1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Malezya, "süper imamını" arıyor

Malezya televizyonunda yayımlanan ilginç bir yarışma programı Almanya'da da kendinden söz ettirir oldu. Sözünü ettiğimiz aslında bir yetenek yarışması. Ancak popstar ya da benzeri yarışmalardan son derece farklı.

default

Yarışmadaki adaylar, gösteri dünyasının yeni yıldızları olmak için yarışmıyor. ''İmam Muda'' adlı yetenek yarışmasında Malezya'nın "süper imamı" aranıyor. Adaylar izleyenleri sadece sesleriyle değil aynı zamanda üstlendikleri görevlerle de etkilemeye çalışıyor. Adayların üstesinden gelmesi gereken görevler arasında Kur'an-ı Kerim'den bölümler okumak, hamile kadınlara danışmanlık hizmeti vermek ve cenaze yıkamak gibi pek farklı işler bulunuyor.

Formatını American Idol isimli yarışmadan alan 'Yetenek Sizsiniz' adlı yarışma benzeri televizyon şovunda, 10 genç yarışmacı seyircilerin gönlünü fethetme mücadelesi veriyor. Çünkü işin ucunda büyük ödül olarak Sudî Arabistan'daki Medine Üniversitesi'nde burslu ilahiyât eğitimi almak söz konusu.

Yarışmadaki zor görevler

Adaylar, Malezya geleneklerine uygun biçimde siyah elbiseler ve başlarında feslerle stüdyoda oturup sunucunun sorularını yanıtlamaya çalışıyor. Seyirciler de her bölümde hangi adayın eleneceğine jüriyle birlikte karar veriyor. Yarışmanın daha ilk bölümünde adayları zorlu bir görev bekliyordu. Yarışmacılar, kameralar önünde Müslümanlığa uygun biçimde cenaze yıkayıp defnetmek zorunda kaldılar. Adaylar için en zor olanı bu cenazelerden birinin HIV virüsü taşımasıydı. Gazeteler, AIDS'li hastayı hiçbir imamın yıkamak istememesi nedeniyle günlerce morgda bekletildiğini yazmıştı. Katılımcılardan 26 yaşındaki Eşref Muhid Rıdvan, yarışmaya katılan 10 adaydan biri ve bu nedenle de kendini şanslı saydığını söylüyor:

"Bu yarışmaya katılabildiğim için çok mutluyum. Ayrıca bugüne kadar din konusu, Amerikan Idol'a benzer bir yarışmada olduğu gibi ekranlara hiç getirilmemişti. Bence harika bir şey.''

Yarışmanın başarısının sırrı

Yarışmaya ülkenin dört bir yanından başvuranlar olmuş. Yaşları 19 ila 27 arasında değişen adayların hiçbiri daha önce kapsamlı bir din eğitim almamış. Hatta aralarında çiftçi ya da banka memuru olarak çalışanlar bile var. Televizyon şovunun yapımcısı İzelan Beşar, yarışmanın bu kadar başarılı olmasının sırrını şöyle açıklıyor:

"Biz İslam'ın modern bir din olduğunu göstermek istiyoruz. Bu yarışma da hedefi tam da 12'den vurdu diyebilirim. Bizi arayan birçok seyircimiz adaylarımızla evlenmek veya damat olarak almak istiyor. Neden peki? Çünkü nihayet artık birileri dinî ve modern yaşamı içiçe geçirmeyi başardı.''

İlginç ödüller

Yarışmanın talihlisini, Medine'de burslu ilahiyat eğtiminin yanı sıra Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'un en büyük camilerinden birinde imamlık yapmak, bedava hacca gitmek ve bir dizüstü bilgisayar gibi çok sayıda ödül bekliyor. Ancak talihlinin belli olmasına daha çok var. Çünkü adaylar 'Biri Bizi Gözetliyor' yarışmasına benzer bir biçimde üç ay aynı evi paylaşmak zorundalar. Yarışma jürisinin başkanı Hasan Mahmud El Hafız, herkesin imamlık yeteneğine sahip olmadığını vurguluyor:

"İyi bir imam, dini halka anlaşılır hale getirmeli ve inananları da çok iyi anlamalı. İşte bizim yarışmacılarımız bunu çok iyi beceriyor. Zira hepsi de halkın arasından geliyor.''

Malezya'da çok popüler olan 'Imam Muda' adlı bu yarışmanın Facebook'ta daha şimdiden 12 bin hayranı var. Malezyalı bır kadının söyledikleri, aslında yarışmanın neden bu kadar büyük ilgi gördüğünü de özetliyor.

"Günümüzde gençler artık din ile ilgilenmiyor. Ama bu yarışmada kendi yaşıtı imamı görünce gençler de camiye gitme isteği duyuyor.''

Yıllardır süren anlaşmazlıklar

Malezya, yıllardır Müslüman çoğunluk ile gayrimüslim azınlıklar arasında şiddetli anlaşmazlıklara sahne oluyor; özellikle de Hrıstiyanlar ve Hindularla. Sene başında 'Allah' sözcüğü bir katolik gazetesinde yayımladığı için kiliseler ateşe verilmiş, buna karşılık veren Katolikler de camilere kesik domuz başları atmıştı. Yarışmanın bir diğer amacı da Müslümanlarla diğer dinlere mensup olanlar arasındaki hoşgörü ortamının gelişmesine katkıda bulunmak.

© Deutsche Welle Türkçe

Bernd Musch-Borowska / Çeviren: Başak Demir


Editör: Murat Çelikkafa