1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Müzakereler bir yılı doldurdu

Avrupa Birliği ve Türkiye arasında tam üyelik müzakerelerinin başmasının üzerinden bugün tam bir yıl geçti. Ancak geçen bir yıl içinde Türkiye ve AB arasındaki sorunlar hala giderilebilmiş değil. Brüksel’den Duygu Leloğlu’nun analizi...

Türkiye, AB ile tam üyelik müzakerelerine 3 Ekim 2005'de başlamıştı

Türkiye, AB ile tam üyelik müzakerelerine 3 Ekim 2005'de başlamıştı

Avrupa Birliği ve Türkiye arasında tam üyelik müzakerelerinin başlamasının birinci yılı bugün dolarken, Ankara - Brüksel arasında diplomatik hareketlilik göze çarpıyor. AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, bugün nabız yoklamak üzere Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştiriyor. Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener ise Türk kültürünü tanıtmak için düzenlenen Türk Haftası nedeniyle Brüksel’de.

Geriye dönüp bakıldığında, iki taraf arasında bir yıl önceki sorunların hala devam ettiği, hatta giderek arttığı gözleniyor. Nitekim Türkiye’deki reform süreci ve Kıbrıs sorunu, Ankara - Brüksel arasında sadece gerginliğe yol açmıyor, aynı zamanda müzakerelerin geleceğini de belirsiz hale getiriyor.

Türkiye’ye ilişkin geçen yıl açıkladığı İlerleme Raporu’nda reform sürecinin yavaşladığından yakınan Komisyon’un, Ankara’ya yönelik eleştirileri bu yıl da aynı. Rehn, Türk hükümeti ile temasları sırasında, “dini azınlık hakları, sendikal haklar, ifade özgürlüğü, asker-sivil ilişkileri ve kültürel haklardan” oluşan toplam 5 temel sorunu yine sıralayacak. Diplomatik çevreler, Komisyon’un 8 Kasım’da açıklayacağı rapor öncesinde, Ankara’nın özellikle iki konuda yapacağı reformların, belgenin dilini oldukça yumuşatacağını belirtiyorlar.

İki önemli sorun

TCK’nın, ifade özgürlüğüne engel olarak görülen 301. maddesinin değiştirilmesi, Brüksel’in şu günlerde önem verdiği en hassas konu. Geçtiğimiz yıldan bu yana, Ankara’ya 301. maddeyi değiştirmesi yönünde telkininde bulunan Rehn, bugün de bu mesajını yineleyecek. Ancak Türkiye cephesinde, bu yönde hiç bir girişim şimdilik gözlenmiyor.

Brüksel ayrıca, dini azınlıkların haklarını düzenleyen Vakıflar Kanunu’nun da Avrupa standartlarına uygun bir şekilde çıkartılması beklentisinde. Şu anda TBMM’de görüşülmekte olan 9. reform paketinin kapsamında ele alınan yasa ise AB’nin beklentilerine karşılık vermiyor.

Kıbrıs ile ilişkili ise tam bir çıkmaz yaşanıyor. Kuzey Kıbrıs’a uygulanan izolasyonların kaldırılmaması durumunda, hava ve deniz limanlarını Rum Yönetimi’ne açmayacağını söyleyen Türkiye, tutumunda kararlı. Rum engeline takılan AB cephesi ise Kıbrıslı Türkler’e getirdiği doğrudan ticaret önerisini yerine getiremeyecek durumda.

Diplomatik çevreler uyarıyor

Komisyona yakın kaynaklar, limanlar sorununun tek başına müzakerelerin dondurulmasına neden olmayacağını, ama bu yılki raporda da ‘reform sürecinde somut bir gelişme sağlanamadığı’ tespitinde bulunursa, AB’deki Türkiye karşıtlarının elini iyice güçleneceği yorumunu yapıyorlar.

  • Tarih 03.10.2006
  • Hazırlayan Duygu Leloğlu / Brüksel
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZgP
  • Tarih 03.10.2006
  • Hazırlayan Duygu Leloğlu / Brüksel
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZgP

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN