1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Namus cinayetleri nasıl önlenir?

Baden Württemberg Eyaleti'nin Türk kökenli Uyum Bakanı Bilkay Öney, Almanya'da namus cinayetlerinin nasıl önlenebileceğine ilişkin sorularımızı yanıtladı.

default

Soru: Sayın Öney, “namus cinayeti” tanımı benim pek hoşuma gitmiyor. Siz bu tür cinayetleri nasıl tanımlarsınız?

Öney: Bu tanım gerçekten de uygun değil. Yanlış bir namus anlayışı sonucu işlenmiş cinayet, denebilir.

Soru: Almanya’da son yıllarda işlenen bu tür cinayetlerin sayısı hakkında bir bilginiz var mı?

Öney: Bu konuda tahminler var. Berlin’de kısa bir süre içinde beş kadın öldürülmüştü, Hatun Sürücü de bunlar arasındaydı. Bu cinayetlerden en bilineni, medyada en çok yer alanı Hatun Sürücü olayıydı. Ancak diğer eyaletlerde çok daha korkuç hikayeler var. Bu nedenle net bir tahminde bulunmak zor. Ancak Birleşmiş Milletler’in verilerine göre, dünya genelinde her yıl 6 bin kadın namus cinayetlerinin kurbanı oluyor.

Soru: Sizce bu tür cinayetlerin dinle bir bağlantısı var mı?

Bilkay Öney

Bilkay Öney


Öney: Aslında dinden çok, yüzyıllar içinde yerleşmiş olan geleneklerle ilgisi var. Bu nedenle uyum politikaları çerçevesinde alınacak önlemlerle bu tür cinayetlerle mücadele etmek oldukça zor. Yapılması gereken, çocukları ve gençleri olabildiğince erken bilgilendirmek ve aydınlatmaktır. Çocuklar burada doğmuş ve büyümüş olsalar da ailelerinde tanık oldukları gelenek ve rol - modelleri içselleştiriyor. Bunlara karşı erken yaşta, hatta anaokulu çağında mücadele etmek gerekiyor.

Soru: Alman makamları bu cinayetlerle mücadele edebilmek için ceza hukuku içinde etkin yöntemler oluşturabildi mi sizce?

Öney: Ceza hukuku sistemi içinde farklı yöntemler denendi. Son olarak zorla evlendirmenin, baskının ağır bir biçimi olduğu kabul edildi ve ceza hukukunda suç olarak tanımlandı. Böylece bir tepki verilmiş oldu, ancak bu tür cinayetleri tam anlamıyla engellemek büyük ihtimalle hiçbir zaman mümkün olmayacak.

Soru: Peki kısa vadede daha etkin önlemler alınamaz mı?

Öney: Kanımca bu da çok zor, çünkü daha önce de değindiğim gibi, yüzyıllar içinde kökleşen gelenekler söz konusu. Bu geleneklerin yerine nasıl yenileri getirebilir ki? Bu olmaz. Birçoklarının uyumun başarısızlığa uğradığını düşünmesinin nedeni de bu. Çünkü göçmenlerin zaten kendi dünyalarında yaşadığını, bizim değerlerimizle hiçbir ilgilerinin olmadığını ve gelecekte de bunun için birşey yapmayacaklarını düşünüyorlar. Gerçekten zor…

Soru: Sayın Öney, bu cinayetlerin önlenmesinde medyaya da büyük bir görev düşüyor. Bu cinayetler konusunda medyanın tutumu nasıl olmalı?

Öney: Bence, özellikle Hatun Sürücü vakasında medya çok hassas davrandı. Çekilen film ve bu konuda yazılan kitaplar da bunun bir göstergesi. Dolayısıyla medyanın çok büyük bir rolü var. Bu da önemli rol sorumluluklarının bilincinde hareket etmelerini gerektiriyor. Ancak bu olaylar üzerinde çok hassas şekilde duruldu ve ben herhangi bir popülist tutuma rastlamadım. Belki bazı medya organları bu şekilde yaklaşmış olabilir, ama genel olarak medya çok ciddi bir tutum takındı.

Soru: Sayın Öney, sizin Berlin’de de tecrübeleriniz oldu, şimdi de Baden-Württemberg Eyaleti'nde görevlisiniz. İki eyalet arasında büyük farklar var mı?

Öney: Baden-Württemberg’de istihdam piyasasının durumu çok daha iyi. Uyum çalışmaları da daha çok iş yerlerinde yürütülüyor. Bu nedenle Almanlar ile göçmenler arasındaki iletişim daha güçlü. Berlin’de ise güçlü bir sanayi olmadığından göçmenler iş bulmakta zorlanıyor ve Almanlarla da fazla iletişim içine giremiyorlar. Bence bu büyük bir problem.

© Deutsche Welle Türkçe

Söyleşi: Gerwald Herter / Çeviri: Başak Özay

Editör: Hülya Köylü

Önerdiğimiz linkler