1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Lübnan iç savaşın eşiğinde

Lübnan, yeni bir siyasi cinayete sahne oldu. Geçen yıl Şubat ayında öldürülen eski başbakanlardan Refik Hariri cinayetinin ardındaki sis perdesi henüz aralanmadan bu kez de Sanayi Bakanı Pierre Cemayel bir suikaste kurban gitti. DW editörlerinden Peter Philipp’in yorumu:

“Gerek Lübnanlılar gerekse bazı uluslararası çevreler, Pierre Cemayel suikastinin ardında sadece ve sadece Suriye’nin olabileceğini ileri sürüyor. Suriye’nin uzun yıllar boyunca, komşusu Lübnan’nın içişlerine müdahele ettiği gerçeği dikkate alındığında, belki bu yönde bir iddianın ileri sürülmesi anlayışla karşılanabilir.

Hatta bazılarına göre bu müdahalenin doruğa çıktığı olay, Şubat 2005’deki Refik Hariri suikastı oldu. En azından son 1,5 yılda cinayetle ilgili yapılan soruşturmalar, bu yönde güçlü bulgular ortaya çıkardı ve konuyla ilgili uluslararası bir mahkemenin oluşturulması durumunda Suriye’nin de sanık sandalyesinde oturması kuvvetle muhtemel.

Ancak Şam yönetiminin Cemayel suikastinden de sorumlu olduğuna ilişkin tez, sadece bir genellemeye dayanıyor. Gerçi Ortadoğu’da imkansız diye görülen şeyler bazen gerçeğe dönüşebiliyor, ama halihazırda Suriye’nin, böyle bir cinayeti düzenleyerek Lübnan’ı daha da karıştırmak istemesi için ortada çok fazla neden yok gibi.

Zira Şam yönetimi, bugünlerde Lübnan’dan çok İran ve Irak’la ilişkilerini geliştirmeye ağırlık veriyor. Diğer yandan da Batı’nın gönlünü hoş tutmaya çalışıyor. Bu durumda Cemayel suikastini düzenlemek, Şam’ın yeni stratejisiyle taban tabana bir tezat oluşturur.

34 yaşındaki Pierre Cemayel, Lübnan’ın içişlerine Suriye’nin müdahil olmasına karşı etkin bir mücadele verdi. Ülkenin en köklü ve nüfuzlu Hristiyan aşiretlerinden birine sahip olan maktülün hem babası hem de amcası devlet başkanlığı koltuğunda oturdu. Amcası Beşir, İsrail ile barış anlaşması yaptığı için öldürülürken, babası Emin Cemayel de yıllarca sürgün hayatı yaşadı. Cemayel aşiretinin çok sayıda seveni olduğu kadar düşmanı da var kuşkusuz. Hatta düşmanları arasında belki Müslümanlardan ziyade Hristiyanların sayısı daha fazla.

Pierre Cemayel cinayeti, ülkeyi iç savaşın eşiğine bir adım daha yaklaştırdı. Aynı zamanda BM birlikleri aracılığı ile ülkede düzen ve istikrarın sağlanması yolunda hükümete yardımcı olmaya çalışan uluslararası toplumu da derin bir endişeye sevketti.

Lübnan hükümetinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu son suikast olayı bir kez daha gözler önüne serdi. Ancak bu noktada Beyrut’a yönelik uluslararası arenadan yükselecek tepkisel ya da aşağılayıcı seslerin ne Fuad Sinyora hükümetine bir yararı olur ne de Lübnan’a.“

  • Tarih 22.11.2006
  • Hazırlayan Peter Philipp / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZnF
  • Tarih 22.11.2006
  • Hazırlayan Peter Philipp / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZnF

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN