1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Pekin'de dev zirve

Artık Çinsiz dünya politikası olmuyor. Pekin’deki 14. Avrupa Birliği - Çin zirvesinde ekonomik konular ve uluslararası kriz odaklarıyla ilgili müştereklerin sondajı yapılıyor.

Çin ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ilişkiler Mao dönemine kadar dayanır. İlk resmî temaslar 1975 yılında yapılmıştı. Bu buluşma zorlu dönemlerin gecikmiş zirvesi olarak da nitelendiriliyor. Çin hükümetiyle AB temsilcilerinin geçen ekim ayında Tianjin'de bir araya gelmeleri kararlaştırılmıştı. Ancak Yunanistan ve Euro krizleri, Avrupa politikacılarına nefes aldırmadığından AB, zirveyi iptal etmek zorunda kalmıştı.

Avrupa'nın borç krizi, Çin başbakanı Wen Jiabao'nun AB Konsey Başkanı Herman Van Rompuy ve Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso ile yapacağı buluşmanın da gündeminde. Çin'in döviz rezervi üç trilyon doları buluyor. Ancak Almanya Başbakanı Angela Merkel'in ay başındaki Pekin ziyaretinde Wen Jiabao, euroyu kurtarma operasyonuna katılma ihtimalini değerlendireceklerini söylemekle yetinmişti. Çin Başbakanı aynı zamanda Merkel'e, "borç krizinin Avrupa'nın öz gayretiyle atlatılabileceği" öğüdünü de vermişti.

Deutschland Merkel Peking China

Wen Jiabao, geçtiğimiz ay Merkel'e euroyu kurtarma operasyonuna katılma ihtimalini değerlendireceklerini söylemekle yetinmişti

Ekonomikten siyasî güce

Çin ile Avrupa arasındaki ekonomik bağlar son derece güçlü. 2010 yılında 400 milyar euroluk mal mübadelesinde bulunulmuştu. Avrupa Birliği, Çin'in bir numaralı ticaret ortağı. Çin de ABD'nin yerini alıp AB'nin en önemli ticaret ortağı olma yolunda hızla ilerliyor. Bu bakımdan, Avrupa'nın ekonomik sıhhatine kavuşması Avrupa açısından da büyük önem arz ediyor.

Çin aynı zamanda "AB'nin stratejik ortağı" statüsünü de taşıyor. Tıpkı diğer BRICS ülkeleri Brezilya, Hindistan, Güney Afrika ve Rusya gibi. AB'nin dış ilişkiler yüksek temsilcisi Catherine Ashton kısa süre önce BRICS ülkelerine, "ekonomik güçlerini siyasî güce çevirmeleri" için çağrıda bulunmuş, terörle mücadele, iklim politikası ve insan hakları gibi konularda "özgüven ve azim" göstermelerini istemişti.

Ekonomik dev, siyasî cüce

Çin ise AB'den çok fazla bir şey beklemiyor. Çin, Avrupa'da ekonomik dev olarak algılanmakla birlikte, siyasî ağırlığının bu güçle mütenasip olmadığı görülüyor. Avrupalılar hayati önemdeki siyasî konularda ortak bir çizgi çekmekte zorlanıyor. Çin ise kendine ne kadar güvendiğini, BM Güvenlik Konseyi'nin Suriye kararını veto etmekle göstermişti. AB-Çin zirvesinin gündeminde, İran dâhil olmak üzere dünya politikasının diğer kriz odakları da bulunuyor.

Siyasî konulardaki görüş ayrılıklarını normal karşılamak gerektiğini söyleyen AB Konsey Başkanı Herman Van Rompuy Deutsche Welle'ye verdiği demeçte, "Çin ile görüş ayrılığına düştüğümüz konuları açıkça tartışıyoruz, bu bir sır değil. Çin ile iyi ilişkilerimiz var. Çin stratejik ortağımız. Rejim farklılığı nedeniyle münferit konularda her zaman görüş birliği sağlayamıyoruz. Ama ortak çıkarlarımızın olduğu alanlar da var. Aynı zamanda da ilişkilerimizi mümkün mertebe geliştirme azmindeyiz" dedi.

Herman van Rompuy / EU / EU-Ratspräsident / Europäische Union

AB Konsey Başkanı Herman Van Rompuy

İhtilaf sıkıntısı çekilmiyor

Stratejik ortaklar arasında tartışmalı konular hiç eksik olmuyor. Çin piyasa ekonomisi uyguladığının kabul edilmesini ve silah ambargosunun kaldırılmasını istiyor. Avrupalılar Çin'den sadece Euro krizinde kendilerine yardımcı olmasını istemekle kalmayıp aynı zamanda, iklimin korunmasında, Çin pazarının dışa daha fazla açılmasında, devlet ihalelerinde yabancı şirketlere şans tanınmasında ve insan haklarının düzeltilmesinde de Pekin yönetiminden yakınlaşma bekliyor.

Yakınlaşmanın ilk adımı, çok sayıda ortak projeye start vermekle atılmış olacak. Bunlar arasında sürdürülebilir şehircilik ve enerji işbirliği de bulunuyor. Siyasî zirveye paralel olarak Pekin'de bir de işadamları zirvesi yapılıyor. Bu iddialı buluşmanın, "yüksek işbirliği, inovasyon, sanayi ve yatırım" sloganıyla yapılması yakınlaşma arayışındaki iddiayı gözler önüne seriyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Matthias von Hein / Çeviri: Ahmet Günaltay

Editör: Başak Sezen

Önerdiğimiz linkler