1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

SPOR

Olimpiyat sponsorlarına tepki

1 milyar doların üzerinde ödeme yapan 11 şirket Londra Olimpiyatları'nın logosunu kullanabiliyor. Sponsorluk sisteminin olimpiyat ruhu ile bağdaşmadığı eleştirisi giderek daha fazla kesim tarafından dile getiriliyor.


Londra’da düzenlenen yaz olimpiyatları, organizasyon için büyük miktarlarda mali kaynak ayrıldığı gerekçesiyle büyük eleştiri toplamıştı. Ancak olimpiyatların pek öne çıkmayan diğer ekonomik boyutu da sponsor şirketler ile sponsor olmayanlar arasında yaşanan çekişme. 2012 olimpiyatlarına Coca-Cola ve Mc Donalds gibi uluslararası şirketlerin de arasında bulunduğu toplam 11 şirket sponsor oldu. Sponsorlar, olimpiyat logosunun kullanım hakları için toplam 1 milyar doların üzerinde ödeme yaptı. Ancak yalnızca bazı şirketlerin bu özel hakka sahip olmasının olimpiyat ruhu ile bağdaşmadığı yönünde eleştiriler de yapılıyor.

"Olimpiyatlar kokuşmuş!"

Hatta Amerikalı aşırı tüketim karşıtı Billy Talen, Londra sokaklarında “Holdingler olimpiyatlardan çekilsin! Olimpiyatlar kokuşmuş!” sloganları attı. Talen’ın çağrılarına İngilizler de katıldı. Julian Cheyne de olimpiyat karşıtı protestolarda yer alanlardan biri:

Billy Talen

Billy Talen


“Bundan yarar sağlayanlar büyük şirketler. Sponsorların hepsi çok uluslu şirketler. Normal insanlar ihmal ediliyor.”

Cheyne, kentteki olimpiyat ruhundan faydalanmak isteyen küçük şirketlerin sert bir biçimde cezalandırıldığını söylüyor. Örneğin sucukları olimpiyat halkaları şeklinde vitrininde sergileyen bir kasap 30 bin pound yani yaklaşık 24 bin 400 euro para cezasına çarptırılmış. Ancak aslında resmi birimlerin buna hakkı var. Zira olimpiyat logosunun marka hakkının ihlal edilmesi bir suç ve sponsor olmayan şirketlerin müsabakaların yapıldığı yerlerde reklam yapması yasak. Bu sert yasakların sorumlusunun sponsor olmayan şirketler olduğu söylenebilir, zira 1996 yılında Atlanta’da yapılan olimpiyatlarda Nike ‘tuzak pazarlama’ adı verilen yönteme başvurarak olimpiyat sponsorlarını beklenmedik bir durumla karşı karşıya bırakmıştı. Salford Üniversitesi hukuk bölümü öğretim görevlilerinden Mark James şöyle konuşuyor:

“Nike Atlanta’nın merkezindeki tüm reklam panolarını kiralamıştı, öyle ki olimpiyatların resmi sponsorları arasında olmamalarına rağmen medyada haklarında sayısız haber çıktı.”



İzinsiz reklama müdahale


Ancak peki ya biri elinde Pepsi şişesiyle reklama yasak alanda tura çıkarsa? Ya da üzerinde Microsoft ambleminin olduğu tişörtle biri olimpiyat parkına girerse? İngiliz Olimpiyat Bakanı Hugh Robertson şöyle konuşuyor:

“Tekil olarak bireyler bu şekilde olimpiyat alanına girebilirler. Ancak bir grup halinde, bir markanın reklamını yapacak şekilde giyinmişlerse içeri girmelerine izin verilmiyor, zira bu tuzak pazarlama olarak değerlendiriliyor.”

Akrobatların istihdam edildiği küçük bir eğlence şirketinin sahibi Helen Day de sıkı kontrollerin gazabına uğramış. Beş akrobatın olimpiyat halkalarının içinde poz verdiği bir fotoğrafı internet sitesinde yayınlayarak olimpiyat partilerinde görev alabileceklerini duyuran Day'e kısa bir süre içerisinde yasak gelmiş.

Öte yandan Londra'da resmi makamların tutumu ilginç yöntemlerle protesto ediliyor. Hatta ünlü şarap şirketlerinden biri olimpiyatlar konusundaki sansür nedeniyle o denli öfkeli ki, resmi sponsorlardan alışveriş etmediğini kanıtlayan müşterilerine büyük indirim yapıyor.

© Deutsche Welle Türkçe

DW/SB/BÖ/NH

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız