1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Müzakere macerası başladı

Türkiye, İngiliz saatiyle 3 Ekim’de müzakerelere resmen başladı. Türkiye’yi bundan sonra uzun bir süreç bekliyor. Müzakere Çerçeve Belgesi’nde öngörelen kriterler çerçevesinde 35 konu başlığı, Türkiye ve Avrupa Birliği arasında tek tek ele alınacak.

Dışişleri Bakanı Gül, İngiliz Bakan Jack Straw tarafından sıcak karşılandı

Dışişleri Bakanı Gül, İngiliz Bakan Jack Straw tarafından sıcak karşılandı

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün Lüksemburg’da katıldığı hükümetlerarası konferans sonrasında Türkiye ile müzakereler İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw’un hesabına göre 3 Ekim’de resmen başlatıldı. Yoğun diplomasi trafiğinin ardından gece geç saatlerde Lüksemburg’a ulaşabilen Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, hükümetlerarası konferansın ardından düzenlenen basın toplantısında İngiliz Dışişleri Bakanı Jack Straw, AB’nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn ve AB’nin Dış Politika ve Savunma Yüksek Komiseri Javier Solana sürecin resmen başlatıldığını ilan etti.

Gül, zorlu geçen sürecin ardından gelinen aşamayı değerlendirirken, bu noktaya ulaşmalarının kolay olmadığını ve kırk yılı aşkın zaman içinde, ilişkilerde pek çok iniş çıkış yaşadıklarını belirterek “Türkiye'nin karşılaştığı zorluklara rağmen, AB'ye tam üyelik hedefimizden şaşmadık'' dedi. ''Şu anda yeni ve zor bir sürecin eşiğindeyiz“ şeklinde sözlerini sürderen Gül, Türkiye'nin terörizmle mücadelede daha kararlı işbirliği ve dayanışma beklediğini vurguladı.

AB Dönem Başkanı İngiltere'nin Dışişleri Bakanı Jack Straw, Türkiye ile AB arasındaki müzakerelerin hedefinin tam üyelik olduğunu kaydetti. AB'nin ortak tarih değil, değerler toplumu olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Straw, Türkiye'nin bir Avrupa ülkesi olduğunu söyledi. Straw, dönem başkanı olarak verdikleri sözü tuttuklarını ve müzakerelerin İngiltere saatiyle gece yarısından önce, planlandığı gibi 3 Ekim tarihinde başladığına dikkat çekti.

Bundan sonraki aşamalar

3 Ekim tılsımını bozmamak için yapılan bu espriyle Türkiye, aslında zorlu bir döneme daha girmiş oldu. AB’nin kurallarına göre, adaylığı resmen kabul edilen bir ülkenin, aday statüsünden tam üyeliğe uzanan aşamasında tarama, müzakere ve onay olmak üzere üç ana süreçten geçmesi gerekiyor.

Öncelikle aranan koşul, müzakerelerin başlaması için Kopenhag siyasi kriterlerini yerine getirmesi gereken aday ülke, müzakere sürecinde ekonomik yapısını ve yasal düzenlemelerini AB normlarına uygun hale getirmeli. Müzakere başlıklarının tamamının kapanmasının ardından ise onay süreci başlıyor. AB’nin tüm üyelerinin yeni üyenin katılımını onaylamaları gerekli.

Müzakere Çerçeve Belgesi

Ve tüm bunlar, kabul edilen Müzakere Çerçeve Belgesi temelinde yapılıyor. Türkiye için hazırlanan Müzakere Çerçeve Belgesi ise üç ana bölümden oluşuyor ve 35 konu başlığı var. İlk bölümde müzakerelerin kuralları, ikinci bölümde özü, üçüncü bölümde ise müzakere prosedürü yer alıyor. Lüksemburg’da zorlu mücadelelere neden olan bölüm ise müzakere kuralları bölümünde yer alan maddelerden kaynaklandı.

Avusturya’nın da itirazlarına neden olan maddenin bundan sonra da tartışmalara neden yol açması olası. “Müzakerelerin ortak hedefi katılımdır. Bu müzakereler ucu açık bir süreç olup, sonucu önceden garanti edilemez. Kopenhag kriterlerinin tam değerlendirmesi, AB’nin hazmetme kapasitesi de göz önüne alınarak, eğer Türkiye’nin tüm üyelik yükümlülüklerini tamamen üstlenecek konumda olmadığını ortaya koyarsa, Türkiye’nin mümkün olan en güçlü bağ ile Avrupa yapılarına bağlanması sağlanmalıdır“ maddesinde yer alan “en güçlü bağ“ ifadesinin ne anlama geldiği üzerinde en çok durulan nokta.

Bu koşullar altında Türkiye’nin tam üyeliği öngörülen en yakın tarih ise 2014.

  • Tarih 04.10.2005
  • Hazırlayan Ajanslar
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AaVl
  • Tarih 04.10.2005
  • Hazırlayan Ajanslar
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AaVl