1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

NATO'nun doğru kararı

24 Mart 1999’da saat 20 sularında NATO Sırbistan’daki askeri hedeflere yönelik hava bombardımanını başlatmıştı. Taarruz, Kosova’daki şiddete son verilmesi şeklindeki BM kararını Belgrad yönetimine kabul ettirmeyi amaçlıyordu. Slobodan Milosevi ç Güvenlik Konseyi’nin taleplerine kulak asmamıştı. Üzerinden tam beş yılın geçtiği askeri müdahalenin meşrru olup olmadığı hala tartışılıyor. DW’den Andre j Smodis’ in yorumu:

"Bundan beş yıl önce Kosova’nın durumu için söylenecek söz ancak şu olabilirdi. 'Acı bir son, sonsuz acılardan evladır.’ NATO ve Avrupa Birliği’nin, savaş ve baskıya dayanan Sırp politikasına neşter vurma kararı yerindeydi. Hem bundan beş yıl önceki trajedi hem de müdahalenin üzerinden geçen beş yıl süresince meydana gelen gelişmeler bu kararın doğru olduğunu gösterdi.

NATO’nun müdahale kararı siyasi bakımdan kaçınılmazdı. BM, Kosova’daki askeri harekatlara son verip, mültecilerin topraklarına dönmesine imkan tanıması ve Kosova’ya yeniden özerklik vermesi için Sırp yönetimine defalarca çağrıda bulunmuştu. NATO ve AB müdahaleyi bu kararlara dayanarak başlattılar.

Miloseviç, BM Güvenlik Konseyi kararlarını elinin tersiyle itmişti. Kosova’nın özerkliği kaldırılmış, askeri operasyonlar başlatılmış ve 460 bin Kosovalı topraklarından sürülmüştü.

Bombardımandan 79 gün sonra Slobodan Miloseviç, BM kararlarını tanıdığını duyurdu. NATO’nun yardımıyla bu vilayetin yeniden özerkliğe kavuşması sağlandı ve hava taarruzlarına son verildi.

1999 yılının haziran ayında Köln’de yapılan dışişleri bakanları toplantısında bölgeyi istikrar ve işbirliğine kavuşturmak amacıyla Balkan İstikrar Paktı kuruldu.

Harekatın dolaylı sonuçlarına gelince. Miloseviç’in iktidarı sallanmaya başladı. Sırp lider bir yıl sonra seçimle görevden uzaklaştırıldı ve Sırbistan’a demokrasi yolu açıldı. 800 bin mülteci Kosova’ya döndü. Kosova Arnavutlar‘ı yıllar sonra ölüm korkusu olmadan yaşamaya başladı.

Belgrad yönetiminin dik başlıllığı Sırplar‘a pahalıya mal oldu. Bombardımanlarda pek çok sivil öldü, ülke ekonomisi ağır darbe aldı. Müdahalenin ardından 200 bin Sırp ve Roman, Kosova’dan sürüldü. Kosova Arnavutları’nın aşırı milliyetçiliği, geçen hafta yaşanan olaylarla bir kez daha kendini gösterdi.

Bu olumsuz yönleri karşısında NATO müdahalesinin haksız olduğu öne sürülebilir ya da ‘Balkanlar müdahale olmadan da hakça bir çözüme kavuşurdu’, denebilir mi? NATO devreye girmeseydi bugün bir milyon Kosovalı mülteci Arnavutluk ve Makedonya’daki kamplarda yaşıyor olacaktı. Miloseviç demir parmaklıkların ardında değil, Belgrad’daki hükümet konağında oturacaktı. Kosova’da gerilla savaşı sürecek, büyük bir ihtimalle Makedonya kanlı bir savaşa sahne olacaktı.

Kosova müdahalesinin beşinci yıldönümünde çıkarılabilecek bilanço, ancak şu olabilir: NATO ve AB’nin askeri müdahale kararı son derece sertti ve olumsuz sonuçları kaçınılmazdı. Ama acıların daha da artmasını önlediği için müdahale yerinde bir karardı.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN