1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

'Pakistan en büyük sorun'

Afganistan'daki yabancı birliklerin ayrılmasının ardından ülkedeki güvenlik durumunun daha da kötüleşebileceği konusunda endişeler var. Afganistan uzmanı Bruce Riedel, asıl sorunun Pakistan olduğu görüşünde.

ABD'de 21 Mayıs’ta düzenlenen NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesinde Afganistan için yeni bir takvim belirlendi. Uluslararası Güvenliğe Destek Gücü ISAF'a bağlı muharip birliklerin 2014'ün sonuna kadar çekilmesi, 2015'in başından itibaren de Afganistan'a eğitim amaçlı birliklerin gönderilmesi planlanıyor. Amerikan Merkezî Haberalma Teşkilatı CIA'in eski yetkilisi olan Bruce Riedel, aynı zamanda ABD’nin Afganistan stratejisinin mimarlarından da sayılıyor.

Bruce Riedel, “Afganistan NATO’nun Vietnam’ı mı? şeklindeki soruya şu şekilde yanıt veriyor: “Hayır. NATO, ittifakın ana stratejik hedeflerini karşılayabilecek bir Afganistan bırakıyor ki bu da El Kaide'nin Afganistan'ı Kuzey Amerika ve Avrupa'da daha fazla terörist saldırı düzenlemek için bir üs olarak kullanmasını ve Taliban’ın ülkede kontrolü tekrar ele geçirmesini önlemeyi içeriyor. NATO’nun Chicago’daki zirvede kabul ettiği formül, birliklerimizin sorumlu bir şekilde çekilmesi, Afganistan ve El Kaide ile Taliban’ın tekrar gücü ele geçirmesini önleyecek bir Afgan ordusu için uzun vadeli stratejik bir yükümlülük anlamına geliyor."

Afgan ordusunun durumu

Amerikan Merkezî Haberalma Teşkilatı CIA'in eski yetkilisi olan Bruce Riedel, aynı zamanda ABD’nin Afganistan stratejisinin mimarlarından da sayılıyor.

Amerikan Merkezî Haberalma Teşkilatı CIA'in eski yetkilisi olan Bruce Riedel, aynı zamanda ABD’nin Afganistan stratejisinin mimarlarından da sayılıyor.

Ancak pek çok siyasî gözlemcinin bu konuda şüpheleri var. Afgan ordusu, büyük kayıplar verdi ve uluslararası destek olmadan faaliyet gösterebilecek çok az birliğe sahip olduğu belirtiliyor. Riedel, farklı bir görüşte: “Ben durumun sizin betimlediğiniz kasvetli görünümden daha farklı olduğuna inanıyorum. Afgan güvenlik güçleri, son üç yılda 350 bin asker sayısına ulaştı. NATO'nun bölgedeki komutanı John Allen, ordunun kaydettiği ilerlemenin nitelik ve nicelik açısından beklediğinden daha iyi olduğunu düşünüyor. Kimse 2014’ten sonra ne olacağını çok iyi bilmiyor tabii ki. Bu gelecek ve bilinemez bir şey. Ancak Afgan ordusunun ana kentlerde ve kırsal bölgelerde, Taliban kontrolünden uzak tutmak için yeterince güvenlik sağlayamayacağına inanmak için bir neden yok.”

Ancak gerçekler farklı görünüyor. Sivil kayıpların sayısı yıllardır giderek artıyor. ABD ordusu da aynı şekilde artan oranda kayıp yaşadı. Uluslararası Kriz Grubu’nun bir çalışmasına göre, Taliban giderek daha büyük bölgeleri kontrolü altına almayı başardı. Bruce Riedel, “NATO‘nun ortaya koyduğu veriler bundan daha farklı. Sivil ölümler bir sorun ancak Kandahar, Helmand ve diğer vilayetler yani Afganistan’ın daha fazla bölgesi, bugün NATO tarafından üç yıl öncekinden daha güvenli kabul ediliyor" diyor.

Pakistan'daki saldırılar

Peki, Afganistan, Pakistan’a yönelik saldırılarda bir üs haline geldi mi? Riedel, “Pakistan, Taliban liderlerini barındırmaya devam ediyor. 4 bin Taliban üyesi mahkumun sorgulanmasını baz alan bir NATO raporuna göre, Pakistan askerî istihbarat servisi ISI, bütün Taliban liderlerinin yerini biliyor ve Molla Ömer de dâhil onlarla düzenli olarak görüşüyor. Ancak aynı zamanda Afganistan’ın Pakistan içindeki karşı terörist misyonlar için bir üs haline geldiği konusunda da haklısınız çünkü Pakistan hükümetinin teröristlere karşı tek başına harekete geçmeyeceği çok açık. Amerikan hükümetinin dünyanın en çok aranan teröristler listesindeki ilk beş kişiden üçü Pakistan’da bulunuyor" ifadelerini kullanıyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Dennis Stute / Çeviri: Başak Sezen

Editör: Başak Özay

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN