1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Lübnanlı anne hukuk mücadelesini kazandı

Ortadoğu ülkelerinde peş peşe hukuk alanında önemli gelişmeler kaydediliyor. Suriye'de namus cinayeti işleyenlere ceza gelmesinin ardından Lübnan yargısı da önemli bir karara imza attı.

default

Lübnanlı Samira Suwaidan çocuklarını kendi vatandaşlığına geçirebilmek için açtığı davayı kazandığına hala inanamıyor. Suwaidan, "Çocuklarımın hayatı tamamen değişecek. Polisten korkmaları için artık hiçbir neden kalmadı. Lübnan vatandaşı olmadan önce her yıl oturma izni için 200 dolar ödemeleri gerekiyordu. Bir defasında ödemeyi bir ay geciktirdim. Lübnan makamları çocuklarımı sınırdışı etmek istedi. Bana da, sen de onlarla git dediler. Ağlayıp, sızlandım... 700 dolar ceza karşılığı bıraktılar." diyor.

80'lerde bir Mısırlıyla evlenen Samira Suwaidan, bu evliliğinden dört çocuk sahibi oldu. Aile her ne kadar Lübnan'da yaşasa da, yasalar gereği çocuklar sadece babalarının vatandaşlığını aldılar. Suwaidan'ın eşi 1994 yılında hayatını kaybetti. Bir anda tüm ailenin geçiminden sorumlu duruma gelen Suwaidan, bunun üzerine çocuklarının Lübnan vatandaşlığı alabilmeleri için dava açtı.

Avukat yasadaki boşluğu kullandı

Lübnan vatandaşlık yasasının ilk maddesine göre, Lübnanlı bir babanın çocukları otomatik olarak Lübnan vatandaşı oluyor. Maddede kadınlardan hiç bahsedilmiyor. Yani madde çocukların annelerinin vatandaşlığını alamayacaklarını söylemiyor. Samira Suwaidan'ın avukatı Süha İsmail, davada bu durumu kullandığını belirtiyor. İsmail, "Benim için bu insanı bir mesele ve aynı zamanda bir mücadele. Evet, ortada vatandaşlık yasasının birinci maddesi gibi bir madde var. Ancak aynı zamanda Lübnanlı bir kadının vatandaşlığını çocuklarına veremeyeceğini söyleyen hiçbir metin de yok. Farklı birçok yorum söz konusu… Bazıları bunun mümkün olduğunu, diğerleri olmadığını söylüyor." açıklamasını yapıyor.

Birçok Arap ülkesinde benzer olaylar yaşanıyor. Bu çocuklar için çoğu zaman, belirsiz bir gelecek, devlet makamlarıyla yaşanan problemler, çalışma izni çıkartmak için ödenen ekstra paralar anlamına geliyor.

Ayrımcılığa karşı kampanya

Farklı Arap ülkelerinin kadın organizasyonları bu ayrımcılığa karşı çıkmak için 2001 yılında bir kampanya başlattı. Kampanyanın koordinatörü Lina Ebu Habip "Başlangıçta çok faza bilgi eksiğimiz vardı. Bu nedenle öncelikle altı ülkenin hukukunu ve yasalarını inceleyerek, nerelerde uluslararası konvansiyonlarla çeliştiklerini araştırdık. Ayrıca durumdan muzdarip olanların sayısını gösteren bir de istatistik hazırlamaya çalıştık." şeklinde konuşuyor.

Lina Ebu Habip pek çok kadının hakları için savaştığını belirtiyor. Tüm bu çabalar sonucunda geçtiğimiz yıl üç Arap ülkesinin vatandaşlık hukukunda değişikliğe gidildi. Bunlardan biri olan Cezayir vatandaşlık yasası, Cezayirli kadınlara eşlerini ve çocuklarını vatandaşlığına geçirme hakkı tanıyor. Üstelik bu durum, yasa çıkmadan önce yapılmış evlilikleri de kapsıyor. Fas'ta çıkarılan yasaya göreyse, önceki durumları kapsayan haktan sadece çocuklar faydalanabiliyor. Eşler uygulamanın dışında bırakılıyor. Mısır'daysa sadece yasanın kabulünden sonra yapılan evlilikler yasa kapsamında kabul ediliyor. Burada da yasadan yalnızca çocuklar faydalanabiliyor. Kadın organizasyonları, uygulamada Filistinli ve Sudanlılarla yapılan evliliklerde hala birçok sorun yaşandığını belirtiyor.

Hukuk mücadelesi devam ediyor

Diğer Arap ülkelerdeki hukuk savaşıysa devam ediyor. Kadınların eşitlik lehine attıkları her adım, bir zafer havasıyla karşılanıyor. Lina Ebu Habip, Samira Suwaidan davasının bir umut ışığı olduğunu söylüyor. Ebu Habip, "Umarım bu cesur karar diğer hâkimlere de örnek teşkil eder. Mahkemenin kararını tüm Arap meslektaşlarımıza ilettik. Bu, vatandaşlık yasamızın ne kadar ayrımcı olduğunu ortaya koyan çok önemli bir olay... Kampanyamızı sürdüreceğiz. Büyük ihtimalle birçok kadın mahkemeye başvuracak. Bu çok iyi, çünkü yasanın değişmesi gerekiyor." şeklinde konuşuyor.

Mona Naggar / Çeviri: Banu Ertek


Editör: Ahmet Günaltay