1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Mercedes-Benz Türk: Umutluyuz!

Küresel mali kriz otomotiv sektörünü kötü vurdu. Ancak Türkiye’de yaklaşık 4 bin 400 personeli istihdam eden Mercedes Benz Türk A.Ş, son dönemdeki kötü mali tablolara rağmen pazarın daha fazla gerilemeyeceği umudunda.

default

Mercedes-Benz Türk, Türkiye`de otobüs üretimine ilk kez 1968 yılında İstanbul`da başladı. 1986 yılında Aksaray ilinde ise kamyon üretimine girdi. Mercedes- Benz Türk, şu an Türkiye otobüs pazarının % 70'ini, kamyon pazarının ise % 30'unu elinde tutuyor. 500 milyon euroyu aşan yatırım hacmiyle bugün Türkiye'deki en büyük yabancı sermaye yatırımcılarından biri ve şu an 4 bin 400 personeli istihdam etmekte.

Daimler Zwischenbilanz C-Klasse Produktionsband im Werk Sindelfingen

Global ekonomik krizin patlak vermesiyle birçok sektörle birlikte otomotiv sektörü de zor durumda kaldı. Hükümetler acil destek paketleri çıkararak talebi canlandırma yönünde adımlar atmaya başladı. Ekonomik destek ve koruma paketleri oluşturulana dek ise dünyada birçok çalışan işten çıkarıldı, otomobil fabrikaları kısa sürelerle de olsa üretimlerini durdurmak zorunda kaldı. Mercedes Benz Türk A.Ş Direktörler Kurulu Başkanı Jürgen Ziegler, Türkiye'nin Almanya'dan ve Avrupa'dan alışık olduğumuz enstrümanlara ve esnekliği sahip bir ülke olmadığını ama Mercedes Benz Türk olarak yine de 2008'in son çeyreği ve 2009'un ilk çeyreğinde, sendikaların da yardımıyla, çalışanları için esneklik sağlayan paketler çıkardıklarını belirtiyor. Ziegler aldıkları önlemleri şöyle anlatıyor:

"Örneğin Almanya’dan tanıdığımız bir model, esnek çalışma saatleri: Fazla mesailer toplanıp bir hesaba yatırılıyor ve böylece zor zamanlar, bir hesaptan geçiniliyormuşçasına atlatılabiliyor. Bu Türkiye’de bir ilk. Sendikayla artı eksi 350 saat için pazarlık yaptık. Bu ilk safhada üretimde dengesizlikleri ve kısıtlamaları karşılamada yardımcı oldu. İkinci olarak, hükümet kısa çalışma saatlerini üç aydan altı aya çıkardı. Bu da şu anlama geliyor: Üretimin olmadığı zamanları finanse edecek ve yapılandıracak araçlara sahip olduk; ki bu da çalışanlarımızı için pekâlâ katlanılabilir bir durum."

Ziegler, üçüncü önlem olarak da çalışanlarına, ‘gönüllü işten ayrılma paketi' sunduklarını belirterek, "Çalışanlarımıza bu şekilde kurumunuzdan ayrılma şansını verdik. Son üç aylık dönemde yaklaşık 700 çalışanımızı erken emekliye ayırdık” diyor.

"2008 başarılı bir yıl oldu"

Mercedes-Türk olarak 2008 yılında ihracatta en başarılı performansı yakaladıklarını vurgulayan Ziegler, geçen sene krizden etkilenmediklerini belirtti. Otobüslerde %10 kamyonlarda ise %5 ihracat artışı kaydettiklerini belirten Ziegler, 2009 yılı ile ilgili beklentileri içinse “Ama 2009 farklı olacak. 2009'da kesinlikle şunu görmek gerekiyor: Otobüs ama özellikle de kamyon ihracatında düşüş olacak, çünkü ihracatımızın büyük bir bölümünü Batı Avrupa'ya yapıyoruz ve bu bölgeler konjonktürel olarak zayıf. " dedi.

Mercedes- Benz Türk, şu an Türkiye otobüs pazarının % 70'ini, kamyon pazarının ise % 30'unu elinde tutuyor.

Mercedes- Benz Türk, şu an Türkiye otobüs pazarının % 70'ini, kamyon pazarının ise % 30'unu elinde tutuyor.

"2009'dan umutluyuz"

Zigler bu yıl içinde umutlu olduklarını belirterek, "Şu anki personel sayımızla 2009 yılı için öngördüğümüz üretim programımızı ve esneklik önlemlerini problemsiz bir şekilde uygulayabiliriz. Son iki ay çok parlak geçmiş olmasa da pazarın daha fazla gerilemeyeceğine dair umut besliyoruz elbette.” diye konuştu.

"ÖTV indirimi olumlu"

Otomotiv üreticilerine destek için hükümetin aldığı en son önlem, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranlarındaki indirimler oldu. Resmi Gazeteye göre ticari araçlarda yüzde 10'dan yüzde 1'e, otobüs ve kamyonlardan ise yüzde 4'ten yüzde 1'e çekilen vergiler, 15 Haziran 2009'a kadar geçerli olacak.

Başbakan Erdoğan, ÖTV indiriminin otomotiv satışlarını canlandıracağını söylemişti

Başbakan Erdoğan, ÖTV indiriminin otomotiv satışlarını canlandıracağını söylemişti

Mercedes Benz Türk A.Ş Direktörler Kurulu Başkanı Ziegler, hükümetin geçici olarak Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) indirimi uygulama kararının otomotiv sanayisini, özellikle de otomobil üretimini olumlu etkileyeceği görüşünde. Bu vergi indirimlerinin hafif ve ağır ticari araç fiyatlarına etkisinin fazla olmayacağını, dolayısıyla kararın Mercedes- Benz Türk’ün satışları üzerindeki etkisinin de düşük olacağını söyleyen Ziegler, ancak bu indirimi müşterilerine olumlu bu bir şekilde yansıtacaklarının altını çizdi.

Jürgen Ziegler, ayrıca hükümetin özellikle ağır ticari araçlarda Katma Değer Vergisi (KDV) indirimi, Motorlu Taşıt Vergisi indirimi, hurda teşviki, devletin alt yapı yatırımlarının artırılması gibi farklı teşvik önlemleri üzerinde durması gerektiğini ifade etti.

"IMF kredisi krize çözüm değil"

Mercedes-Benz Türk CEO'su Ziegler, Türkiye'nin IMF'den beklediği krediye dair ise şunları anlattı:

“IMF'den alacağımız kredi krizden çıkmamızı sağlamayacak elbette. Ama cari açığı kapatmada işe yarayabilirdi. Cari açık, Türkiye’de geleneksel bir sorun, sadece krize mahsus bir durum değil. Kredi Türkiye ekonomisini yurtdışı için daha istikrarlı ve daha çekici bir hale getirecektir. Önemli olan ekonominin canlılığını kaybetmemesi ya da en azından çok büyük bir gerileme kaydetmemesi.”

Ziegler, AKP hükümetinin yabancı yatırımcılara ilişkin politikasına da olumlu bakıyor: “Son beş yıl içinde AKP hükümetinin başarılı olduğunu düşünüyorum" diyen Ziegler sözlerini, "Türkiye'de geçtiğimiz yıllarda doğrudan yabancı yatırım, portföy yatırımlarının arttığını gördük. Evet tabii çok da özelleştirdik, bunu da kesinlikle belirtmek gerekiyor. Fakat Türkiye'nin yatırım yeri olma cazibesi arttı. hale geldi. Bana göre bu başarılı bir politikanın sonucudur. Simdi asıl mesele, özelleştirme sınırlandırıldıktan sonra da, bu başarıyı sürdürebilmek. Şimdi önemli olan yatırımcıları Türkiye'nin istikrarlı ve bu istikrarı kriz dönemlerinde de sürdürebilecek cazip bir ülke olduğuna ikna etmek.” şeklinde sürdürüyor.

Deutschland Mercedes Benz Lkw aus Ludwigsfelde

"Türkiye doğru yolda"

Alman iş adamı, son zamanlarda Türkiye`nin Avrupa Birliği`ne girmesi konusunda çok fikirlerin beyan edildiğini ve üyeliğin tartışıldığını belirttikten sonra Türkiye-AB ilişkilerini, “Kişisel olarak Türkiye'nin süreci çok daha dinamik ilerletmesi gerektiği kanısındayım. Ayrıca hızlanması da gerek. AB’ye üyeliğin beş mi yoksa 10 yıl mı süreceği elbette tartışmaya açık bir konu. Ancak bana kalırsa, Türkiye doğru yolda. Özellikle de hükümetteki değişiklikler, AB’den sorumlu devlet bakanı ile sürecin olumlu ve daha dinamik bir şekilde ilerleyeceğinden eminim. Ama tabii Türkiye’nin asıl yapması gereken dikkatini reformlara vermek olacaktır” şeklinde değerlendirdi.