1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Orman ne güzel

Birleşmiş Milletler 2011'i "Uluslararası Orman Yılı" ilan etti. Doğa ve eğitimin uyumunun uzun zamandır bilindiği Almanya'da ise çocuklar doğayı tanımaya orman kreşleriyle başlıyor.

default

“İnsanlar İçin Ormanlar” sloganıyla yola çıkan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, sürdürülebilir kalkınma ve milenyum hedeflerine ulaşmada ormanların sürdürülebilir yönetimi ve korunmasının önemine vurgu yapmak ve ormanlara ilişkin farkındalığı artırmak adına 2011 Yılını “Uluslararası Orman Yılı” ilan etti. Almanya’nın sloganı “Orman kültür mirasımızı keşfedin”.

Sprockhövel'deki Purzelbäume adlı orman kreşi

Sprockhövel'deki "Purzelbäume" adlı orman kreşi

Doğa ve eğitimin iyi uyumu Almanya'da uzun zamandır biliniyor ve uygulanıyor. 1993'de Flensburg kentinde hayata geçirilen ilk orman kreşinden bugüne doğal yaşam ortamında eğitime olan ilgi arttı. Bugün sayısı bin 400’ü bulan orman kreşlerinin çoğu, velilerin girişimi sayesinde ortaya çıktı. Sabine Damaschke Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde yer alan Sprockhövel kentindeki bir orman kreşini sizler için ziyaret etti:

Küçük yaşta orman sevgisi aşılanıyor

“Purzelbäume“ adlı orman kreşinin eğitmenlerinden Gabriele Romich elinde tuttuğu logoyu gösterip; Çocuklar, bu gördüğünüz “Uluslararası Orman Yılı“nın logosu. Ormanlara ihtiyacımız var mı?

Küçükler yanıt vermekte gecikmiyor; Eveet.. tırmanmak ve oynamak için.

Sözü yeniden alan bayan Romich; Peki büyükler neler yapar ormanda? Dinlenir, oturur, gezinti yapar, değil mi?

Waldkindergarten Purzelbäume

Orman kreşindeki 20 çocuk, insanların ormanlara ihtiyacı olduğunu çok iyi biliyor. Bu yüzden eğitmenleri Gabriele Romich’in bu sabah onlara gösterdiği, üzerinde bir çocuğun olduğu hayvanlar, meyveler ve yapraklarla çevrili ağaçtan oluşan logoya şaşırmıyorlar. Çocuklarda ormanda tırmanmaya ve oynamaya bayılıyor. Bu yüzden öğretmenleri Gabriele Romich’in bugünkü orman yürüyüşünü başlatmasını sabırsızılıkla bekliyorlar. Öğretmenlerinin seslenmesiyle ele ele tutuşarak uzun bir sıra oluşturan çocuklar tarla ve arazileri geride bırakarak en sevdikleri yer olan ormana doğru yola koyuluyorlar. Kesilmiş ağaç gövdelerine çıkan çocuklar hoplayıp, zıplayıp, dengede durmaya çalışıyor ve ağaç dalları topluyorlar. Ancak diğer orman kreşleri gibi onların da uyması gereken kurallar var. Küçük Jule bu kuralları şöyle anlatıyor;

“Guruptan ayrılamayız, ağaç dallarını kıramaz ve çiçekleri koparamayız. Çünkü onlar daha canlı. Mısır toplamak da yasak.“

Ne çevredeki tarlalardan ne de ormandan mevye toplayıp yemek yasak. Söze giren Jule ve Leni, yoksa hasta olabileceklerini söylüyorlar; Leni; "Mesela bi köpek üzerine çişini yapmış olabilir" derken Leni; "Sonra hasta oluruz. Bi de tilkiler..onlardan da bazen bağırsak kurdu bulaşır"diye arkadaşına destek veriyor.

Her canlının yaşam hakkı var

Waldkindergarten Purzelbäume

Bağırsak kurdu, kuduz, keneler ve zehirli mantarlar. Çocuklar kendileri için neyin zararlı olduğunun bilincinde. Tereddüte düştüklerinde öğretmenlerine soruyorular. Baharla birlikte doğanın canlanması, küçük sürüngen ya da böceklerin ortaya çıkması onları korkutmuyor. Doğada her canlının yaşam hakkı olduğunu biliyorlar.

Böcek türleri çocukların çok ilgisini çekiyor. Büyüteçleriyle onları inceliyor, dürbünleriyle kemirgen ve diğer hayvanları gözlemliyor, kuş cıvıltılarını yorumlayıp, ağaç ve çiçekleri tanıyorlar. Sırt çantalarında oyuncak değil, doğa sözlüğü, yiyecek-içecek, çakı ve büyüteç taşıyorlar. Eğitmen Gabriele Romich anlatıyor; “Tabiki normal bir ana okulundaymış gibi çocuklar yanlarında oyuncak taşımıyor. Burada kendileriyle ve doğayla başbaşalar. Bu bir avantaj çünkü birbirleriyle daha çok iletişim kuruyorlar. Baktığınızda buldukları her küçük çalıyı çırpıyı oyuncak yerine koyup, “buna bir araba diyelim, bununla bir ev yapalım mı? gibi hayal güçlerini geliştiren aktivitelerde bulunuyorlar. Böylece evde oyuncaklarıyla yapabildiklerinden daha fazlasını yapıyorlar.“

Daha sıhhatli, düzenli ve dikkatliler

BdT Waldkindergarten

Eğitmen Romich’e göre çocukların burada kazandığı yaratıcılık ileride onlara okul döneminde de katkı sağlıyor. Araştırma sonuçları, günlük olarak temiz havada egzersiz yapan çocukların yapmayanlara göre daha sıhhatli, düzenli ve daha dikkatli olduğunu ortaya koyuyor.

Çocuklar hergün dört saat boyunca hiç sıkılmadan ormanda vakit geçiriyor. Dönüş zamanı geldiğinde öğretmenlerinin toplanma çağrısı duyuluyor. Çantalar yeniden sırtlara takılıp dönüş yoluna koyuluyorlar. Ormandan ayrıldıklarına üzülseler de dönüş yolunda söyledikleri şarkılarında da olduğu gibi yarın yine gelecek olmaları onları teselli ediyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Sabine Damaschke / Ufuk Çakır

Editör: Ahmet Günaltay

Dış bağlantılar

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız