1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Neo-Nazilerle mücadelede yasal boşluk mu var?

Almanya’da Nazi sloganlarının kullanılması yasak. Fakat Nazi sloganı kavramına ne dahil, ne değil? Almanya’da Yargıtay belki de bu konuda çok geniş sonuçları olacak bir karar verdi. DW'den Peter Philipp’in yorumu:

Bu kulağa ne kadar saçma gelirse gelsin, Amerika Birleşik Devletleri ve Danimarka’da Nazi sloganları düşünce özgürlüğü kapsamında korunuyor. Federal Almanya’daysa yıllardan beri bunu yasaklayan yasalar var. Halkları kışkırtmadan, suça teşvikten, cinayete, karalamaya, hakarete ve Anayasa’ya karşı örgütlerin sembollerini açıkça taşımaya kadar birçok fiil Almanya’da cezaya tabi ve yıllardan beri neo-nazi propagandacılarına karşı da kullanılıyor.

Şimdi, Yargıtay, Karlsruhe bölgesinde faal olan ve bir telefon mesajında “SS birliklerine saygı gösterilmesini ve onurunun korunmasını” talep eden bir neo-nazi grubunu beraat ettirdikten sonra bu değişebilir. Yargıtay, kelimesi kelimesine Nazi döneminden devralınmadıysa, bu tür bir cümlenin yasadışı olmadığına hükmetti. Yargıç, bu noktada siyasetçilere iş düştüğünü belirtti. Yani bu yasaların düzeltilmesi ve yasal boşlukların doldurulmasında.

Yasal boşluk mu? Nasyonal sosyalizmin ve kurumlarının övülmesi, sadece o günlerdeki cümlelerin kelimesi kelimesine tekrarı durumunda yasadışı olabilir mi? Bu yasal bir boşluk olabilir mi? Böyle olsa, gelecekte kamuoyunda kirli politikacılarını ve onların ideolojisini savunduklarında aşırı sağcıların korkacağı birşey kalmaz. Sadece yeni sloganlar icat etmeleri gerekir. Eskileri yasak olduğu için.

Bu olamaz. Nazi sloganlarının ve nasyonal sosyalizmin övülmesinin yasaklanmasının anlamı olup olmadığı tartışılabilir. Böyle bir yasak, yasamanın, toplumun bu denli zehirli bir ideolojiye karşı bile kendini koruyamayacağına inandığını gösterir. Amerika Birleşik Devletleri ve Danimarka gibi ülkelerde belli ki halkın direncine daha fazla güveniliyor. Ama madem Almanya’da başka bir yol izleniyor, o zaman bunda kararlılık gerekir. Nasyonal sosyalizm ve onun adi suçluları sadece kendi sloganlarıyla övülmez ki.

Yasama, bu yasaları koyarken, bunu kasdetmiş de olamaz. Bu zararlı düşünceleri bu yasalarla ortadan kaldıramayacağını o zaman da biliyor olması gerek. Bu düşüncelerin kapalı kapılar ardında daha da tehlikeli olduğnunu da öyle. Fakat yasama, bu tür düşünceler ve bunların dile getirilmesi üzerindeki tabunun son Yargıtay kararının yaptığı gibi yargı kararlarıyla ortadan kaldırılacağını da herhalde rüyasında bile görmemişti.