1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Mülteci sayısında rekor artış

Mülteci sayısının rekor düzeyde artışının sebebini Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği Sözcüsü Melissa Fleming’e sorduk.

Melissa Fleming, UNHCR Spokesperson; credit: UNHCR/S. Hopper***Pressebild nur für die aktuelle, themengebundene Berichterstattung

Melissa Fleming

Dünya Mülteciler Günü nedeniyle dikkat çekilen rakamlar kaygı vericiydi. 2011 yılında yaklaşık 800 bin kişi yerini yurdunu terk ederek başka bir ülkeye sığınmaya çalıştı. Dört milyon kadar kişi de yaşadığı yerden zorla sürüldü. Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği Sözcüsü Melissa Fleming, mültecilerin durumuna ilişkin DW'nin sorularını yanıtladı:

Deutsche Welle: Yine yüz binlerce mülteci geçtiğimiz yıl ülkesinden kaçtı, başka ülkelere sığınmaya çalıştı. Mültecilerin sayısı neden artıyor?

Melissa Fleming: Son 60 yılda epey deneyim edindik. Maalesef savaş günümüzün bir parçası. Ve bu kadar çok mülteci olmasının başlıca sebebi de savaşlar. Toplam 42 milyon insan başka ülkelere kaçtı ve memleketlerinden uzakta yaşıyor. Sorun, Somali ve Afganistan gibi ülkelerde geçmişe uzanan krizlerin çözülememesi. İnsanlar sürgünde yaşamaya devam ediyor. Ve bunlara yeni krizler ekleniyor. Suriye, Güney Sudan gibi. Bu krizler de giderek daha fazla insanın yardıma ihtiyaç duymasına yol açıyor.

DW: BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) raporuna göre, Suriye hâlâ Iraklı mültecileri kabul eden ülkelerin başında geliyor. Suriye’deki olaylar Iraklı mültecilerin durumunu nasıl etkiliyor?

Melissa Fleming: Kuşkusuz Suriye mültecilere karşı en cömert davranan ülke. Ancak ülkedeki Iraklı mültecilerin durumu da şu anda tüm toplumunki gibi kötü. Çok güvensiz bir ortam var ve yaklaşık 15 bin mültecinin yeniden Irak’a döndüğünü tahmin ediyoruz.

DW: Beş mülteciden dördü gelişmekte olan ülkelere sığınıyor. Uluslararası toplumun bu ülkelere verdiği destek sizce yeterli mi?

Melissa Fleming: Bir yandan memnunuz, diğer yandan bunun yeterli olmadığını hep söylemek zorundayız. Aslında Pakistan gibi yoksulluk ve krizin olduğu ülkelerin başardıkları inanılmaz bir şey. Pakistan 1 milyon 700 bin Afgan mülteciyi barındırıyor. Kenya’nın üçüncü büyük kentinde de Somali’den giden yarım milyon mülteci yaşıyor. Tabii ki yardıma ve daha fazla dayanışmaya ihtiyaçları var. Bu ülkelerin, ihtiyacı olan insanlara yaptıklarını takdir etmek gerek.

DW: Endüstri ülkelerine sığınmaya çalışanların sayısı da geçtiğimiz yıl arttı. Zengin ülkelerin tutumu sizi memnun ediyor mu? Gerçekten daha fazla mülteci kabul ediyorlar mı?

Melissa Fleming: Bu mültecinin hangi ülkeye vardığına bağlı. Örneğin Almanya’ya gelirse adil yargılama sürecinden geçme şansı yüksek. Yunanistan’a giderse oradaki mültecilerin sisteminden dolayı çok daha az şansı olur. Ancak AB’nin mültecilere ilişkin düzenlemelerine göre gittikleri ülkede sığınma hakkı talep edebilirler. Cömert ve profesyonel ülkeler var ama bazılarında da mülteci olmak istemezdim.

©Deutsche Welle Türkçe

Helle Jeppesen / Çeviri: Deniz Eğilmez

Editör: Hülya Köylü

Önerdiğimiz linkler

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN