1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Nükleer müzakerelerde olumlu hava

İran nükleer krizine barışçıl çözüm bulmayı amaçlayan ve Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılan görüşmeler olumlu başladı.

14 aylık bir aradan sonra İstanbul’da İran’la masaya oturan Batılı güçler ile Rusya ve Çin, nükleer krize çözüm arıyor.


BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri ABD, Fransa, İngiltere, Rusya ve Çin’in yanında Almanya’dan oluşan ile ''P5 artı 1'' ülkeleri ile İran’ın görüşmelerinin, “olumlu bir havada” başladığı bildirildi. AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton'ın sözcüsü Michael Mann, müzakerelerin olumlu ve yapıcı bir havada başladığını, tarafların öğleden sonraki bölümde ikili görüşmelere geçtiklerini açıkladı. Mann, geçen yıl ortaya atılan güven artırıcı önlemlerin, halen masada olduğunu kaydederken, "Bugün son sözler söylenmeyecek, bir süreci başlatmak için temel atmayı umuyoruz” dedi. Mann, İran tarafının ciddi bir süreç başlatmak istedikleri izlenimi verdiklerini ifade etti.

Batılı diplomatlar, uzun bir aradan sonra İran ile masaya oturmanın önemli olduğunu, İstanbul toplantısından çok büyük sonuçlar çıkmasının beklenmediğini kaydettiler.

Türk tarafı memnun

Müzakerelerde masada olmayan ancak dışarıdan sürece olumlu katkıda bulunmaya çalışan Türkiye, görüşmelerin yapıcı bir havada başlamasından memnun olduğunu bildirdi. Bir Türk diplomat, ''Dün taraflarla yaptığımız ikili görüşmelerde altyapısını hazırladığımız olumlu ortamın sürdüğü anlaşılıyor'' diyerek, çabalarının süreceğini dile getirdi.

Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İstanbul’daki toplantının ardından AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ve İran nükleer başmüzakereci Said Celili'yle ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştiriyor.



Davutoğlu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, İran nükleer krizinde çözümün temel parametrelerinin teknik olarak artık belli olduğun, tarafların siyasi irade göstermesi ve karşılıklı güvensizliği aşmaları durumunda çözümün yakın olduğunu kaydetmişti. Davutoğlu ve ekibinin, İran nükleer krizi konusunda geniş deneyimi bulunuyor. Türkiye ve Brezilya, Mayıs 2010’da “nükleer takas anlaşması “konusunda İran ile anlaşmaya varmış ancak daha sonra Batılı ülkelerin çekinceleri nedeniyle bu anlaşma suya düşmüştü. Nükleer müzakereler yaklaşık 14 ay önce İstanbul’da yapılan görüşmenin artından kopmuştu.

Suriye kriziyle birlikte Ortadoğu’nun geleceği konusunda artan endişeler taraflar üzerinde çözüm baskısını artırıyor. Diğer yandan, Batı’nın sert yaptırımları ve ambargoları da İran rejimini adım atmaya zorluyor.

İran’dan uzlaşma sinyali

Tahran rejimi, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamalarda, uzlaşma yönünde sinyaller vermişti. İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Feridun Abbasi, Tahran araştırma reaktörü için yüzde 20’lik zenginleştirme işlemi tamamlandıktan sonra, zenginleştirilmiş uranyumun depolanabileceğini, bundan sonra uranyum zenginleştirme işlemlerinin yüzde 3,5 düzeyine çekilmesinin mümkün olduğunu söylemişti.



Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah programı geliştirmesinden endişe ediyorlar ve atom bombası yapımında kullanılabilecek uranyum zenginleştirme işlemine karşı çıkıyorlar. İran şu ana kadar yüzde 20’lik uranyum zenginleştirme işlemi yaptı. Atom bombası üretebilmek için yüzde 90’lık uranyum zenginleştirme yapabilmek gerekiyor.

Nükleer bombalara karşı olduğunu söyleyen İran, yüksek nükleer teknoloji geliştirme hakkından ise feragat etmeyeceğini vurguluyor. Tahran, bu teknolojiyi özellikle tıp ve enerji alanlarında kullanmak istediğini öne sürüyor. Uranyum zenginleştirme oranını düşürebilecekleri sinyali veren Tahran, nükleer yakıt üretmeye ise devam etmek istiyor.

İstanbul’daki toplantıda İranlı diplomatların dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in nükleer silahların İslam’a aykırı olduğunu bildiren açıklamasını bir kez daha hatırlattığı belirtiliyor. Şii gelenekte bu sözler herhangi bir fetvadan çok, dini bir vecibe olarak görülüyor.

Batılı ülkeler, İran’ın nükleer faaliyetleri konusunda daha fazla şeffaflık ve somut işbirliği talep ederken, Kum kenti yakınlarındaki yer altı nükleer tesisinde faaliyetin durdurulmasını istiyor. Batılı ülkelerin bir diğer isteği ise, İran’ın yüzde 20 oranında uranyum zenginleştirmeyi askıya alması ve zenginleştirilmiş uranyumu depolamaması, bir başka ülkeye göndermesi.

İran nükleer krizinin çözümüne dönük detaylı görüşmelerin bir sonraki turda yapılması bekleniyor. Tahran rejimi, bir sonraki görüşmelerin bir ay kadar sonra Bağdat’ta yapılmasını önermişti.

© Deutsche Welle Türkçe

Haber: Ayhan Şimşek