1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Merkel: Vergi kaçıranlar mutlaka bulunmalı

İsviçre'ye gizli para aktaran 1500 Alman vatandaşının bilgileri, CD içerisinde Alman hükümetine satılmak istendi. Başbakan Merkel, "Eğer bu bilgiler amaca ulaşmak için gerekliyse, o zaman bunlara erişmemiz lazım" dedi.

default

Alman politikacılar, vergi kaçıran Alman vatandaşlarına ait bilgilerin yer aldığı iddia edilen CD'nin satın alınıp alınmaması konusunda ikiye bölündü. Hem kaçırılan vergi miktarı hem de işin hukuki yanı tartışılıyor.

Alman basınında yer alan haberlere göre, İsviçre'de hesabı bulunan ve vergi kaçırdığı iddia edilen bin 500 Alman vatandaşının hesap bilgilerini ele geçiren kişi ya da kişiler, Maliye Bakanlığı'yla irtibata geçti ve bilgilerin bulunduğu CD karşılığında devletten 2.5 milyon euro istedi. Vergi uzmanları, devletin uğradığı vergi kaybının 100 ila 200 milyon euro arasında olabileceğini tahmin ediyor.

Merkel: Verileri elde etmek için her şeyi denemeliyiz

Konuyla ilgili muhalefet ve koalisyon hükümeti içerisinden farklı açıklamalar geldi.

Hrıstiyan Sosyal Birlik Partili Savunma Bakanı Karl-Theodor zu Guttenberg, hesap bilgilerinin satışına dair bu tür tekliflerin, mutlaka hukuksal açıdan incelenmesi gerektiğini, aksi takdirde hukukun hiçe sayılmış olacağını söyledi.

Ancak Başbakan Merkel, CD'nin elde edilmesi yönünde net tavır ortaya koydu. "Eğer bu bilgiler amaca ulaşmak için gerekliyse, o zaman bunlara erişmemiz lazım" diyen Başbakan Merkel, "Her aklıselim insan, vergi kaçırmanın cezasız kalmayacağının bilincinde olmalı" dedi.

Federal Alman Hükümeti'nin Özel Bilgilerin Korunmasından Sorumlu Görevlisi Peter Schaar, işin yasal boyutuna dikkat çekti:

"Veriler şüphesiz, şimdi bunu sunan ve satarak kazanç sağlamayı isteyen kişi tarafından, yasal olmayan bir biçimde elde edildi. Devlet bu olayda suç ortağı olamaz.”

Hükümet ve muhalafet arasında tartışma

Hükümetteki Hrıstiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partili çoğu önde gelen politikacı, belgelerin satın alınmasına karşı çıkıyor.

Hükümeti ağır bir şekilde eleştiren ana muhalefetteki Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı Sigmar Gabriel ise verilerin satın alınmasını talep ediyor:

"100 milyon, hatta belki 200 milyon euro vergi kaçırıldı. Sırf vergi kaçırdığı iddia edilen kişiler arasında partilerine bağış yapmış kişilerin de olabileceği ihtimali nedeniyle, Hrıstiyan Birlik Partileri ve Hür Demokrat Parti’nin, bu kişileri korumak istemesi gibi bir durum söz konusu olamaz.”

Verileri kim çaldı?

Sosyal Demokrat Parti'nin Federal Meclis'teki mali konulardan sorumlu sözcüsü Nicolette Kressl ise hükümetin 2008 yılındaki gibi hareket etmesini önerdi. Alman Hükümeti, 2008 yılında Lichtenstein’daki bir bankanın müşterileri arasında yer alan vergi kaçakçılarının listesini satın almıştı. Şimdi 100-200 milyon euroluk bir vergi kaçakçılığının söz konusu olduğunu belirten Kressl, Maliye Bakanlığı'nın bunun için 2.5 milyon euroyu gözden çıkarması gerektiğini savundu.

Merak edilen konulardan biri de söz konusu verilerin hangi bankadan nasıl çalındığı. Financial Times Deutschland gazetesi, banka verilerinin İngiliz HSBC bankasına ait olduğunu ve Cenevre’deki şubesinden elde edildiğini öne sürdü. Gazetenin haberinde söz konusu verilerin, bankanın eski bir çalışanı olan Herve Falciani tarafından çalındığı iddiası yer aldı. Falciani, geçen yıl Fransız yetkililere, benzer şekilde vergi kaçıranların listesini sunmuştu. Fransa’nın verileri alması, İsviçre ile Fransa arasında diplomatik gerginliğe yol açmıştı.

İsviçre öfkeli

İsviçre ise söz konusu olayda Almanya'ya yardımcı olmayacağını duyurdu. Aynı zamanda ülkesinin Ekonomi Bakanı da olan İsviçre Cumhurbaşkanı Doris Leuthard, veri hırsızlığına ağır eleştiriler yöneltti:

"Hepimiz birer hukuk devletiyiz ve eğer şimdi veri hırsızlığı gibi yeni bir meslek ortaya çıkıyorsa, o zaman belki doktorlara ait verilerin çalınmasıyla ilgili yeni bir alan daha ortaya çıkabilir. Ekonomik amaçlarla kullanılabilecek pek çok özel veri düşünülebilir. Bunu olumsuz bir gelişme olarak değerlendiriyorum.”

© Deutsche Welle Türkçe

DW/dpa/apn/AFP/Reuters, BS/BE/MÇ/AŞ

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN