbanı kadınların ilgisini topluyor.

default

Marina Pisklakova-Parker, Rusya’daki kadınlara uygulanan şiddetin önüne geçebilmek için yıllardır var gücüyle çalışıyor. Rusya'daki yasalarda kadını korumaya yönelik çok fazla eksiklik olduğunu söyleyen Parker, "Yasal düzenlemelerde evdeki şiddet, ev içi suç olarak adlandırılıyor. İşte fark bu. Yasalarda bunun yer alması için kesinlikle hukuki tanımlamalara ihtiyacımız var" diyor.

Şiddet gören kadınlara yardım

Rus kadın hakları savunucusu Pisklakova-Parker da işte bu yasal değişikliklerin gerçekleşmesi için mücadele ediyor. Sözlerini bilimsel bir keskinlikle dile getiren Pisklakova-Parker, uçak mühendisliği eğitimi almış. Moskova’daki Bilimler Akademisi’nde çalışıyor. 1990'lı yıllarda akademideki çalışmalarına devam ederken, Rusya'daki kadınların durumuna gösterdiği tepki onu bu alanda da girişimlerde bulunmasına neden olmuş. Çalışmaları sırasında kadınlardan aldığı iki mektup Pisklakova-Parker'ı çok etkilemiş. Ev içinde şiddet gören kadınların hikayesini okuyunca da ilk kez bu sorunla karşı karşıya gelmiş. Çünkü o sırada dayak, Rusya’da üzerinde pek konuşulmayan bir tabuymuş. Parker, bunun ardından merakla kendi çevresindeki kadınlarla konuşmaya başlamış.


Parker yaşadıklarını şu sözlerle dile getirdi: "Hemen oğlumun okulundaki iki çocuğun annesiyle, bu iki kurbanla buluştum. Bir insan olarak onlara yardım etmeye, onları korumaya ve desteklemeye başladım. İkisinin eşlerinden biri şiddet uyguladığında, sosyal hizmet birimini ya da polisi aradım. Ne yapılabileceğini bulmaya çalıştım. Ve her yerden bunun özel bir durum olduğu cümlesini işittim. Dayak yiyen bir kadına hiç kimsenin yardım edememesi inanılmazdı.“

Yaralanma yoksa dava açılamıyor

Parker, Bilimler Akademisi'ndeki direktörlerle anlaşarak, 1993 yılında, dayak yiyen Rus kadınlar için bir telefon hattı kurmuş. Bir yıl boyunca tek başına onlarca, yüzlerce şiddet kurbanı kadınla telefonda konuşarak onlara tavsiyelerde bulunmuş. Uluslararası Af Örgütü'nün bu konudaki verileri ise çaprıcı. Örgüte göre, Rusya’da her beş kadından biri eşinden şiddet görüyor. Bu, Avrupa ortalamasının iki katı. Şimdi bir İsveç kadın girişiminde danışman olarak eğitim alan Pisklakova-Parker, ev içi şiddete karşı mücadelesine daha etkin şekilde devam ediyor. Rus aktivist, şu ana kadarki başarısını "Evde görülen şiddetten bahsederken kadınlar artık yüzlerini gizlemiyorlar. Polisler, doktorlar, yargıçlar ve kamu avukatları için aydınlatıcı kurslar düzenledik. Kamu yetkilileriyle birlikte çalışıyoruz. Fakat yine de Rusya'da öldürürlen kadınların sayısı çok yüksek. Nedeni ise şu: Bunu olay gerçekleşmeden önleyecek yasal düzenlemelerimiz yok. Yasalarımız, kurbanların ciddi ya da orta derecede yaralanma durumu yoksa, ceza davası açılmasına izin vermiyor. Ancak sadece fiziksel şiddet suç olarak kabul ediliyor“ sözleriyle anlatıyor.

Ülke genelinde kampanyalar

Kadınların gördüğü şiddeti kanıtlaması gerekiyor. Tabii bunun yanı sıra mahkemeye başvurduğu takdirde ise hayatı riske girebiliyor. Hükümet, şiddet gören kadınlar için koruma evleri açtı, ancak bütün ülkede sadece 20 adet bu sığınma evlerinden bulunuyor. 1990’lı yıllarda kadın hakları için hükümet seviyesinde geliştirilen özel mekanizmalar da çoktan geçerliliğini yitirdi. Devlete ait koruma evleri Pisklakova-Parker'ın oluştuduğu ve 140 kadın derneği ile örgütü içine alan ağla el ele çalışıyor. Şiddet gören kadınlara yardım ediyor, ayrıca onlara polis, doktor ya da mahkemede eşlik ediyor. Parker’ın oluşturduğu organizasyon, yaklaşık 10 yıldır ülke genelinde bir kampanya yürütüyor. Kampanyadaki sloganının adı ise “Evdeki Şiddete Hayır De!“ Pisklakova-Parker, kampanyadaki faaliyetlerini şöyle anlatıyor: "Bazı bölgelerde oradaki dernekler evdeki şiddeti önleyecek bir yasa değişikliği için imza topluyor. Bazı bölgelerde medya kampanyaları düzenleniyor ya da siyah giyinmiş kadınlarla yürüyüşler yapıyorlar.“

Kayak, yoga ve meditasyonla zinde kalan Parker, eşinin yaşadığı ABD ile Rusya arasında sürekli seyahat ediyor. Parker, 1998’de ise İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından “10 yılın aktivisti“ ödülünü aldı.