1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Münster'de din dersi öğretmeni yetiştirilecek

Almanya’da 3 milyon 200 bin Müslüman yaşıyor. Buna rağmen tüm Alman okullarında düzenli olarak uygulanan ortak bir İslam ders programı yok. Bazı eyaletlerde yapılan proje denemeleri ise birbirinden oldukça farklı. Hukuksal sorunlar, uzman öğretmenler bulunması, ülke genelinde İslam dersini engelliyor. Münster Üniversitesi'nde açılan yeni bölümle, bu sorunun giderilmesi, Müslüman çocuklara İslam dersi verecek öğretmenler yetiştirilmesi amaçlanıyor.

Münster Üniversitesi İslam Dini Anabilim Dalı'na, 15 yaşında Müslümanlığı seçen Profesör Sven Kalisch atandı.

Münster Üniversitesi İslam Dini Anabilim Dalı'na, 15 yaşında Müslümanlığı seçen Profesör Sven Kalisch atandı.

3 milyon 300 bin Müslüman'ın yaşadığı Almanya’da İslam‘ın, ikinci büyük din haline gelmesi, bu halk grubunun entegrasyonuna ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor. Bir yanda radikal islamizm ve terör endişesinin kamuoyunun ilgi odağı haline getirdiği bu tartışmalar, aynı zamanda Müslüman göçmenlerin daha iyi entgre edilmesini de amaçlıyor. Bu çerçevede, İslam dersi, temel konulardan birini oluşturuyor.

Din eğitimi Kuran Kursları'nca veriliyordu

Din özgürlüğü ilkesi, Müslümanlar'ın da kendi dinlerinde ders alma haklarını içeriyor. Ancak İslam dersi şimdiye dek, kısmen radikal amaçlar peşinde olan kuran okullarıyla sınırlı kaldı. Alman okullarında İslam dersine yer verilmesi yönündeki talepler, özellikle öğretmen eksikliği nedeniyle sonuç vermedi. Bu soruna çare bulmak amacıyla atılan somut adımlardan biri, Münster Üniversitesi’nde dini konularda bilimsel araştırma ve eğitimi hedef alan “Dini Araştırmalar Merkezi”nin kurulması. Ortodoks Hristiyanlık, Musevilik ve İslam üzerinde yoğunlaşan bu merkezde, İslam biliminde uzman öğretmenlerin yetiştirilmesi de amaçlanıyor. Münster Üniversitesi'nin "İslam Dini" Anabilim Dalı'na, 15 yaşındayken Müslümanlığı seçen Profesör Muhammad Sven Kalisch atandı. Kalisch, İslam desi verecek öğretmenler yetiştirerek, din kardeşlerinin entegrasyonuna katkıda bulunmayı amaçlıyor:

"Derslerin Almanca olarak verilmesi bizim için çok önemli. Anadilde ders verilmesine karşı değilim. Ben kendim Türkçeyi çok beğeniyorum ve koşuyorum da. Ama İslam’ın Federal Almanya toplumunun bir parçası olmasını istiyorsak, Müslümanlar’ın dini eğitimi Almanca olarak almayı öğrenmeleri gerekecek. Bulundukları çevre içinde kendilerini daha iyi ifade edebilmeleri için, Almanca terminolojiye hakim olmaları zorunlu. Bu nedenle İslam din derslerinin Almanca olarak verilmesi büyük önem taşıyor. İkinci nokta ise, Müslüman din öğretmenlerini teolog ( dinbilimci) olarak yetirştirerek, aşırı görüşlü eğilimlerle mücadele etmek istememiz. "

Din öğretmenine ihtiyaç duyuluyor

Profesör Kalisch , yeni açılan fakülteye kaç öğretmen adayının geleceğini henüz kestiremiyor. Kesin olan, Alman okullarında öğrenim gören toplam yaklaşık 800 bin öğrencinin çok sayıda din öğretmene ihtiyaç duyması. Tüm bu öğrencilere yetecek kadar öğretim görevlisinin yetiştirilmesi, kuşkusuz zaman gerektiriyor. Aynı zamanda, gerek Alman gerekse Müslüman toplum içinde birçok önyargının aşılması gerekiyor. Almanlar, İslam ve terörizmi sık sık birbirine karıştırıyor, Müslümalar ise, devletin İslam konusuna eğilmesine güvensizlik ve kuşkuyla bakıyor.

Münster Üniversitesi’nin Dini Araştırmalar Merkezi bu nedenle, Almanya’daki çeşitli Müslüman derneklerden temsilcilerin yer aldığı bir danışmanlar heyeti oluşturdu. Profesör Kalisch, gerek devletin gerekse Müslüman temsilcilerin verdiği destekten memnun:

"Benim birçok alanda tuculuktan uzak olan yaklaşımımı çok iyi bilen Merkezi İslam Dernekleri'nin desteğini aldım. Müslüman olduğum için bana şahsi güven de duyuyorlar. Ve aynı zamanda, bazı meselelere yepyeni bir akışı açısı getirilmesi onlar için de önemli."

Anayasa'ya sadakat ilkesi

"Yeni bir bakış açısı", tüm çevrelerin benimseyeceği bir kavram değil. Özellikle tutucu ve devlete karşı gruplar buna sıcak bakmayacaklar. Ancak Merkez’in ulaşmayı hedeflediği kitle de onlar değil. Din öğretmeni olmak üzere eğitim için başvuranlarda aranan en önemli nitelik, anayasaya sadakat olacak. Kalisch bunu tekrar tekrar vurguluyor.

Kış sömesterinde başlayacak olan derslere katılacak öğrencilerde öğrenim düzeyi dışında aranan bir diğer özellik ise, Müslüman olmaları. Yetişecek öğretmenlerin ders vereceği okullarda, derslerin nasıl organize edeceği ise, henüz kesinlik kazanmadı. Kalisch, bunu organize etmenin kendi görev alanına girmediğini, eyalet kültür bakanlıkları ile islam derneklerinin bu konuda uzlaşması gerektiğini belirtiyor:

”Alman okullarında ne zaman düzenli olarak İslam derslerinin başlayacağı henüz belirsiz. Bu konuda bazı hukuksal anlaşmazlıklar var. Ama en azından Kuzey Ren Westfalya eyaletinde, yetiştirdiğimiz öğretmenlerin etkinlik gösterebileceği din dersleri veriliyor."

'Başörtüsü köktendinciliğin sembolü değil'

Profesör Muhammed Sven Kalisch, Münster Üniversitesi'ndeki İslam dersine başörtüsüyle gelen bir kız öğrenciye nasıl davranacağı sorusuna yanıt olarak, kendisinin buna karşı olmadığını ve başörtüsünü kökten dinciliğin simgesi olarak görmediğini belirtiyor. Kalisch, buna rağmen öğretmenlik eğitimi gören başörtülü bir öğrenciye, daha sonra öğretmen olarak devlet hizmetine alınacağı yönünde güvence veremeyeceğini söylüyor. Kalisch, uzman bilim adamı olarak, resmi mercilerin başortüsü konusunda daha liberal olması için elinden gelen çabayı göstereceğini vaadediyor.

  • Tarih 06.08.2004
  • Hazırlayan Peter Philipp
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aai8
  • Tarih 06.08.2004
  • Hazırlayan Peter Philipp
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aai8