1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Pakistan halkı yardımı çoktan hak etti

Pakistan’da yaşanan şiddetli depremin üzerinden bir ay geçti. Keşmir ve sınır bölgelerdeyse ölü sayısı giderek artıyor. Pakistan, Dünya bankası ve Asya Kalkınma Bankasının açıkladığı ölü sayısının 86.000’i bulduğunu doğruladı. Deprem bölgesine çok önceden yetişmesi gereken yardımlarsa hala çok yavaş ilerliyor. DW Güney Asya servisinden Thomas Bärthlein’ın yorumu…

Pakistan’da 8 Ekim’de yaşanan depremden etkilenen bölgelerin durumu içler acısı. Hala enkaz yığınları altından cesetler çıkarılmaya çalışılıyor ve hala toprak kaymalarından yolları kapanan bölgelerin dış dünyayla olan bağlantıları sağlanamamış durumda. Aynı şiddetteki bir depremin dünyanın başka bir bölgesinde yol açabileceği sıkıntılar, etkisini ülkenin coğrafik yapısı nedeniyle daha da şiddetli hissettiriyor.

En büyük tehlike ise kış. Soğuk hava şartları yaklaşık 350.000 evsizin yaşamını tehdit ediyor. Birleşmiş Milletler, bu insanların barınma sorunlarının giderilmesi için Kasım ayı bitmeden 35 milyon euroluk bir kaynağa ihtiyaç duyduğu, ayrıca yardımların kış boyunca sürdürülüp, karların erimeye başladığı Nisan ayına kadar devam ettirilmesi konusunda uyarıda bulunuyor.

Uluslararası yardımların ağır aksak ilerlemesiyse ayrı bir skandal konusu. BM hemen hergün yardım vaadinde bulunan ülke ve yardım kuruluşlarına çağrıda bulunuyor. Uluslararası bağış toplantılarında yardım vaadinde bulunan ülkelerin sözlerini çok zor ve hatta yarım yamalak yerine getirmeleri bilinen bir şey, ancak Pakistan örneğinde geç kalınmış her yardım daha çok insanın hayatını tehlikeye atmak anlamına geliyor. Pakistan’a yardımın yavaşlığı geçen yıl sonunda Hint okyanusunda meydana gelen tsunami felaketi ile karşılaştırıldığında daha da vahim görünüyor. Tsunami’den etkilenen ülkelere yardım birkaç gün içinde iletilmişti. Hem de kış mevsiminin kapıda beklemediği bir durumda.

Pakistan depreminde şartların aynı olmamasının bir sebebi belki medyanın deprem felaketine tsunamiye oranla daha az yer vermesi. Çünkü son araştırmalar ortaya koyuyor ki, medyada tsunami felaketi, Pakistan depreminden 10 kat daha fazla yer buldu. Medyanın tsunami felaketine geniş yer vermesinin nedeni. Bu tür felaketlerin nadirliği, bu bölgelerin turistik olması ve birçok yabancı turistin de yaşamını yitirmesi ile açıklanabilir. O zaman Tayland ve Sri Lanka’da bulunan bir çok Alman turistin yaşadıklarına ülkeye geri dönmelerinden sonra geniş yer verildi. Pakistan’ın sarp dağlarındaysa hiçbir Alman turist bulunmuyor.

Medyada farklı şekillerde yer verilen iki felakete ulaşan yardımların bilançosu da aynı oranda farklılıklar gösteriyor. Alman Kızıl Haç’ı Tsunami felaketinde kendilerine ulaşan bağışların Pakistan depremine ulaştırılanlara oranla 20 kat daha fazla olduğunu açıkladı. Pakistan’da bir çok insan yardımın azlığını, politik nedenlerden dolayı, uluslararası toplumdan izole edilmesine bağlıyor. 11 Eylül 2001’den sonra birçok işadamı Pakistan’a yatırımlardan kaçınmaya başlamış ve Pakistan ancak yavaş yavaş batıyla olan ekonomik ve kültürel bağlarını yeniden sağlamlaştırmaya başlamıştı. Şimdi Avrupa ülkelerinden, NATO’dan ya da komşu Hindistan’dan gelen uluslararası yardımlar Pakistan halkına yalnız olmadıklarını gösteriyor. Bu mesajı daha da güçlendirmek için hala fırsat var. Bir aydır en kötü şartlar altında yaşam mücadelesi veren insanlar, yardımın hızlandırılmasını çoktan hak ettiler.

  • Tarih 08.11.2005
  • Hazırlayan Thomas Baerthlein
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZsl
  • Tarih 08.11.2005
  • Hazırlayan Thomas Baerthlein
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZsl

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN