1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Paris'te hedef, sosyal bir Avrupa

Avrupa Sosyal Forumu’na katılmak için onbinlerce katılımcı Paris’te biraraya geldi. Kendilerini küreselleşme karşıtı değil, küreselleştirme eleştirmenleri olarak tanımlayan grupların tartışma gündeminde, işçi haklarını gözeten ve dünya çapında bağlayıcı olması istenen bir sosyal karta ve dünya ticaret örgütünün hedefleri var.

Forum'a 50 bin kadar kişi katılıyor

Forum'a 50 bin kadar kişi katılıyor

Dünya ticareti, tarım sübvansiyonları ya da kalkınma halindeki ülkelere karşı ticari engeller, küreselleştirme eleştirmenleri 1990 yılı ortalarından bu yana bu konuları tartışma platformunda tutuyorlar. Dünya Ticaret Örgütü’nün Meksika'nın Cancun kentindeki son toplantısının fiyaskoyla sonuçlanmasında çok sayıda sivil toplum örgütü önemli rol oynamıştı.

İtalya'nın Floransa kentinde geçen yıl düzenlenen ilk Sosyal Forum, Irak‘ta bir savaş tehdidinin başgöstermesi yüzünden, toplantıya Irak damgasını vurmuştu. Ama bu kez Paris'teki forumun odak noktasında zengin sanayi ülkelerinin de sosyal hizmetlerde kesintiye gitmeleri konusu var ki, bu konu sendikaların da sosyal hareketle daha sıkı temasa geçmelerine neden oluyor.

Alman Metal İşçileri Sendikası‘ndan Horst Schmidthenner bu yakınlaşmanın nedenlerini, "Attac gibi sendikalar da küreselleşme karşıtı değil. Attak biz globalleşmeye eleştirel gözle bakıyoruz diyor. Bu tanımlama sendikalar için de geçerlidir" diye anlatıyor.

Sosyal bir Avrupa

Fransa'ya akın eden 60 ülkeden 50 bin küreselleşme eleştirmeni, vatandaşların sosyal, politik, kültürel ve ökolojik haklarının betimleyeceği bir Avrupa vizyonunu öne çıkarıyorlar. Ayrıca Dünya Ticaret Örgütü‘nün ticaretin liberalleştirilmesini amaçlayan ticaret antlaşmasının da sosyal bir çehreye kavuşturulmasını istiyorlar. Attac örgütünden Sven Giegold eleştirilerinin ana esaslarını şöyle açıklıyor:

"Genetik değişikliğe uğramış gıdalar meselesi. Bu noktada yoğun bir baskı var. Avrupalılar‘ın yüzde 70'i genli gıda yemek istemiyor, buna rağmen bunun önüne geçilemiyor. Çok taraflı anlaşmalar, sağlıklı standardların yaygınlaştırılmasına yardımcı olmak bir yana, Avrupa'da hiç de ihtiyaç duyulmayan ürünlerin yaygınlaştırılmasına zemin hazırlıyor."

Fransa'daki buluşmaya katılanlar için Amerika‘nın liberalleşme ve özelleştirmeye dayalı küreselleşme modeline verilecek yanıt sosyal bir Avrupa olmalı. Dünya ticaretinin neoliberal bir rotaya oturtulmasını protesto edenlere, sendikaların yanı sıra çevreciler de katılıyor. Alman Çevre ve Doğayı Koruma Örgütünden Damiel Mittler, "Çevre hareketinin, küreselleştirme eleştirmenleri hareketinin ayrılmaz bir parçası olduğunun altını çizmek için Paris‘teyiz" diyor.