1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

SPOR

Mazisini arayan takım: Hamburg

Bundesliga’nın kurulduğu 1963’ten buyana ligde aralıksız mücadele eden tek takım olan Hamburg, eski parlak günlerine dönmek istiyor. Umutlarını yeni teknik direktörü Armin Veh’e bağlayan kuzey ekibinin hedefi ilk beş.

default

“Bundesliga’nın dinozoru“ şeklinde de tanımlanan Hamburg, taraftarlarınca kısaca “HSV“ (ha-es-fau) olarak adlandırılıyor. Bu kısaltma “Hamburger Sport Verein“ yani “Hamburg Spor Kulubü“ ifadesinin baş harflerinden oluşuyor. Kulübün kuruluş tarihi 29 Eylül 1887’ye kadar uzanıyor.

Mazisi başarılarla dolu kuzey ekibine gönül veren yeni nesil taraftarların çoğu kupa ve şampiyonluk yüzü görmedi. Zira en son1987 yılında Stuttgarter Kickers’i 3:1 yenerek Almanya Federasyon Kupası’nı müzesine götüren Hamburg, tam 23 yıldır kupa ve şampiyonluklara hasret.

Zaten 1987’deki kupa şampiyonluğu, kulübün en parlak döneminin de son halkasını oluşturuyor. Bundesliga kurulmadan önce üç kez (1923, 1928,1960) ve Bundesliga kurulduktan sonra da yine üç kez (1979, 1982, 1983) olmak üzere toplam altı kez Almanya Şampiyonu olan HSV, ayrıca üç kez de Almanya Federasyon Kupası’nı (1963, 1976, 1987) kazandı. Resmî bir şampiyonluk olmasa da sezon öncesi “Lig Kupası“ adı altında düzenlenen turnuvalarda da iki şampiyonluk (1973, 2003) kazandığını da belirtmekte yarar var.

Europapokal der Landesmeister 1983 - Hamburger SV gegen Juventis Turin

Efsane yıldız Horst Hrubesch (ortada) Atina'daki finalde Juventus'a karşı forma giyen futbolcular arasındaydı.

Avrupa'da iki kupa

Hamburger SV, sadece ulusal değil, uluslararası arenadada da önemli başarılara imza attı. 1977 yılında o zamanki adıyla Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nı kazanan kulübün en büyük başarısıysa 1983 yılında elde edilen ve bugünkü Şampiyonlar Ligi’ne tekabül eden Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası şampiyonluğu oldu. 25 Mayıs 1983 tarihinde Atina’da oynanan final maçında Juventus’u bugünkü Schalke teknik direktörü Felix Magath’ın attığı golle 1:0 yenen Hamburg, Avrupa’nın en büyükleri arasına adını yazdırmış olmanın gururunu yaşadı.

Kulübün kazandığı tüm kupaların yanı sıra Uwe Seeler, Charly Dörfel, Kevin Keegan, Manfred Kaltz, Felix Magath ve Horst Hrubesch gibi efsane futbolcularla ilgili çok özel dokümanlar bugün Hamburg Arena’nın içinde bulunan HSV Müzesi’nde sergileniyor.

Avrupa’nın en modern stadlarından biri

Eski adı “Volkspark Stadı“ olan Hamburg’un futbol arenası, 2000’li yılların başında yaklaşık 65 milyon euroya baştan aşağı yenilendi. Bugün Avrupa’nın en ihtişamlı stadlarından biri olan ve yeni sponsoru Imtech’in adını taşıyan 57 bin kişilik arena, geçen sezon UEFA Avrupa Ligi final maçına da evsahipliği yaptı. Sezonluk ortalama 35 bin kobine bilet satan ve maç başına 55 binlik seyirci ortalamasına ulaşan HSV, sadece Bundesliga’nın değil, Avrupa’nın da en fazla seyirci çeken kulüplerin başında geliyor.

Ernst Happel Stadion Wien

Viyana'daki stadyum bugün Avusturyalı teknik adam Ernst Happel'in adını taşıyor.

Efsane antrenör Happel

Hamburg'un 1980'lerde altın çağını yaşamasında kuşkusuz en büyük pay, efsanevî Avusturyalı teknik direktör Ernst Happel’indi. İki lig, bir federasyon kupası ve bir de Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası şampiyonluğu kazanarak Bundesliga’nın en başarılı antrenörleri arasına adını yazdıran Happel, futbolda mağlubiyetlere hep karşı koymasını bildi ama hayat mücadelesinde tiryakisi olduğu sigaraya yenildi ve 1992 yılında henüz 66 yaşında akciğer kanserinden hayatını kaybetti. Aynı zamanda 1978’de Hollanda’ya Dünya İkinciliği kazandıran teknik adam olan Happel, son olarak Avusturya Milli Takımı’nı çalıştırmıştı. Ölümünden sonra Viyana’nın en büyük stadı olan Prater Stadı’nın adı Ernst Happel Stadı olarak değiştirildi.

Antrenör öğütme değirmeni!

Happel gibi bir efsanenin mirasını devralmanın hiç de kolay olmadığını Hamburg geride kalan yirmi küsür yılda acı bir şekilde tecrübe etti. 1987’den bu yana aralarında Felix Magath, Klaus Toppmöller, Thomas Doll, Huub Stevens ve Martin Jol gibi ünlü çalıştırıcıların da bulunduğu 17 antrenör değiştiren kulüp, son yedi yılda ise tam bir antrönör öğütme değirmenine dönüştü.

Yedi yıl önce büyük hedeflerle göreve gelen Hamburg’un Yönetim Kurulu Başkanı Bernd Hoffmann, hedefinin Avrupa’nın en büyük 20 kulübü arasına girmek olduğunu belirtmişti. Çok iyi bir pazarlama uzmanı olan Hoffmann, ekonomik anlamda son derece başarılı bir grafik çizse de aynı başarıyı sportif anlamda sergilediği söylenemez. Yedi yılda tam yedi ayrı antrenörle çalışan Hoffmann, sürekli istikrardan söz etse de bunu bir türlü yakalamayı başaramadı. Buna rağmen son altı yılda sürekli olarak Avrupa kupalarında mücadele etmeyi başaran Hamburg, geçen sezonu çok kötü geçirince Avrupa vizesini alamadı. Bu istikrarsızlığın bir neticesi olarak da elindeki yıldız futbolcuları tutmakta zorlanan Hamburg, van der Vaart, Kompany, de Jong, van Buyten, Boulahruz, Oliç ve Boateng gibi önemli futbolcularını Avrupa ve Almanya’nın güçlü kulüplerine kaptırmaktan kurtulamadı.

Deutschland Fußball Wolfsburg Armin Veh neuer Trainer

Takım Armin Veh'e emanet.

Umudun adı Armin Veh

Geçen sezon Bruno Labbadia gibi deneyimsiz bir isme takımı emanet etmenin faturasını çok acı ödeyen Hamburg’da bu kez daha deneyimli bir hoca göreve getirildi. 2006/2007 sezonunda Stuttgart gibi mütevazi bir takımı Bundesliga’da şampiyonluğa taşıyan, Serdar Taşçı, Mario Gomez ve Sami Khedira gibi o dönem kimsenin tanımadığı gençleri yıldız yapan, geçen sezonsa başarısız bir Wolfsburg macerası yaşayan Armin Veh, Bundesliga’nın “dinozorunu“ yeniden eski parlak günlerine döndürmeye çalışacak.

Yıldızlar topluluğu

Geçen sezonki başarısızlığın ardından tüm futbol kamuoyu, Başkan Hoffmann’ın takımda çok köklü bir revizyona gitmesini bekliyordu. Ancak Hoffmann, mevcut kadronun kalitesine güvendiğini, sadece doğru bir şekilde çalıştırılması gerektiğini savunduğu için bir-iki takviye dışında geçen sezonki takımı bozmadı. Sportif Direktörlük görevine eski futbolcu Bastian Reinhardt getirilirken, Manchester City’e giden milli oyuncu Jerome Boateng’in yerine yine bir başka milli oyuncu transfer edildi. Mutlaka defansın göbeğinde oynamak istediği için Schalke’de Felix Magath’la ters düşen Heiko Westermann, 8 milyon bonservis bedeli karşılığında Hamburg’a geçti ve ayağının tozuyla takım kaptanlığına getirildi. Bir diğer önemli transfer olarak Hertha Berlin’in Sırp orta saha oyuncu Gojko Kaçar sayılabilir. Kaleyi de sağlama almak isteyen Hamburg, yine başkent ekibinden Çek kaleci Jaroslav Drobny’i de transfer etti. Defansın sağına ise Nürnberg’den Dennis Diekmeier alındı.

Fußball Bundesliga VfB Stuttgart - Hamburger SV

Hamburg'un usta gol ayağı Ruud van Nistelrooy.

Gol makinesi: Van “the Man“ Nistelrooy

Kadrosunda kaleci Rost, Brezilyalı Ze Roberto, Hollandalı Mathijsen ve Elia, Perulu Guerrero ve Hırvat Petriç’in yanı sıra Alman milli takımının 2010 Dünya Şampiyonası’nda üçüncü olan kadrosunda yer alan Jansen, Aogo ve Trochowski gibi önemli yıldızları barındıran Hamburg’un en büyük silahı ise Hollandalı ünlü golcü Ruud van “the Man“ Nistelrooy. Avrupa’da üç ayrı üst düzey liginde gol kralı olmayı başaran, Manchester United ve Real Madrid’de pek çok başarıya imza atan 34 yaşındaki ünlü yıldız, kariyerinin son baharında Hamburg’u başarıya taşımak istiyor. Geçen sezon 11 maçta 5 gol atan van Nistelrooy, eğer ciddi bir sakatlık geçirmezse, gol krallığının da en büyük adayları arasında. Federasyon Kupası’nın ilk tur maçında Torgelow’a karşı hattrick yapan Hollandalı başarılı forvet, veliahtını da bizzat yetiştiriyor. Güney Koreli 18 yaşındaki Heung Min Son, sadece Bundesliga’nın değil, son zamanlarda dünya futbolunun gördüğü en büyük yeteneklerden biri olarak kabul ediliyor. Hazırlık döneminde, Chelsea dâhil, rakip fileleri tam dokuz kez havalandırarak takımının en golcü ismi olan Son’a daha şimdiden “Koreli Messi“ lâkabı takıldı bile.

Öncelikli hedef ilk beş

Yıldızlar topluluğu Bayern Münih’in yanı sıra zaten güçlü olan kadrolarını önemli oyuncularla takviye eden Wolfsburg, Schalke, Bremen, Leverkusen ve Dortmund gibi ekiplerle zorlu bir mücadele verecek olan Hamburg, deneyimli yıldızlarıyla mutlak surette ilk beşe girmeyi hedefliyor. Hatta Avrupa’sız geçecek bir sezonun ardından önümüzdeki sezon Şampiyonlar Ligi’ne katılmaya hak kazanacak bir yerde –ki bu da en az üçüncülük demek- ligi bitirmek, Bundesliga’nın en kıdemli takımının 2010/2011 sezonuyla ilgili hedefleri arasında. Eğer çok büyük aksilikler yaşanmazsa HSV, bu hedefi gerçeğe dönüştürebilecek güçte bir takım.

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Murat Çelikkafa

Editör: Ufuk Çakır

Dış bağlantılar