1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Pervez Müşerref Han'ı neden affetti?

Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref, ülkenin nükleer programıyla ilgili gizli bilgileri İran, Libya ve Kuzey Kore’ye satan bilim adamı Abdülkadir Han’ı affetti. Pakistan’ın nükleer programının babası sayılan bilimadamı, suçlamaları kabul etmiş ve devlet televizyonunda özür dilemişti. Pakistan kamuoyunda bir kesim Abdülkadir Han’ın milli kahramanlıktan günah keçisi konumuna düşürüldüğü, hatta Pakistan-ABD ilişkilerine kurban edildiği görüşünde. Washington yönetimi ise tüm bu olanları memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Amerika’dan gelen tepkiyle ilgili DW’den Peter Philipp’ in yorumu...

"Dostlar arasında böyledir. ABD, nükleer silah üreten ya da üretmeye çalışan ülkelere karşı askeri güç kullanma tehdidinde bulunuyor. Ancak bu ülkelerin nükleer bilgiyi kendi müttefikleri arasında bulunan bir ülkeden aldıkları ortaya çıkınca o ülke olayı aydınlattığı için övgüye layık görülüyor.

Pakistan olayında da farklı olmadı. Pakistan’ın hatta İslam dünyasının ilk atom bombasının babası, milli kahraman Abdülkadir Han’ın İran, Libya ve Kuzey Kore’ye nükleer teknoloji konusunda cömert yardımlarda bulunduğu ortaya çıktı. Bilim adamı televizyona çıkıp özür diledi, Devlet Başkanı affetti. Müşerref, olayın dışarıdan daha ayrıntılı bir şekilde araştırılmasına ise yanaşmıyor, ‘’Pakistan egemen bir devlettir, kendi meselelerini kendisi inceleyecek durumdadır’’ diyor.

Kısa süre içinde çok sayıda suikast girişiminden kurtulan Müşerref bu tür güçlü ifadeler yoluyla iç düşmanlarının da onayını almaya çalışıyor muhtemelen. Ama bu sözler Washington’da da onay görür mü? Evet, Washington yönetimi Müşerref’in Abdülkadir Han’ın etrafındaki şebekeyi dağıttığını düşünüyor ve durumu memnuniyetle karşıladığını açıklıyor. Tek kelime eleştiri yok. Çünkü Pakistan Devlet Başkanlığı makamı için, terörle mücadele için, Afganistan’ın doğu kanadının istikrarı için Pervez Müşerref’e ihtiyaç var. Bu yüzden de olanlara göz yumuluyor.

Pakistan’da ordunun onayı olmadan, en azından askeri yetkililerin bilgisi dahilinde olmayan hiçbirşey gerçekleşemez. Ayrıca Abdülkadir Han’ın etrafındaki şebeke derken Han’ın bu işte yalnız olmadığı düşüncesi de dolaylı olarak vurgulanıyor. Ancak Washington işi fazla deşmenin nahoş sonuçlar ortaya çıkarabileceğini biliyor. Ya Pakistan ordusunun olayda parmağı olduğu ortaya çıkarsa? Ya da Pakistan'’n nükleer teknolojiye Çin'’n yardımıyla ulaştığı belgelenirse? O zaman Washington’ın tepki vermesi gerekir ve ilişki içinde bulunduğu pekçok ülkeyle arası bozulabilir.

ABD’nin bu olaya göz yumması tabii ki Devlet Başkanı Müşerref’e ya da Pakistan’a duyulan dostluk hisleriyle açıklanamaz. Bu, dünyanın çeşitli bölgelerinde yerel gerçekler değil, kendi iddiaları doğrultusunda politika izleyen bir Beyaz Saray yönetiminin devlet politikasıdır. Sonuç, bu politikanın giderek daha fazla tutarsızlaştığı ve tutarsızlaşacağıdır. Ama dostlar için ne yapılmaz ki!