1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Moğol bozkırında, Bilge Kağan’ın izinde

Türk dili ve edebiyatının ilk yazılı eserleri olması bakımından büyük önem taşıyan Orhun Anıtları, uzun yıllar sonra bir müzede koruma altına alındı. Pekin’den gazeteci Levent Uluçer müzeyi ziyaret etti. İşte notları…

Gazeteci Levent Uluçer, Orhun anıtları yolunda iki Moğol vatandaşıyla...

Gazeteci Levent Uluçer, Orhun anıtları yolunda iki Moğol vatandaşıyla...

Türk Dili ve Edebiyatı'nın ilk yazılı eserleri olması bakımından büyük önem taşıyan Orhun Anıtları, Moğolistan'daki Orhun Müzesi'nde geçen Ekim ayından itibaren koruma altında bulunuyor.

Orhun anıtları artık Orhun Müzesi'nde sergileniyor

Orhun anıtları artık Orhun Müzesi'nde sergileniyor

Moğolistan'ın başkenti Ulan Batur'dan, 7 saat süren büyük bölümü kötü olan 370 kilometre uzaklıktaki Karakumunul kentinin Haşat kasabasındaki Orhun Yazıtları Projesi'ne Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) destek verdi. Şimdi sizleri bu müzeye götürüyoruz.


Türkler geçmişlerine yöneliyor

“Bilge Kağan'ın ve Kültigin'in ölümlerinden sonra bu taşların arkasına kendisi de bir yazı yazıyor. Bu yazıda, bir methiye bu, yani Bilge Kağan ve Kültigin'i öven methiyelerin yer aldığı bir yazı. O bakımdan da bu taşların bir yüzünde o dönemin imparatorunun yazdığı bir yazıyı, eski Çince ile yazılmış bir yazıyı görüyoruz.”

İstanbul Üniversitesi’nden Yüksel Dede, Orhun Yazıtlarındaki Çince yazılar için böyle diyor. Böylece “Türkler nihayet geçmişlerine yöneliyorlar” da diyebiliriz. Bilimsel çalışmaları bir yana bırakırsak belki de Batı’da gittikçe yalnızlaştığını hisseden Türkler, artık köklerine, yani Asya’ya daha çok yakınlaşmaya başlıyorlar. Yüksel Dede yıllarını verdi ve Orhun Yazıtlarının müzeye yerleştirilmesi projesini tamamladı. Yani Moğolistan’daki Orhun Yazıtları, yazıtların hemen yanında kurulan bir müzede sergileniyor. Hatta yakın bir gelecekte birebir kopyaları Türkiye’deki bir müzede de sergilenecek.

Orhun Müzesi'ne giden yol Ankara'nın maddi desteğiyle asfaltlandı

Orhun Müzesi'ne giden yol Ankara'nın maddi desteğiyle asfaltlandı

Moğolistan’ın başkenti Ulanbatur ile Orhun yazıtlarının olduğu Orhun vadisine yakın bulunan Karakurum kenti arasındaki mesafeyi, zamanında Afrika’da yapılan benzerî bir safari mantığıyla Moğol steplerinin var olmayan yollarında 7 saatte aldık. Bir de bunun geri dönüşü var!

Karakurum’dan Orhun Yazıtlarının olduğu yer ise 46 kilometre ve Başbakanlığa bağlı TİKA’nın yurtdışında sürdürdüğü yatırımlarından biri olan Orhun Yazıtları ile Karakurum arasındaki toprak yol da asfaltlanmış. Birlikte gittiğimiz TİKA’dan yetkililer ve gazetecilerle ortak sohbetimizde “keşke bu asfalt yol, gerektiğinde bir pırpır uçağın inebileceği kadar bir genişlikte yapılmış olsaydı” dedik. 46 kilometrelik yol tamamdı, ama Karakurum’dan Ulanbatur’a giden 370 kilometrelik yolun asfalt çalışmaları ben diyeyim 10, siz diyin 20 yıl sonra ancak tamamlanır gibi görünüyor.


Modern müzecilik mantığı

Moğolistan'da Cengiz Han her yerde; votka markası, bira markası, sigara markası, havaalanı adı, restoran adı...

Moğolistan'da Cengiz Han her yerde; votka markası, bira markası, sigara markası, havaalanı adı, restoran adı...

Yazıtların olduğu taş bloklar yüzyıllardır steplerin karına, rüzgârına, kum fırtınalarına dayanmıştı ancak modern müzecilik mantığı artık onların kapalı bir yerde korunmasını gerekli kılıyordu. İşte böylece daha yüzlerce yıl bu yazıtlar korunmuş olacak. Ancak Yüksel Dede bu taşları alıp müzeye koymanın en zor yanlarından birinin çevredeki göçebe Moğolları ikna etmek olduğunu söyledi. Çünkü bu taşlar buradaki yaşayan insanlar için kutsalmış ve o nedenle insanların yaşadığı yurtlara gidilip onlarla teker teker konuşup ikna edilmişler.

TİKA, yazıtların orijinallerinin olduğu yere birer kopyasını da koymuş. İsteyen orijinal yazıtların olduğu yere de gidebilecek. Hatta bu alan duvarlarla da çevirmiş durumda. Yüksel Dede ile Orhun Yazıtları yolu boyunca konuştuk. Araştırmaların geldiği önemli ancak henüz kesinlik kazanmamış boyutu ise ilginç: Buna göre bu yazıtlar belki de Bilge Kağan’ın ölümü nedeniyle Çin imparatorunun Türklere bir taziye mesajı için sunulmuş olması. Bu bile Çinliler ile Türklerin geçmişte ne denli iç içe yaşadığına önemli bir delil niteliğinde.


Göktürk dönemi aydınlanıyor

Yüksel Dede’nin, araştırmaların sadece Orhun Vadisinde değil tüm Moğolistan çapında nasıl yapılacağının ayrıntılarına girmeden önceki değerlendirmesi ise şöyleydi: “Beş yıllık bir projeydi bu, bu projede amaç bizim Göktürk dönemine ait bilgilerimizin kazılar sonucu ortaya çıkan verilerin daha güçlendirilmesi, o dönemi daha iyi anlayabilmemiz. Diğer taraftan da bu eserleri koruyarak daha uzun süre gelecek kuşaklara aktarmak. Türk bilim adamları için yurtdışında yapılan bu çalışma çok önemli bir adım. Birçok disiplini biraraya getiren bir çalışmaydı. Ve başarıyla giden bu çalışmalar müzenin tamamlanmasından sonra ilerki yıllarda da sürdürülecek.”