1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Manş Tüneli'de "ihtilal"

Fransa’da Manş Tüneli’nin küçük hissedarların, iflas bayrağını çekmek üzere olan şirket yönetimine karşı önce ayaklanması ve yönetimi devirmesi, ekonomi dünyasında ”ihtilal” olarak yorumlandı. Almanya’da ise benzer şekilde hissedarlarını zarara uğratan DaimlerChrysler’ın yöneticileri görevinden ayrılmadı...

Tünel işletmesinin 9 milyar euro kadar kredi borcu olduğu saptanmıştı...

Tünel işletmesinin 9 milyar euro kadar kredi borcu olduğu saptanmıştı...

Ekonomi çevrelerinin ”Manş Tüneli’nde Fransız İhtilali!” olarak yorumladıkları olay, belki de dünya ekonomi tarihine geçecek nitelikte. Bugüne kadar ancak dev yatırım fonlarının, şirket yönetimlerini değiştirme gücüne sahip olduklarına tanık olunmuştu. Coca Cola’da Michael Eisner ya da Carlton’da Michael Green’in koltuklarını kaybetmesi de bu şekilde olmuştu. Ancak küçük hissedarların biraraya gelip şirket yönetimini değiştirmeleri, pek alışılagelmiş bir durum değil.

Bir zamanlar 19 euro 36 cent’e kadar çıkan Manş Tüneli hisselerini büyük umutlarla satın alanlar, kısa sürede büyük bir hayal kırıklığı ile karşı karşıya kaldılar. Tünelin işletilmesinden geçen yıl 873 milyon euro ciro elde edilirken, bilançoda 1 milyar 890 milyon euro zarar ortaya çıktı. Üç bin çalışanı bulunan işletmenin verimli çalıştığı, ancak 9 milyar euro’luk kredi borcu yükü altında ezildiği saptandı. 2006 yılına kadar kapatılması gereken bu miktarın ödenememesi durumunda ise şirketin, iflasını ilan etmekten başka çıkış yolu kalmayacaktı.

İngiliz ve Fransız hükümetleri ise devlet desteğini yasaklayan 1986’daki Manş Tüneli Anlaşması’na atıfta bulunarak, işletmeye mali kaynak aktarımını reddettiler. Canterbury Anlaşması’nın imzalandığı 1986’da, dönemin İngiltere Başbakanı Margeret Thatcher, ”yüzyılın projesi” olarak adlandırılan tünelin, tümüyle özel sermaye tarafından finanse edilmesi maddesini, çetin pazarlıklardan sonra ekletmeyi başarmıştı.

Hissedarlar sessiz ka lmadı

19 euro seviyelerinden son olarak 58 cent’e gerilemesi üzerine harekete geçen Manş Tüneli hissedarları, daha fazla sessiz kalmadı. Tünelin, kendilerinden alınan paralarla inşa edildiğini ve 10 yıl içinde başta fahiş geçiş fiyatları ve aşırı borçlanma olmak üzere, izlenen yanlış politikalarla işletmenin iflasın eşiğine geldiğini söylerek yönetimen el koyan hissedarlar, eski başkan Rihcrerd Shirrefs’i görevden alarak, yüzde 63’lük bir oy oranıyla Jacques Maillot’u başa getirdiler. Maillot, Fransa’nın önde gelen tur operatörlerinden Nouvelles Frontieres’in eski yönetim kurulu başkanıydı.

Manş Tüneli işletmesinin başındaki yeni isme küçük hissedarlar, büyük umutlar bağlarken, iflasın önlenmesi yolundaki savaşın henüz kazanılmadığını söyleyen Jacques Maillot, önlerinde zorlu bir dönem olduğunu vurguladı.

DaimlerChrysler yöneticileri görevde

Yatırımcıların zarar uğradığı bir başka dev kuruluş olan DaimlerChrysler’de ise tüm eleştirilere rağmen, yönetim görevde kaldı. Küçük hissedarlar ve yatırım fonları, kuruluşu zarara uğrattığını iddia ettikleri yönetim kurulu başkanı Jürgen Schrempp, yapılan genel kurulda güvenoyu aldı. Schrempp ile birlikte DaimlerChrysler yönetim ve denetleme kurulları, oyçokluğu ile 2008 yılına kadar yeniden seçildiler.

Schrempp, ortaklardan Amerikalı Chrysler ve Japon Mitsubishi’nin şirkete verdiği zararı önceden sezememek ve hatalı değerlendirmelerle yatırımcıları zarara uğratmakla suçlanıyordu. DaimlerChrysler’in elinde yüzde 37’lik bir dilimi bulunan Mitsubishi’nin, bu yılın Mart ayı verilerine göre 780 milyon euro’luk zarar ettiği saptandı. Daimler-Benz’in, 1998’de Amerikan Chrysler ile birleşmesinden bu yana hisse senetleri yüzde 50 oranında değer yitirdi.

  • Tarih 09.04.2004
  • Hazırlayan Ajanslar
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Abgr
  • Tarih 09.04.2004
  • Hazırlayan Ajanslar
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Abgr