1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Opel devlet meselesi oldu

Almanya’nın yeni Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, Alman kamuoyunun önde gelen gündem maddelerinden Opel’i Washinton’a taşıdı. General Motors’un Opel ile ilgili aldığı karar Berlin’i zor durumda bıraktı.

default

Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle'nin ABD'ye yaptığı ilk resmi gezi, "tanışma ziyareti" niteliği taşıyordu. Ancak ziyaretin hemen öncesinde yaşanan Opel krizi, bir anda gezinin en önemli gündem maddesi haline geldi.

Amerikan otomotiv devi General Motors, Almanya'da binlerce işçi çalıştıran Opel şirketinin geleceği konusunda hafta başında beklenmedik bir karar almış, Alman hükümetini zora sokmuştu. Opel'in kurtarılması için milyarlarca euroluk taahhüt veren ve iş yerlerini güvenceye alacak bir satış planı üzerinde anlaşan Berlin, General Motors'un son anda satıştan vazgeçmesi nedeniyle zorda.

İflasın eşiğine gelmişti

General Motors küresel kriz ile birlikte iflasın eşiğine gelmiş, ABD'nin şirketin yüzde 60'ını satın alması ile ayakta kalabilmişti. Dolayısıyla konu kaçınılmaz olarak Almanya ve ABD dışişleri bakanlarının görüşmelerinde masaya geldi.

Amerikalı mevkidaşı Clinton ile görüşmesinin ardından kameraların karşısına geçen Westerwelle, Clinton'un kendisine "GM'in kararının kesinlikle Amerikan hükümetinden gelen siyasi bir yönlendirme olmadığının teminatını verdiğini" belirtti ve sözlerini şöyle sürdürdü: "Federal Alman Hükümeti'nin talebi gayet açık… Bir yandan Opel'in Almanya'daki çalışanlarının işlerini korumayı, diğer yandan da General Motors'un aldığı parayı geri ödemesini istiyoruz. Zira bu paralar Alman vergi mükelleflerinin cebinden çıktı."

"Kayıplarınızın farkındayız"

Hillary Clinton ise bu konuda ek bir açıklama yapmazken, Almanya ile yakın ilişkileri ve işbirliğine verdikleri önemi vurguladı ve sözü Afganistan'a getirdi: "Alman askerlerinin Afganistan'da barışı ve istikrarı sağlamak için gösterdikleri çabaya büyük önem ve değer verdiğimizi burada yeniden dile getirmek istiyorum. Amerikalılar Almanların kayıplarının farkında ve onlara saygı duyuyor."

Afganistan'da görevli en büyük üçüncü askeri güce sahip olan Almanya, uzun süredir bu ülkeye yönelik yeni bir strateji geliştirilmesini istiyor ve askeri operasyonlar kadar, sivil yeniden yapılanma çabalarına da ağırlık verilmesini talep ediyor.

Silahsızlanma konusuna eğilecek

Westerwelle ile Clinton'un görüşmelerinde, yeni Alman Dışişleri Bakanı'nın seçim kampanyası sırasında söz verdiği, "Amerikan nükleer silahlarının Almanya'dan çekilmesi önerisi" de kısaca ele alındı. Westerwelle bir sonraki buluşmada silahsızlanma konusunda daha detaylı görüşmelerde bulunma isteğinin sinyallerini verdi.

Almanya ve ABD dışişleri bakanlarının gündemindeki bir diğer konu ise İran oldu. Westerwelle ve Clinton, Tahran yönetimine çağrıda bulunarak, nükleer krizin çözümü için Birleşmiş Milletler tarafından getirilen öneriyi "olduğu gibi" kabul etmesini istedi. Clinton, "sabırlarının bir sonu olduğu" açıklamasını yaparken, Almanya'nın krizin çözülmesiyle ilgili çabalarını desteklediklerini belirtti. BM'nin krize çözüm önerisi, İran'ın elindeki uranyumu yurt dışına göndermesini ve burada işlenecek uranyumun, yalnızca sivil amaçlı çalışmalar için İran'a verilmesini öngörüyor.



BE/AŞ, DW/dpa