1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Putin, Medvedev’i gölgede bıraktı

Rusya’nın devlet başkanlığını 1 yıldır Medvedev yürütüyor. Ancak birçoklarına göre Rusya’da iktidar Putin’in elinde. Kamuoyu yoklamalarında Medvedev’in liderliğine inananların oranı yalnızca yüzde 12.

default

Dimitri Medvedev'nin Rusya Devlet Başkanlığı koltuğuna oturmasının üzerinden tam bir yıl geçti. Rusya’yı yeniden ayağa kaldıran, ancak üçüncü dönem devlet başkanı seçilmesi mümkün olmayan Vladimir Putin ise, bir yıldır başbakan olarak görev yapıyor. Putin, başbakanlık koltuğunda oturmasına karşın hâlâ bir devlet başkanı gibi hareket ediyor.

Kafkas Krizi patlak verdiğinde Pekin ziyaretini yarıda kesip apar topar ülkesine dönüyor. Küresel mali krizle baş edebilmek için alınabilecek tedbirleri ve planlanan yardım programlarını bizzat açıklıyor. Ukrayna'yla yaşanan doğalgaz anlaşmazlığını aşmak için temaslarda bulunuyor ve üç hafta sonra uzlaşma sağlandığını yine kendisi duyuruyor. Tüm televizyon kanallarında Putin var. Hatta bu durum öyle bir noktaya varmış durumda ki, arada bazı kazalar da olmuyor değil. Örneğin bir sunucu Moskova'daki Kurtarıcı İsa Katedrali'nde yapılan Paskalya Ayini'nin en önemli katılımcılarını sayarken, Putin'i hem Başbakan hem de Devlet Başkanı olarak anons ediyor.


Anketlerde ilginç sonuç


Bu durumdan "resmi" Devlet Başkanı Dimitri Medvedev'in pek de hoşnut olduğu söylenemez. Siyaset bilimci Lilya Şevzova, Medvedev'in sürekli olarak Putin'in gölgesinde kalmasıyla ilgili olarak, "Başbakan önemli kararlar aldığı zaman, Medvedev devlet başkanı olarak kendini çok da iyi hissetmiyor. Rus kamuoyunun kendisini gerçek devlet başkanı olarak görmediğini bilmek onun için büyük ihtimalle üzücü olmalı. İki hafta önce yapılan bir ankete göre, Rusların sadece yüzde on ikisi Medvedev'i gerçek bir devlet başkanı ve baş siyasi aktör olarak görüyor. Geri kalanı ise bu rolleri Putin'le özdeşleştiriyor." açıklamasını yapıyor.


Halkın büyük çoğunluğu Putin'in üç yıl sonra tekrardan devlet başkanlığına aday olacağını düşünüyor. Bu nedenle anayasada devlet başkanlığı süresini dört yıldan altı yıla uzatan bir değişikliğe gidildi. Putin tarafından önerilen Dimitri Medvedev, bundan tam bir yıl önce, oyların yüzde yetmişini alarak devlet başkanlığına seçilmişti. Medvedev ardından Kremlin'de anayasaya bağlılık yemini etmişti.


Medvedev'in liberal çizgisi


Ertesi gün Medvedev'in teklifi üzerine Putin, Başbakan olarak seçildi. O günden bu yana da Rusya'yı birlikte yönetiyorlar. Medvedev, selefine göre daha liberal bir çizgiye sahip. Seçimler öncesinde de adaletin özgürlüğünü ve bağımsızlığını vurgulayan tavrıyla dikkatleri üzerine çekmişti. Medvedev ayrıca geçtiğimiz yaz, basın özgürlüğünü kısıtlayacak yasa tasarısına karşı, basın özgürlüğünün tarafında yer almıştı. İnsan hakları savunucusu Markelov'un ve Novaya Gasyeta -yani "Yeni Gazete" isimli Kremlin muhalifi gazetede görev yapan bir kadın gazetecinin öldürülmesi üzerine Medvedev; gazete çalışanlarını, gazetenin baş editörünü ve Mihail Gorbaçov'u Kremlin'e davet ederek, üzüntüsünü dile getirmiş ve basın özgürlüğü alanındaki yasal düzenlemelerin yetersizliğine vurgu yapmıştı.


Medvedev, "Bu alandaki kanunlardan memnun olmadığınıza eminim. Fikirlerinizi ve kanun değişikliği önerilerinizi dinlemeye hazırım" şeklinde konuşmuştu.Medvedev, Devlet Başkanı sıfatıyla ilk demecini de yine Novaya Gasyeta'ya vermişti.


Planlı bir strateji


Siyasi yorumcu Lilya Şevzova, Medvedev ile Putin arasında farklılıklar göze çarpsa da bunun bir çatışmaya yol açmayacağı ve uzun vadede de herhangi bir köklü değişim yaşanmayacağı görüşünde. Şevzova, "Aslında Medvedev-Putin ikilisinin, kriz şartlarının üstesinden gelmek için planlı bir stratejisi olduğunu görüyoruz" yorumunu yapıyor.


Lilya Şevzova, sözlerine şöyle devam ediyor: "Putin, milliyetçilere ve Batı karşıtlarına hitap ediyor. Medvedev ise liberallere, pragmatiklere ve ılımlılara. İkisinin de tek bir hedefi var, o da Rus toplumunu bir arada tutmak ve şu anki sistemin istikrarını sağlamak."

Esther Hartbrich / Çeviri: Banu Ertek

Editör: Murat Çelikkafa