1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

'Patlamaya hazır bomba'

Bunama hakkında yayınlanan ilk küresel raporda, 2050 yılına kadar bunama sendromuna yakalanan insanların üç kat aratarak 115 milyona çıkacağı belirtildi. Uzmanlar, bunamayı 'patlamaya hazır bir bomba' olarak görüyor.

Müziğin ritmi sadece genç insanların içini neşeyle doldurmuyor. Yaşlı insanlar da kendilerini müziğin ritmine bırakıyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlanan bir videoda, sağlıklı yaşlanmanın ömrü nasıl uzattığı gözler önüne seriliyor. Videoyu izleyince yaşlı insanların yardıma muhtaç olduğu yönündeki genel kanı yerle bir oluyor. Özellikle de 100 yaşındaki bir adamın maratona katılıp yarışı tamamlaması etkileyici.

Londra'daki Kings College'ta psikiyatrik epidemiyoloji profesörü olan Martin Prince, aslında sanılanın aksine 100’lü yaşlara ulaşmış çoğu kişinin bunama sendromundan muzdarip olmadığını söylüyor. Prince yine de insan yaşlanmaya başlayınca vücuttaki tüm sistemlerde bozulmalar meydana geldiğini hatırlatıyor:

Prince, “25 yaşından itibaren, hâlâ çalışan nöronların, beynimizdeki hücrelerin sayısı giderek azalır ve zihinsel performansımızda da bazı değişiklikler meydana gelir. Ancak bunama sendromu, beyin patolojisiyle ilişkili bir durum. Örneğin Alzhemier hastalığına has süreçler en yaygını. Alzheimer hastalığından etkilenen insanların beyinleri, normal biçimde yaşlanan insanların beyinlerinden daha farklıdır" şeklinde konuşuyor.


Düşük ve orta gelirli ülkelerde risk

Bunama, sadece, yüksek gelirli ülkelerde yaşayan insanların karşılaştığı bir sorun değil. Dünya genelinde bunama sendromlu insanların yarıdan çoğu düşük ya da orta gelirli ülkelerde yaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre, bu oran 2050 yılına kadar yüzde 70’i geçecek.

Uluslararası Alzheimer Federasyonu direktörü Marc Wortmann, istatistikleri korkutucu olarak nitelendiriyor: “Dünyada her dört saniyede bir yeni bunama vakası oluşuyor. Sadece 10 yıl önce, bu oran her yedi saniyede birdi. Dolayısıyla, hızla artıyor ve gelecek tahminlerine bakarsanız, 2050 yılında bu her bir saniyede bir vakaya ulaşabilir. Bu yüzden harekete geçmeli, bu salgını durdurmak için bir şeyler yapmalıyız.“

Dünya Sağlık Örgütü Zihinsel Hastalıklar ve Madde Suistimali Bölümü Başkanı Shekhar Saxena, bunama tedavisinin genellikle geciktiğini çünkü belirtilerin genellikle tespit edilemediğini kaydediyor: “Yanlışlıkla yaşlanmaya bağlı olarak fonksiyonlarda bir yavaşlama olarak değerlendiriliyor çünkü yaşla ilişkili sorunlara benziyor ve ağır bir şekilde ilerliyor. Yüksek gelirli ülkelerde bile sadece bunama vakalarının beşte biri fark edilebiliyor. Bu oran açıkçası orta ve düşük gelirli ülkelerde daha da düşük.“

65 yaş altı insanlarda bunama ender rastlanan bir durum. Özellikle 70 yaş üstü insanlarda ortaya çıkıyor. Şu anda gelişmekte olan ülkelerde büyük bir sorun değil çünkü 75 yaş üstü insan sayısı az. Ancak sağlık alanındaki gelişmeler ve nüfus artışıyla bu durumun değişmesi bekleniyor.

Ülkelere uyarı

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, bunamanın tedavisi ve bu insanların bakımına yılda 600 milyar dolar harcanıyor. Bunun 73 milyar doları gelişmekte olan ülkelerde harcanıyor. Bu rakamların da büyük oranda artması bekleniyor. Sağlık uzmanları tarafından patlamaya hazır bir bomba olarak nitelendirilen bu hastalıkla mücadele konusunda sadece sekiz ülke belirli bir stratejiye sahip. Avustralya, bazı Avrupa ülkeleri, Japonya ve Güney Kore bunlar arasında.

Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Alzheimer Hastalığı Federasyonu, ülkeleri, kamu sağlık sistemlerini güçlendirerek bu sorunla başa çıkmaya hazır olmaya çağırıyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Lisa Schlein / Çeviri: Başak Sezen

Editör: Başak Özay