1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Nükleer enerji politikaları gözden geçiriliyor

Fukuşima'daki felaketin ardından nükleer enerjiden vazgeçilmesine ilişkin en hararetli tartışmaların yaşandığı ülke Almanya. Siyasi partiler kamuoyunun tepkisi üzerine enerji politikalarında değişikliğe gidiyor.

Foto: Natalie Nollert/dapd

Almanya, nükleer enerji karşıtı hareketin oldukça güçlü olduğu Avrupa ülkelerinden biri. Almanya’da nükleer enerjiden vazgeçilerek, yenilenebilir enerjileri ve çevreci teknolojileri esas alan bir ekonomi anlayışını uzun yıllardır savunan siyasi parti ise Yeşiller. Fukuşima Nükleer Santrali’nde yaşanan felaketin ardından, Yeşillere destek artarken, nükleer enerji karşıtı on binler de yeni bir özgüven ve heyecanla sokaklara dökülüyor.

Yeşiller Partisi’nin Alman Federal Meclisi milletvekillerinden Hans-Christian Ströbele, Fukuşima nükleer kazasından önce de var olan nükleer enerji karşıtı hareketin yeni bir ivme kazandığını söylüyor. Ströbele, “Fukuşima, toplumun bütün katmanlarında, Federal Meclis’te grubu bulunan tüm partilerde nükleer enerjiye karşı çıkanların sayısının artmasına neden oldu. Artık Hrıstiyan Birlik partilerinden ve Hür Demokrat Parti’den de sanki uzun yıllardır nükleer enerji karşıtı hareketin başını çekiyorlarmış gibi bir ses yükseliyor. Ama ben nükleer enerji karşıtlarının alaya alındığı zamanları da çok iyi hatırlıyorum. ‘Siz geçmişe takılıp kalmışsısınız’, ‘modern teknolojilere kapalısınız’ dendi. Bize uzun bir süre güldüler" şeklinde konuşuyor.

Europa Demonstrationen gegen Atomkraft 25. April 2011

Nükleer enerjiye karşı Avrupa genelinde protestolar düzenleniyor

Birlik Partileri'nden özeleştiri

Almanya’da nükleer enerji karşıtlarının sayısının arttığını düşünen yalnızca Yeşiller değil. Hrıstiyan Birlik Partileri Meclis Grup Başkanı Peter Altmaier, özeleştiride bulunuyor: “Seçmenlerimizin yanı sıra parti üyelerimizin çoğunluğunun ve Başbakanımızın da nükleer enerjiden vazgeçilmesi gerektiği görüşünü benimsediğini anladım. Bu tabii ki Yeşillerin istediği gibi bugünden yarına gerçekleşmeyecek, ancak bugüne kadar tahmin edilenden çok daha kısa sürede olacak.”

Almanya’da geçen sene nükleer santrallerin işletim sürelerinin uzatılmasını öngören bir yasa çıkarılmıştı. Fukuşima nükleer kazasından sonra artan baskılar üzerine Federal Hükümet geri adım atmış ve eski nükleer santrallerin faaliyetlerinin durdurulması kararı almıştı. Hükümetin bu kararını yeterli bulmayan Hans-Christian Ströbele, nükleer santrallerin faaliyetlerine tamamen son verilmesini istiyor. Ströbele, “Federal Hükümet’in faaliyetleri durdurulan nükleer santrallerin tekrar açılmaması için bir yasa hazırlayacağına ve nükleer santrallerin işletim sürelerinin 10 ila 12 yıl uzatılmasını öngören eski yasanın yürürlükten kaldırılacağına dair ciddi kuşkularım var. Ben eylem görmek istiyorum, yasa görmek istiyorum. Bunlar olmadıkça, onlara inanmam" diyor.

Çernobil hafızalarda

25 yıl önce meydana gelen Çernobil kazası da henüz belleklerden silinmiş değil. Çernobil’in ardından Japonya gibi bir kalkınmış bir ülkede de benzer bir nükleer kazanın meydana gelmesi, nükleer enerjiye duyulan güvenin bir kez daha sarsılmasına neden oldu. Nükleer enerji taraftarlarının öne sürdüğü argümanlardan biri yenilenebilir enerjiler de dâhil olmak üzere tüm enerji türlerinin belli bir riski barındırdığı.

Japan Fukushima Erdbeben Tsunami

Fukuşima felaketi partilerin nükleer politikalarını gözden geçirmelerine yol açtı

Yeşiller milletvekili Hans-Christian Ströbele, bu karşılaştırmayı yersiz buluyor ve tartışmayı “Bunlar birbiriyle karşılaştırılacak şeyler değil. Bu santrale kazadan sonra milyonlar harcandı, bir nebze olsun güvenli hale gelmesi için de daha milyonlarca euro harcamak gerekecek. Kazadan sonra on binlerce insan radyasyona maruz kaldı, çoğu yaşamını kaybetti. 400 bin kişi bölgeyi terk etmek zorunda kaldı. Bunlar yenilenebilir enerjilerin hatta termik santrallerin yaratabileceği zararın çok ötesinde" sözleriyle değerlendiriyor.

Temiz enerjilerin maliyeti

Öte yandan Alman Sanayicileri Birliği’nin araştırmasına göre, Almanya'da nükleer enerjinin tamamen devre dışı bırakılabilmesi için en yakın tarih 2017. Araştırma, bu durumda elektrik fiyatlarının üçte bir oranında artacağını, bunun normal bir aile bütçesine maliyetinin ise yılda ortalama 137 euro olacağını ortaya koyuyor.

Derleyen: Başak Özay (dpa, DW)

Editör: Hülya Köylü

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN