1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Pakistan’da istikrar için kesenin ağzı açılıyor

İslami aşırılıklarla mücadele büyük önem taşıyan Pakistan’da yoksulluğun önüne geçebilmek ve istikrarı sağlayabilmek için kesenin ağzı açılıyor. Tokyo’daki zirvede, 3 milyar doların üzerinde yardım sözü verildi.

default

Siyasi istikrarsızlık ve şiddet, Pakistan’ın ekonomik gelişimini yavaşlattı. İhracat ve ithalat rakamları arasında giderek artan fark Pakistan’ı geçen yıl ödemelerini yapamaz duruma getirdi. Ülkenin iflasın eşiğinde olduğu endişesi yaklaşık altı ay ciddiyetini korudu. Uluslararası Para Fonu da bu nedenle geçen Kasım ayında Pakistan’a iki yıllığına 7,6 milyar dolar kredi sağladı.

Ancak ülkenin daha fazlasına ihtiyacı var. Geçtiğimiz günlerde “Asya Topluluğu” adlı Amerikan düşünce kuruluşunun yayınladığı bir raporda, Pakistan’da sosyal istikrarın ön koşulu olarak ekonomik kalkınma gösterildi. Raporda, Pakistan’ın yeterli ekonomik büyüme sağlayabilmesi için gelecek 5 yılda ortalama 50 milyar dolara ihtiyacı olduğu belirtiliyor.

Pakistanlı siyaset uzman Hasan Askari Rivzi, küresel krizin de etkisiyle İslamabad yönetimine konferansta bu büyüklükte sözler verilmesinin mümkün olmadığını kaydederek, “Eğer gelecek iki, üç yıl içerisinde 6 ila 7 milyarlık bir taahhüt alınabilirse, bunun en azından ekonomiyi yeniden canlandırmak için yeterli olacağını düşünüyorum” dedi.

İlk saatlerde 3,3 milyar sözü

Konferansta ABD'yi Pakistan özel temsilcisi Richard Holbrooke temsil etti.

Konferansta ABD'yi Pakistan özel temsilcisi Richard Holbrooke temsil etti.

Tokyo’daki konferansın ilk saatlerinde ülkelerin verdiği yardım sözü 3,3 milyar doları aştı. Ev sahibi Japonya 1 milyar dolarlık destek sözü verirken, ABD’de 1 milyar dolarlık yardım taahhüdünde bulundu. Suudi Arabistan 700 milyon dolar, AB de 640 milyon dolarlık destek açıkladı.

Batılı ülkeler, bu yardımların sorunsuz devam ettirilebilmesi için, Pakistan'da şiddet olaylarının engellenmesi ve siyasi reformlar konusunda somut çabalar görmek istiyor. İslamabad yönetimi, son olarak ülkenin kuzeybatısındaki Svat Vadisi’nde şeriatın uygulanması ve kontrolün Taliban’a geçmesine izin vermişti. İslamabad bu adımıyla radikal dincilere göz yummak, hatta yönetimi onlara devretmekle eleştiriliyor.

Pakistanlı uzman Hasan Askari Rivzi de Batı devletlerinin yardımları Pakistan'daki gidişata göre yapacakları görüşünde. Rivzi, “Batı'nın, gelişmelerin hangi yönde olacağını görmek için birkaç ay bekleyeceğini düşünüyorum. Eğer gidişat belirsizlik ve militanlaşma yönünde devam ederse, şüphesiz bu Batı’nın kaygılarını artıracaktır. Yardım konusuna gelince; Batı, bunu tek seferde vermeyecek. Pakistan’a yardım zamana yayılacak. Bu yardım için koşullar olmasa da Pakistan’da neler yaşanmakta olduğu yakından izlenecek. Eğer Batı, gelişmelerin kontrolden çıktığı sonucuna varırsa, işte o zaman yardımlara son verebilir” değerlendirmesinde bulunuyor.

"İran farklı amaçlar peşinde"

İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki (sağda)

İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki (sağda)

Pakistan'a yardım konferansında İranlı yetkililer de hazır bulundu. Bu sayede Tahran ve Washington arasında dolaylı bir diyalog sağlanırken, İran'ın uluslararası topluma dâhil olması yönünde bir adım daha atılmış oldu.

Pakistanlı uzman Rivzi ise, Tahran'ın Tokyo'daki toplantıya katılmasının arkasında başka sebepler olabileceği görüşünde. İran daha önce Pakistan'a karşılığını uzun vadede geri ödeyebileceği petrol yardımında bulunmuştu. Rivzi, “İran’ın temel çıkarı, İran’dan Pakistan’a ve oradan da Hindistan’da uzanacak doğalgaz boru hattının onaylanması. O nedenle söz konusu olan, en azından Pakistan’ın bu boru hattına desteğini alabilmek için bir jest olabilir” görüşünü kaydetti.

MK/AŞ/HK, Reuters, DW