1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Nobel Barış Ödülü Tunus'a bir uyarı

9 Ekim 2015

Ulusal Diyalog Dörtlüsü’nün Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmesi, Tunus’ta hayret, sevinç ve gururla karşılandı. Ancak birçok kişi bu ödülün demokratik sürecin devam ettirilmesi yönünde bir uyarı olduğunu düşünüyor.

https://p.dw.com/p/1GlkX
Fotoğraf: picture-alliance/AP Photo/A. Zine

Nobel Barış Ödülü’nün Tunus’a gitmesi hem Ulusal Diyalog Dörtlüsü hem de halk için beklenmedik bir sürpriz oldu. Haberi duyan birçok kişi önce kulaklarına inanamadı, yanlış bir bilgi olduğunu düşündü. Ancak kısa bir süre içinde bu görüşün yerini gurur aldı. Zira Nobel Barış Ödülü’ne Tunus ilk kez layık görüldü.

Tunuslu eski milletvekili Kerime Suid, Twitter’da yazdığı mesajda ödülün „siyasi durgunluğun yaşandığı bu zor dönemde umudun göstergesi“ olduğunu belirtti. Tunus’taki diktatörlük dönemiyle ilgili çalışmalar yürüten sivil toplum örgütünün yöneticisi aktivist Farah Haşid ise „ülkede her şey darmadağın olma tehlikesiyle karşılaştığında, Ulusal Diyalog Dörtlüsü Tunus’a anlaşmazlıkları barışçıl yollarla çözme imkanı verdi“ diye yazdı. 2013 yazında Tunuslu bir milletvekilinin öldürülmesi sonucu, parlamento çalışmalarına son vermiş ve anayasa hazırlanamamıştı. Göstericiler her gün İslamcı Nahda Partisi hükümetinin istifasını talep ediyordu.

2013: Çıkmaz sokaktan çıkış

Genel Sendikalar Birliği (UGTT), İşverenler Derneği (UTICA), İnsan Hakları Ligi (LTDH) ve Avukatlar Birliği’nin oluşturduğu Ulusal Diyalog Dörtlüsü aylar süren görüşmeler sonucunda hükümet ve muhalefet arasında uzlaşmaya varılması için arabuluculuk yaparak, çözüme ulaşılmasını sağlamıştı. Böylelikle seçimle iktidara gelen hükümet istifa etmiş ve yerini ülkeyi 2014 kışında yapılan parlamento ve devlet başkanlığı seçimlerine götürecek, uzmanlardan oluşan bağımsız bir hükümete bırakmıştı.

Barışçıl yollardan yapılan hükümet değişikliği siyasi çalkantılara sahne olan Tunus için önemli bir sansasyondu. Öte yandan, ülkenin refahı için sendika, işveren, avukat ve insan hakları savunucularının aynı masaya oturmaları tarihi bir olaydı.

Tunesien Friedensnobelpreisträger das tunesische Quartett für den nationalen Dialog
Fotoğraf: Reuters/A. Mili

İki yıl sonra yeni bir kriz

Diyalog Dörtlüsü’nün çalışmaları nedeniyle iki yıl sonra ödüle layık görülmesi, Tunus’ta bir çok kişi tarafından siyasilere verilen bir mesaj olarak algılandı. Çünkü Tunus 2015 yılında da zor bir dönemden geçiyor. Geçen yıl yapılan ve başarıyla sonuçlanan bağımsız seçimlerin ardından ülke bu sene iki terör saldırısı ile sarsıldı. Mart ayında Bardo Müzesi’ndeki çatışma ve haziran ayında Susa kentindeki bir otele düzenlenen saldırıda çoğu turist 60’dan fazla kişi yaşamını yitirdi.

Turistlerin ülkeden uzak durması Tunus turizmine darbe vurdu. Bunun yanı sıra ülkede turistlere ilişkin duygusal bir tartışma başladı. Bunun üzerine parlamento, güvenlik kuvvetlerine daha fazla inisiyatif tanıyan terörle mücadele yasasını geçen yaz kabul etti. Ancak bu yasa, insan haklarını ihlal eder ve Tunus’u yeniden otokratik bir sisteme dönüştürür endişesiyle, muhalefet tarafından kaygıyla karşılandı.

Siyasilere uyarı

İşte bu nedenlerle, Nobel Barış Ödülü, Tunus'taki sivil toplum tarafından iktidardaki siyasilere bir mesaj olarak algılandı. Aktivist Farah Haşid, „yöneticilerimiz önümüzdeki mükemmel geleceğin farkında değilmiş gibi davranıyor. Artık güvenlik alanında gereken reformları yapmamız ve yolsuzlukla mücadele etmemiz gerekiyor“ sözleriyle uyarıda bulunarak, „önümüzde daha uzun bir yol bulunduğunu unutmamamız gerekiyor“ diyor.

Zira Arap Baharı'nın örnek ülkesi Tunus'ta daha atılması gereken bir çok adım bulunuyor. Önümüzdeki yıl ülkede ilk kez bağımsız yerel seçimler yapılacak. Ayrıca ülkedeki demokratik adımların hayata geçirilmesini garanti altına alacak Anayasa Mahkemesi'nin bu yıl içinde kurulması bekleniyor.

@ Deutsche Welle Türkçe

Sarah Mersch