1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Ortadoğu'da barış çabaları

Ortadoğu’da 1948‘den beri süregelen İsrail-Filistin anlaşmazlığı, şimdiye kadar iki taraftan da binlerce kişinin ölümüne sebep oldu. Radikal Filistinli örgütlerin saldırıları ve İsrail ordusunun operasyonları devam ederken, mütevazı da olsa, bazı barış girişimleri gözden kaçıyor. Zahrot adlı derneğin çalışmaları buna bir örnek.Alman Radyolar Birliği muhabirlerinden Sebastian Engelbrecht, dernek yetkilileri ve köylerinden sürülmüş bazı Filistinliler ile görüştü.

Yerini yurdunu terkeden Filistinliler'in çoğu mülteci kamplarında yaşıyor.

Yerini yurdunu terkeden Filistinliler'in çoğu mülteci kamplarında yaşıyor.

Rutubetli bir sonbahar akşamında ziyaret ettiğimiz Attia Mustafa Obeid 82 yaşında bir aşiret reisi. Obeid’in Gazze Şeridi’ndeki evinin verandasında kardeşleri, oğulları, torunları ve yeğenleri bir araya toplanmış. Varlıklı bir aileden gelen Obeid yaşadıkları Majdal kentini bırakıp, 28 Ekim 1948‘de güneye Gazze Şeridi’ne kaçmak zorunda kalmış. "İsrail o dönemde sahip olduğu üç uçakla bizim oturduğumuz Majdal’ı bombalamaya başladı” diyen Filistinli, bir süre gündüz vakti kenti terk edip geceleri evlerine geri döndüklerini anlatıyor. Mısır ordusunun bölgeden çekilmesi ile Majdal’ı tamamen terk etmek zorunda kalan aile, kıyı boyunca yürüyerek Gazze Şeridi’ne ulaşmış. Aile 56 yıldır bir mülteci kampında yaşıyor. Geldikleri kent olan Majdal‘ın ismi ise Aşkelon olarak değiştirilmiş.

Ancak İsrail‘de 1948‘de Filistinliler'in yerlerinden yuırtlarından sürülmesinin ne anlama geldiği konuşulmuyor, tartışılmıyor. İsrail devletinin kurulduğu 15 Mayıs 1948 Filistinliler tarafından “felaket günü” olarak nitelendirilirken İsrarillerce “bağımsızlığın başlangıcı” kabul ediliyor.

Vicdan azabı duyan İsrailliler

Bunun yanında az da olsa Filistinliler'in çektikleri acıdan ötürü vicdan azabı duyan İsrailller de var. Zohrot derneğinin kurucusu ve yöneticisi Eitan Bronstein bunlardan biri. Bronstein “Bizim tarihimiz Filistinliler'in 1948‘de yaşadığı trajediyi de kapsıyor” diyor. Dernek temsilcisi, ülkesinde, 1948‘de olanların, sadece İsrail’in bakıs açısıyla anlatıldığını, bölgede bir zamanlar Filistinlilerin de yaşadığına dair herhangi bir anıt, tabela ya da harita bulunmadığını anlatıyor.

Üç yıldır faaliyet gösteren dernek şimdiye kadar 15 İsrail şehri ve köyüne, geçmişi hatırlatmak amacıyla çeşitli tabelalar asmış. Bu tabelalarda, söz konusu yerleşim yerinin Arapça eski ismi ve İbranice yeni ismi yazıyor. Ya da “Burada 1948‘e kadar bir ilkokul vardı, bu barın bulunduğu yer bir camiydi” gibi cümleler yer alıyor.

Hedef, insanları kafa yormaya sevketmek

Amaçlarının insanları düşünmeye sevketmek olduğunu vurgulayan Bronstein, İsrailliler'in bu sayede verecekleri hesapla geçmişin sorumluluğunu da üstlenmiş olacaklarını belirtiyor. Evlerinden sürülen Filistinliler'in koşulsuz olarak geri dönmeleri için uğraşan Bronstein, gerçek barışın , İsrailli ve Filistinliler'in eşit haklara sahip olarak bir devlet çatısı altında yaşamaları ile mümkün olabileceğini söylüyor. Dünya genelindeki beş milyon Filistinli'nin aşama aşama geri dönmesini hedefleyen dernek, önceliğin, sürgünü bizzat yaşayan yaşlılara verilmesinin istiyor.

Hala geri dönme umudunu taşıdıklarını belirten Filistinli aşiret reisi Attia Mustafa Obeid ise Zohrot adlı derneğin başarılı olabileceğine pek inanmadığını dile getiriyor.

  • Tarih 11.10.2004
  • Hazırlayan Sebastian Engelbrecht
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Ab6e
  • Tarih 11.10.2004
  • Hazırlayan Sebastian Engelbrecht
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Ab6e