1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Lübnan halkı Suriye'yi reddediyor

Lübnan’ın eski Başbakanlarından Refik Hariri’nin öldürülmesinden iki hafta sonra da protesto gösterileri durmadı. Beyrut hükümetine muhalifler, Hariri’nin ölümünü Suriye yanlısı hükümetle hesaplaşmak için fırsat bildi. Muhalefet temsilcileri ve önemli bazı iş adamları Suriye askerlerinin geri çekilmesi için genel grev çağrısı yaparken gösteri yasağına rağmen bugün de yaklaşık 50 bin gösterici kent merkezinde toplandı. DW’den Peter Philipp Suriye-Lübnan ilişkilerini ve bölgedeki durumu şöyle yorumluyor:

Yasaklar, binlerce, onbinlerce Lübnanlının sokağa çıkıp, Suriye’ye karşı gösteri yapmasını engelleyemiyor. Protestolar eski Başbakanlardan Refik Hariri’ye karşı suikast sonrasında başladı ama, asıl neden geçmişe dayanıyor:

Suriye, Lübnan’ı her zaman tarihi açıdan “Büyük Suriye” hayalinin bir parçası olarak gördü ve böyle davrandı. Örneğin iki ülke arasında diplomatik ilişkiye geçilmedi, büyükelçiler gönderilmedi. Aynı zamanda Şam, sürekli Lübnan’ın iç politikasına karıştı ve hatta komşu ülkeyi kendi dış politikasına alet etti. Lübnan’da 1975’ten 1990’a kadar süren iç savaş sırasında da karşıt grupları birbirine düşürmeye çalıştı. Önce Hrıstiyan Marunileri destekledi sonra karşı tarafı. Filistin Kurtuluş Örgütü ve Lübnan’daki ortaklarına bir süre destek verdi, sonra onlara karşı mücadele etti. Bu politika kısa vadede, desteklenen gruba, ama uzun vadede hep Suriye’nin işine yaradı. Lübnan’daki etkisi arttı. Hatta öyle bir noktaya geldi ki, Suriye’nin onayı olmaksızın hiçbir şey yapılamaz oldu. Lübnan’ı himayesine alan Suriye, aynı zamanda ülkeyi İsraile karşı tampon olarak kullandı.

Suriye birlikleri iç savaşın başlangıcında Arap ülkelerinin barış gücü çerçevesinde Lübnan’a girdi. 30 bin kişilik birliğin barış gücü olarak huzur ve düzeni sağlaması planlanıyordu. Diğer ülkeler birliklerini çekti, Suriye ise ülkeden çıkmamakta direndi. İç savaşın resmen sona ermesinden sonra geçen yıl askerlerini çekeceğine söz veren Suriye birlikleri birkaç kez farklı bölgelerde konuşlandırdı. Bu kez de birlikleri geri çekeceğinden söz etmesi ikna edici değil. Şam’ın politikasına inanmayanlar, Suriye birliklerinin Lübnan içinde başka bir yerde konuşlandırılacağını ileri sürüyor.

Suriye’de iktidarın Hafız Esad’dan oğlu Beşar Esad’a geçmesi, Lübnan politikasını değiştirmedi. Oysa Lübnanlılar liberal Suriye’nin komşu ülke ile ilişkilerini de değiştireceğini umuyordu. Bu arada Lübnan’da da değişiklikler oldu, iç savaşın tarafları barıştı, yeni bir bilinç gelişti ve dış müdahalelere karşı tepkiler arttı. Her türlü dış müdahaleye karşı çıkılıyor, ama en fazla reddedilen Suriye’nin politikası.

Bu konudaki uluslararası desteğin Lübnanlıları mutlu edeceği düşünülebilir. Ama ABD ve İsrail şunu unutmamalılar: Lübnanlıların çoğunun Suriye’ye karşı olması, Kudüs ya da Washington’ın politikasını destekledikleri anlamına gelmiyor.