1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Latin Amerika küresel dünyadaki yerini arıyor

Dünya Ekonomik Forumu'nun Latin Amerika Zirvesi devam ediyor. Son yıllarda ekonomileri hızla büyüyen Çin ve Hindistan’ın gölgesinde kalsa da Latin Amerika'da da ekonomik istikrarı sağlayacak olumlu gelişmeler yaşanıyor.

default

Latin Amerika’nın dünya pazarındaki konumu nasıl? Alman Kiel Üniversitesi Küresel Ekonomi Bölümü'nden Latin Amerika Uzmanı Profesör Frederico Foders, bölgenin önemini, “Latin Amerika, hammadde tedarikçisi olması bakımından önemli ve ekonomik ağırlığı da ilk etapta buradan kaynaklanıyor. Latin Amerika son 200 yıldan beri tedarikçi konumunu korudu. Bölge eskiden beri hammadde sevkiyatı yapıyor.” şeklinde ifade ediyor.

Ancak hem hammadde hem de tarım ürünleri zengini olan bölge, kendisine dünya pazarında sağlam bir yer edinip, küreselleşmenin etkisinden faydalanamıyor. Profesör Foders’e göre, bunun nedeni Latin Amerika ülkelerinin uluslararası pazardaki rolünün yeterince etkin olmayışı. Foders, “Latin Amerika ülkelerinin gayri safi yurt içi hâsılalarını topladığımızda elde ettiğimiz nicel büyüklüğün küresel ekonomideki payı sadece yüzde birdir. Bu büyük bir oran değil. Dünya ticaret hacmindeki payı da, dış ticaret hacmi ve kalkınma göz önünde alındığında, yaklaşık yüzde iki, yüzde üç civarındadır.” diyor.

"Artık ABD'nin arka bahçesi değil"


Uzmanlar, Latin Amerika’nın uluslararası ekonomide fazla söz sahibi olamamasının bir diğer nedeni olarak da bölgenin Başkan Bush döneminde ABD tarafından geri plana itilmesini gösteriyor. Zira ABD'nin bölgeye ilgisi, Meksika’nın Kuzey Amerika Serbest Ticaret Antlaşması NAFTA’ya dâhil edilmesi ve uyuşturucu ticaretiyle mücadele girişimleriyle sınırlı kaldı. Ve Latin Amerika yıllarca ABD’nin arka bahçesi olarak tanımladı. Ancak Profesör Foders’e göre bu bakış açısı artık yanlış.

Profesör Foders, “Latin Amerika uzun süredir ABD’nin arka bahçesi değil ve bölge artık Amerika Birleşik Devletleri'nin de önemli bir hammadde tedarikçisi konumunda. Ayrıca son dönemde ABD’deki Latin Amerika kökenlilerin sayısı ciddi bir seviyeye ulaştı. Latin Amerikalıların ABD'de topluma başarılı bir biçimde uyum sağladığını görüyoruz. Latin Amerika kökenli bakanlar, profesörler var. Hal böyleyken, Latin Amerikalıları ABD toplumuna kazandırmak kendi demografik gelişimi için bir hayli önemli.” değerlendirmesinde bulunuyor.

Pablo Kummertz / Çeviren: Meltem Karagöz

Editör: Hülya Köylü

Önerdiğimiz linkler