1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Pekin-Tokyo gerilimi tırmanıyor

Japonya’da okul kitaplarında yapılan düzeltmeler, Çin’de büyük gürültü kopardı. Geçen hafta Pekin’de başlayan Japonya aleyhtarı gösteriler, yayılarak devam ediyor. Çinliler, Japonya'yı, tarih kitaplarında İkinci Dünya Savaşı sırasında işlediği suçları hafifletmekle suçluyor.

Çinli göstericiler, Japon askerlerinin yaptığı katliamları hatırlatıyor

Çinli göstericiler, Japon askerlerinin yaptığı katliamları hatırlatıyor

Çin’in başkenti Pekin'de Cumartesi günü yaklaşık 10 bin kadar öğrenci, Japonya’nın ders kitaplarında değişikliğe gitmesini protesto etti. Bu, yedi yıl önce Yugoslavya’ya yönelik NATO hava saldırıları sırasında Belgrad’daki Çin büyükelçiliğinin de bombalanması üzerine yapılan ABD alyehtarı gösterilerin ardından, Pekin’de gerçekleşen en büyük gösteri oldu.

Dün de güneydeki iki kentte binlerce Çinli, Japon konsolosluklarına yürüdü, Japon malı satan dükkanlarla lokantaları taş, yumurta, şişe ve boya yağmuruna tuttu. Guangzhou ve Shenzhen kentlerinde düzenlenen gösterilerde, Japon bayrakları da yakıldı. Shanghai kentinde de iki Japon öğrencinin bir lokantada dövüldüğü bildirildi.

Sükunet çağrısı

Çin Dışişleri Bakanlığı, ülkede giderek artan Japonya düşmanlığını yatıştırmak amacıyla halka sükunet çağrısında bulundu. Pekin'deki Japonya büyükelçiliği de, güvenlik tedbirlerinin artırılması için Çin makamlarına başvurdu, elçiliğin çevresinde yüzlerce polis görevlendirildi. Tokyo yönetimi, olayları Çin nezdinde protesto ederek, Pekin’in resmî olarak özür dilemesini talep etti. Japon hükümeti, benzer olayların tekrarlanmaması için iki tarafın daha sağduyulu olması gereğinin de altını çizdi.

300 bin Çinli öldürüldü

Çin'de Japonya alehtarlığı, bu ülkenin yeni tarih kitaplarını onaylamasının ardından tırmandı. Sözkonusu kitaplarda Japonya'nın 1937 yılında Nanking kentinde 300 bine yakın Çinliyi öldürmesi, "çok sayıda Çinli öldü" ifadesiyle geçiştiriliyor. Japonların İkinci Dünya Savaşında işlediği savaş suçlarından da yumuşatılmış ifadelerle bahsediliyor.

Ancak Çin yönetiminin yangına körükle gittiğini düşünenlerin sayısı da hayli fazlı. Japonya'nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nda daimi üyelik talep etmesi ve bu bağlamda BM’deki reform planları Pekin yönetiminin pek de hoşuna gitmiyor. Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinden biri olan Çin, bu nedenle teşilattaki reform çalışmalarını mümkün olduğunca geciktirme eğiliminde.

Jintao’nun önkoşulu

İki ülke arasındaki ilişkilerin düzelmesi için üst düzey ziyaretlerin yapılması isteniyor. Ancak bu hiç de kolay değil. Örneğin Çin Devlet Başkanı Hu Jintao’nun, Japonya’yı ziyaret etmek için önemli bir önkoşulu var: Savaş kurbanlarının yanısıra Pekin’in değimi ile “savaş suçlularının“ da anısına ithaf edilen Tokyo’daki Yasukuni anıtının Japonya Başbakanı Junichiro Koizumi tarafından düzenli olarak ziyaret edilmesine son verilmesi... Yakınlaşmayı zorlaştıran bir başka faktör de Doğu Çin Denizi’nde hiçbir insanın yaşamadığı kayalıklarda iki ülkenin de hak iddia etmesi ve sorunun çözümünün kısa vadede ufukta görünmeyişi.

Tokyo’nun endişesi

Çin ve Japonya’nın uluslararası politikada dengeleri kendi lehine çevirme çabasının bir başka somut örneği de Tokyo’ya geçtiğimiz günlerde yabancı devlet adamlarının gerçekleştirdiği ziyaretlerde görüldü. Expo Fuarı dolayısıyla bu ülkeyeye giden Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler ve Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’a, Japonya’nın güvenlikle ilgili endişelerinin Avrupa tarafından daha fazla dikkate alınması gerektiği iletildi. Bununla kastedilen, AB’nin Çin’e uyguladığı silah ambargosunun kaldırılmasına ilişkin planlardı.

Geçmişle yüzleşmek...

Bu aşamada Japonya’nın en büyük sorunu, geçmişiyle yüzleşmekten ısrarla kaçınması gibi görünüyor. Japon ders kitaplarında, Asya’nın fethedilmesi amacıyla imparatorluk ordusunun düzenlediği askeri seferlerde işlenen vahşet, neredeyse tümüyle görmezden geliniyor. Geçen hafta içinde onaylanan kitaplardan sadece birinde, “genelevlerdeki bazı Çinli kadınlara Japon askerlerince tecavüz edilidiği“ belirtiliyor. Üç kitapta da “yüzbinlerce Koreli ve Çinlinin köle işçi olarak Japonya’ya getirildiğinden“ söz ediliyor, hepsi o kadar.

Karşılıklı güvensizlik

Siyasi alanda Çin ve Japonya birbirlerine karşı güvensiz bir tutum sergiliyor ancak ekonomik alandaki işbirliğinde giderek daha fazla bir artış gözleniyor. Çin Halk Cumhuriyeti, Japonya’nın en büyük ticari ortağı konumunda. Karşılıklı ticaret hacmi son dönemde yüzde 25 dolayında arttı. Ekonomik alandaki bu olumlu eğilim, siyasi cephedeki çekişmenin olumsuz etkilerini biraz olsun hafifletiyor.

  • Tarih 11.04.2005
  • Hazırlayan Martin Fritz
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aast
  • Tarih 11.04.2005
  • Hazırlayan Martin Fritz
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aast