1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Para hırsı kriz dinlemiyor

Riski müşteriye yükleyip ikramiyeyle cebini dolduran bankerleri kriz de terbiye edemedi. Tek çare, onları da riske ortak etmek. Deutsche Welle ekonomi servisinden Klaus Ulrich'in haberi.

default

Michael Adams genelde tezlerini sakin ve ölçülü bir dille savunur. Hamburg Üniversitesi'nde iktisat hukuku dersleri veren Profesör Adams, yatırım fonlarında çalışan banker ve simsarların bundan böyle başarıya endeksli ikramiye yerine sadece sabit ücret almalarının doğru olup olmayacağı sorusuna da son derece duru bir yanıt veriyor. 'Bankacılık rekabet odaklı bir branştır, çok sayıda yetenekli genç fazla kazanmak için finans kuruluşlarını tercih eder', diyen Adams sınırsız rekabet ortamında bankaların dolgun ücret ödemesinin bir nedeni olduğunu, belirttikten sonra ekliyor: 'Her finans uzmanının başarısı kuruşu kuruşuna ölçülebilir. İşletme bu bedele değer bulduğu için onu çalıştırır.'

Hamburg Üniversitesi'nden Prof. Michael Adams

Hamburg Üniversitesi'nden Prof. Michael Adams


İktisat profesörü, aklı ve çalışkanlığı sayesinde bankasına çok para kazandıran elemanın başarısıyla orantılı ücret almasını normal karşılıyor. Bu nedenle de teşvik amaçlı ikramiye sistemine karşı değil. Profesör Michael Adams sabit ücretin şevk ve angajmanı körelteceği görüşünde. Tezini şöyle gerekçelendiriyor: 'Bankalara ve bankalardaki üstün yetenekli elemana ihtiyacımız var. Tıpkı uçaklardaki hidrolik sistemi gibi. Hidrolik olmadan uçağı kullanamazsınız. Bütün ekonomik hayat böyle bir yağdanlığa muhtaçtır. Son derece iyi eğitim görmüş, üstün yetenekli ve fazla para kazanan elemanlar olmasa ekonomik hayat durur.'

Lejyoner bankerler

Bu değerlendirme, uluslararası alanda faaliyet gösteren büyük bankaların ticari felsefesine uygun düşüyor. Krizin yaraları daha tam sarılmadan Frankfurt’un bankalar caddesinde çalışan genç yatırım bankerleri 90 bin euroluk yıllık maaşlarına ilaveten bir o kadar da başarı primi alıyorlar.

Londra ve New York'un finans merkezlerindeki boyutlar ise çok farklı. Başarılı banker yılda milyonlarca dolar kazanabiliyor.

Profesör Michael Adams ikramiye avcılarının açgözlülüğünü eleştiriyor ve ekipler halinde lejyoner gibi bankadan bankaya transfer olan banker grupları olduğunu, çoğu bankanın bu çalışma anlayışı sayesinde kârını arttırdığını, belirtiyor.

Konstanz Üniversitesi iktisat ahlâkı doçenti Josef Wieland daha da açık konuşuyor. Wielıand şöyle diyor: 'Bu insanlar çalıştıkları kuruluşlara sadakat beslemezler. Tek dertleri para kazanmaktır. Hem de öyle böyle değil, çok fazla para kazanmak.'

Konstanz Üniversitesi öğretim görevlisi Josef Wieland

Konstanz Üniversitesi öğretim görevlisi Josef Wieland


Gelir katlama hobisi

Josef Wieland bu bağlamda para çoğaltma hobisinden söz ediyor ve bu hobinin aşırıya kaçması durumunda son büyük krizde olduğu gibi para hırsının bütün toplumu mağdur edebileceğini söylüyor.

Kriz nedeniyle yapılan düzenlemeler bankerlere nakit ödemek yerine onlara hisse senedi ikramiyesi verilmesini ve sürekli olarak bankasına para kazandıranların yüksek ikramiye alabilmesini öngörüyor. Josef Wieland bu önlemler yetmediği takdirde daha katı kurallar konması gerektiğini söylüyor. Profesör Wieland, bankalar aşırılığı önleyici çalışma standartlarını uygulamazsa düzenlemeci olarak devletin devreye girmesinin yeniden gündeme gelebileceğini ve devletin düzenleyici elinin 20 yıldır bozulan standartları tamir etmesinin kolay olmayacağını, ifade ediyor.

Banker de riske ortak olmalı

Yatırım fonları yüksek ikramiye ödememek için yıllık ücretleri arttırıyor ve ikramiyeyi bankere taksitle ödüyor. İktisat hukukçusu Adams bu uygulamanın bankerlerin risk bilincini arttırmak için yeterli olduğu kanısında. Ödüllendirme sisteminin değişmesinde krizin yol gösterici olduğunu belirten iktisat profesörü sözlerini şöyle tamamlıyor: 'İkramiyenin uzun vadeli taksitlerle ödenmesi bankere de, ‘bir daha zehirli senet satar ama ilerde işi yatırırsan, zararı ikramiyenden düşerim’, mesajını veriyor. Böylece dolandırıcılık cazip olmaktan çıkıyor. Bu bakımdan, son krizden çok önemli dersler alındığını söyleyebiliriz.'

© Deutsche Welle Türkçe

Klaus Ulrich / Ahmet Günaltay

Editör: Ayhan Şimşek

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız