1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Otokrasi tepki veriyor

Teröristler ahlak tanımaz, etiğe uygun davranmaz, dinlerinin temel ilkelerini dikkate almaz. Peygamber Muhammed bir zamanlar Mekke’de vaaz verirken, ”bir insan öldürürsen, tüm insanlığı öldürmüş gibi olursun” demiş.

İşte Mekke’de kendi inançlarından insanları öldürmek için pusuya yatan bu hasta radikaller, bu peygambere ve onun dinine inandıklarını öne sürüyor. Riyad’da aynı inancı paylaştıkları Mısırlı, Lübnanlı ve diğer ülkelerden kardeşlerini öldüren bu caniler, bu peygambere inandıklarını savunuyor.

Bugünlerde belli ki dini temellerin saptırılmasının sınırı yok. Riyad’da yönetimi elinde bulunduranlar ve Suudi Arabistan’daki dini kadrolar, kendilerini acıya boğan teröristlerin İslam'ı pervasızca istismar ettiğine işaret etmekten yorulmuyor. Bu doğru. Fakat Suudi yöneticiler başka birşeyi, ”neden?” sorusunun yanıtını aramayı ihmal ediyor.

19 saldırgandan 15’i Suudi kökenli olmasına rağmen 11 Eylül saldırısı Suudi Arabistan’da toplumsal bir depreme yol açmadı. Krallık sarayının bu gerçeği kabullenmesi altı ayı aşkın bir zaman aldı. Ancak bu yılın 12 Mayıs’ında Riyad’da 35 kişinin ölümüne neden olan terör saldırısı, gerçekten aşırı militanlara karşı harekete geçmelerini sağlayacak şoku yaratabildi.

İktidarı elinde tutan Suud ailesi, bu iktidarın elden gidebileceğini gördü. Yüz yılı aşkın süreden beri yönetimdeki bu klanı ciddi şekilde zorlayan ve insalığı umursamayan fanatiklere karşı mücadele etmeye başlamalarının ana nedeni de bu.

Otokrasi tepki veriyor. Askerlerini, polislerini yolluyorlar, dini açıdan daha yumuşak bir tonlamayı kabul ettirmek için vaiz ve imamları davet ediyorlar, hatta yerel seçim ve kısıtlı bir kararlara katılma hakkı vaad ediyorlar. Bu iyi. Bunlar önemli adımlar.

Fakat kimse çok büyük beklentilere kapılmasın. Suudi Arabistan’ın aniden değişmesi olanaklı değil. Bu geleneklerine bağlı halk bir kuşak içinde modernizme sıçradı. Kendi emeğine ve yaratıcılığına dayanmadan, petrolden gelen zenginlik bu çöl devletini, bir rant ve refah toplumuna dönüştürdü.

Petrolün nimeti ve bununla ilişkili bağımlılık şimdi birçok bakımdan bir bela. Nüfus 50 yıl içinde altı katına çıktı. Petrolden gelen büyük gelirler bugüne kadar Suudi Arabistan’ı geleceğe hazırlamak için kullanılmadı. Yoksulluk ve işsizlik endişe verecek şekilde tırmanıyor. Bunlar, İslam dininin katı Vahabi bir yorumuyla biraraya gelince, ortaya tam anlamıyla patlayıcı bir toplumsal karışım çıkıyor.

Geçtiğimiz altı ay içinde Suudi güvenlik kuvvetleri 600’den fazla şüpheli kişiyi gözlatına aldı. Bir düzineden fazla terör zanlısı vuruldu. Şimdi Suudi Arabistan’da, kendi evindeki teröre karşı savaş ve silahlı tahammülsüzlük patlak verdi, sonucunun ne olacağı ise bilinmez.

  • Tarih 10.11.2003
  • Hazırlayan Reinhard Baumgartner
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aa80
  • Tarih 10.11.2003
  • Hazırlayan Reinhard Baumgartner
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aa80

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN