1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Neyse halin, çıksın falin

Türkiye’de halk arasında, nazardan korunmak için kurşun dökmek eski bir gelenektir. Almanya’da ise geçmişi Yunan ve Romalılara kadar uzanan bir adet uyarınca yılbaşı gecesinde kurşun dökülüp fal bakılıyor.

Kurşun dökme geleneği Yunan ve Romalılara dayanıyor

Almanya'da kurşun dökme geleneği çok eski çağlara uzanıyor

Bir kabın içine konan küçük kurşun parçaları, mum alevinde eritilir, sıvı haline gelen kurşun içinde su olan başka bir kaba dökülür ve kurşun parçalarının aldığı şekillerle fala bakılır, yeni yılın ne getireceğine dair tahminlerde bulunulur. Almanya’nın Mecklenburg Vorpommern Eyaleti’ndeki Schwerin - Muess Açık Hava Müzesi’nde her yıl 31 Aralık'ta kurşun dökülerek, eski bir gelenek yaşatılıyor.

Kurşun döktürmeye ilgi çok

Schwerin Muess Açık Hava Müzesi’nde bulunan eski dökümhanede kurşun döktürmek için toplanan kadınlar, erkekler ve çocuklar, sıranın kendilerine gelmesini bekliyorlar. Eritilen kurşunun suya dökülmesi ile ortaya çıkan şekiller, 7 yaşındaki Niklas ile 3 yaşındaki erkek kardeşi Henrik’i heyecanlandırıyor. Çocuklar, ”Dinozora benziyor, devrilmiş bir kule gibi görünüyor” derken, halk bilim uzmanı Gesine Kröhnert, kurşundan şekillerle fala bakmaya başlıyor. Kröhnert, eline aldığı bir parça kurşunu bir yandan incelerken, diğer yandan da anlatıyor: "Burada sivri gagalı, küçük bir kuşun başını görüyorum. Bunun anlamı şu; bazen istediğini yaptırmak çok diretiyorsun. Eğer istediğin olmazsa da, çok sinirleniyorsun. Hiç durmadan gagalıyorsun."

Sağduyu ile fal

Gesine Kröhnert, kurşunun oluşturduğu şekillerle fala bakmak için sadece sağduyuya ihtiyacı olduğunu belirtiyor. Krönert, "insanın iki yerine dört gözü veya iki yerine altı kulağının olması gerekiyor. Buraya gelen insanlar sıralarını beklerken, onlara neyin ilginç geldiğini, neye ilişkin bilgiler edindiklerini anlıyorum. Çocukların diliyle konuşmak da işe yarıyor. O zaman kendileri de bazı şeyleri söylüyorlar. Her şeyi tek tek bir araya getirmek gerekiyor. İnsanların buradan iyi bir hisle ayrılması çok güzel, yılbaşı akşamını da bu hisle geçiriyorlar ve üstelik eski bir gelenek olan kurşun dökmek de yeniden canlandırılmış oluyor" diyor.

Eski bir gelenek

Kurşun dökmek üzerine bir kitap yazan Paul Jansen, bunun eski bir gelenek olduğunu tekrar ediyor. Jansen, "Bulgular, bu geleneğin Yunan ve Romalılara kadar dayandığını gösteriyor. Orta Çağ’da belirli bir gün ile sınırlı olmayan, genel anlamda kehanette bulunmak için kullanılan bir yöntemdi ve dinsizlik olarak değerlendiriliyordu. Bu yüzden ölüm cezası bile verilebiliyordu. Yeni Çağ’da, yani 18. Yüzyılda ise çok popüler bir hale geldi, insanlar böylelikle evlenecekleri kişinin veya bir sonraki sevgililerinin kim olacağını öğrenmeye çalışıyordu" sözleriyle kurşun dökmenin eski bir gelenek olduğunu anlatıyor.

Bazen gerçek oluyor

Halk bilim uzmanı Kröhnert, fala bakarken söylediklerinin bazen gerçekleşmesi karşısında hayrete düştüğünü dile getiriyor ve yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor: "Bir kere gerçekten kendimden korktum. Kurşun parçasının üzerinde bir gemi ve geminin üzerinde duran iki kişi gördüm. Sonra şöyle bir kehanette bulundum: Evet, önümüzdeki yıl bir gemi yolculuğuna çıkacaksın ve o yolculukta biriyle tanışacaksın. Sonraki yıl aynı kişi yine geldi ve bir çekilişten gemi yolculuğu kazandığını ve bu yolculukta evleneceği erkek ile tanıştığını anlattı."