1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Ortadoğu'da sil baştan

İsrail’de yeni hükümetin dışişleri bakanlığına getirilen, aşırı sağcı Avidor Liebermann, Annapolis Konferansı ile başlatılan sürece karşı olduğunu açıkladı. Liebermann’ın çıkışı İsrail’de de büyük tepki topladı.

Netanyahu (solda) başkanlığındaki hükümetin dışişleri bakanı Liebermann, göreve gelir gelmez yaptığı açıklamalarla tepki çekti

Netanyahu (solda) başkanlığındaki hükümetin dışişleri bakanı Liebermann, göreve gelir gelmez yaptığı açıklamalarla tepki çekti

Amerika Birleşik Devletleri ile eskisine kıyasla daha mesafeli bir ilişki kurulacağı izlenimi veren Avidor Liebermann, göreve gelir gelmez bağımsız bir Filistin Devleti kurulması hedefi ile başlatılan Annapolis Süreci’ne de karşı olduğunu açıkladı. Liebermann'ın bu açıklamaları tüm dünyada yankı buldu.

Liebermann'dan çıkış

İsrail’in yeni Dışişleri Bakanı Avidor Liebermann’ın İsrail-Filistin ilişkilerine yönelik tutumunu anlayabilmek için beklemeye gerek kalmadı.

Liebermann, görevine başladığı ilk gün "Yol Haritası'na her bakımdan bağlı olan İsrail’in, Annapolis süreci için bir taahhüdü yoktur" dedi.

Liebermann şöyle konuştu: “Bizim için bağlayıcı olan bir belge var ve o Annapolis Konferansı değil. Bu konferansta kabul edilenlerin hiçbir geçerliliği yok. Ben o zaman mecliste Yol Haritası’na karşı oy kullandım, ancak bu belge, İsrail meclisi Knesset ve 1505 sayılı kararı bu hükümet için de bağlayıcı olarak gören Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen tek belgedir. Bu nedenle biz de bu belgeye yani Yol Haritası’na bağlı kalacağız."

Annapolis süreci tehlikede

2002 yılında “barışa giden yol haritası” olarak ABD, Rusya, AB ve Birleşmiş Milletler’in oluşturduğu Ortadoğu Dörtlüsü tarafından kabul edilen plan, her iki tarafa da bağlayıcı yükümlülükler getirerek, Ortadoğu’daki çatışmaya iki ayrı devlet ilkesiyle çözüm bulmayı amaçlıyor. İsrail-Filistin barışı için benimsenen Yol Haritası iki tarafın karşılıklı diyaloğunu temel alıyor. Ancak Yol Haritasına rağmen Filistin ve İsrail arasındaki barış görüşmeleri zamanla tıkandı.

Yol Haritası’nın kabul edilmesinden beş yıl sonra, 2007 yılının Kasım ayında dönemin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Bush, barış sürecini canlandırmak hedefiyle İsrail’i, Filistin’i ve bazı bölge ülkelerini Maryland eyaletindeki Annapolis kentinde düzenlenen Ortadoğu Barış Konferansı’na davet etti.

Bu konferansın ardından İsrail ve Filistin barış görüşmelerine yeniden başladı. Aynı zamanda, müstakbel Filistin Devleti’nin olası sınırları, Kudüs’ün konumu, Filistinli mültecilerin ülkelerine geri dönebilmesi gibi Ortadoğu sorununun özünü oluşturan konular da masaya yatırıldı.

Ancak müzakerelerden somut sonuçlar elde edilemedi. İsrail'in geçen yıl Gazze Şeridi'ne yönelik askeri operasyonlar düzenlemesi, taraflar arasındaki ilişkileri daha gergin bir noktaya getirdi.

Gazze'de yaşanan çatışmaların ardından kurulan yeni İsrail hükümeti, İsrail'in Filistin politikasında belirleyici bir rol üstelenecek.

Peres'ten çağrı

İsrail Devlet Başkanı Şimon Peres, yeni hükümete barış sürecine bağlı kalması çağrısında bulundu. Yeni Başbakan Netanyahu’dan Filistin Özerk Yönetimi ile barış görüşmelerini sürdürmesini isteyen Peres, bağımsız bir Filistin Devleti kurulabilmesi için çabalamanın makul olacağını söyledi.

Başbakan Netanyahu liderliğindeki yeni hükümetin sorumluluğuna dikkat çeken Peres, şunları söyledi:


“Hükümet teknik olarak güvenliği artırmaya yönelik çalışmalarının yanı sıra barış sürecinin devam ettirilmesi için de elinden geleni yapmalı. Görevi devreden hükümet Amerika Birleşik Devletleri önderliğinde sunulan ve dünyanın pek çok ülkesi tarafından da kabul edilen iki devletli çözüm önerisini benimsemişti. Gelecekte yaşanacakları belirleyecek olan ise yeni hükümetin tutumudur."

Barış süreci için umut bağlanan yeni İsrail kabinesiyse halkın desteğini tam olarak alabilmiş değil. Son yapılan kamuoyu yoklamalarına göre halkın sadece üçte birinden daha azı Likud-Evimiz İsrail Partisi koalisyonundan memnun.

Sebastian Engelbrecht / Başak Özay

Sorumlu Editör: Ahmet Günaltay

Önerdiğimiz linkler

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN