1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Kyoto'dan daha fazlası gerekiyor

Dünya İklim Konferansı, Kanada’nın Montreal kentinde başladı. İki hafta boyunca devam edecek konferansta, zararlı gazların önlenlemesi için kabul edilen Kyoto Protokolü’nün önüne geçilmesi hedefleniyor. Ancak ABD, henüz Kyoto Protokolü’ne bile ikna edilmedi...

İklim uzmanları, iklim değişiminin önüne geçilmesi için mücadele edilmesini istiyor

İklim uzmanları, iklim değişiminin önüne geçilmesi için mücadele edilmesini istiyor

Montreal’deki konferansı Kanada Çevre Bakanı Stephane Dion, “Birçok ülkede yaşanan ve iklim değişikliğine bağlanan trajik olaylar dünyanın doğal felaketler karşısındaki çaresizliğini ortaya koydu” sözleriyle açtı. Dion’a göre, atmosferin ısınması, buzulların erimesi ve deniz seviyesinin yükselmesinin durdurulması için acil önlemlere ihtiyaç var. Montreal’da iki hafta boyunca, toplantı ve etkinliklere katılması beklenen 10 binin üzerindeki hükümet ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin bu konuda görüş birliği içinde oldukları kuşkusuz.

Dünya ikliminin korunmasına yönelik sözleşme 1992 yılında imzalandı. Aralarında ABD’nin de bulunduğu 189 ülke tarafından imzalanan ve 156 ülkenin parlamentosu tarafından kabul edilen iklim sözleşmesinin uygulanmasına yönelik Kyoto Protokolü ise uzun müzakerelerden sonra bu yılın Şubat ayında yürürlüğe girebildi. 1997 yılında Japonya’nın Kyoto kentinde kararlaştırılan protokol, dünya ikliminde sera etkisine yol açan gazların oranının 2012 yılına kadar 1990 yılı düzenin yüzde 5’in altına düşürülmesini öngörüyor.

Protokolün uygulanmasının kolaylaştırılması için kalkınmakta olan ülkelere sera etkisine yol açan emisyonları arttırma hakkı tanınırken, endüstri ülkeleri bu oranı düşürme sorumluluğunu üstlendiler. Hızla büyüyen nüfusu ve ekonomisi ile dünya iklimindeki değişiklik söz konusu olduğunda gündeme gelen ülkelerden biri olan Çin’de kişi başına yıllık emisyon salınımı ortalama üç ton, ABD’inde ise 22 ton. Buna rağmen, ABD, endüstriyel gelişimini etkileyeceği gerekçesi ile Kyoto Protokolü’nü uygulamaya koymaktan vazgeçti.

Kyoto’nun ötesine geçmek

Montreal toplantısı, Kyoto Protokolü’nün yürürlüğe girmesinden sonra yapılan en büyük iklim zirvesi ve gündemindeki en önemli konu, Kyoto sonrası. Kyoto protokolünün yürürlük süresi 2012 yılında bitiyor. Bu tarihten sonrası için hazırlıklar şimdiden başladı.

Nitekim, Almanya’nın yeni Çevre Bakanı Sigmar Gabriel, “Kyoto’nun dünya ikliminin korunmasında ilk adım olduğunu ve Almanya’nın bu konuda öncü rol oynamaya hazır olduğunu” söyledi. BM Çevre Programı Başkanı Klaus Töpfer de umutlu konuştu ve “Şimdiye kadar enerji tüketimi sürekli arttı, buna bağlı olarak karbondioksit salınımı da artış gösterdi. Şimdi bunu değiştirmek zorundayız ve bu çok, çok önemli. Ama hala bunu başaracağımız konusunda umutluyum” dedi.

ABD ikna edilebilir mi?

Montreal’deki Dünya İklim Konferansı’ndan bir başka beklenti de ABD’nin Kyoto Protokolü’nün uygulanmasına ikna edilmesi. Amerikan delegasyonunun Başkanı Harlan Watson, Başkan Bush’un politikasını savunarak, “Washington’ın iklimi korumak için bir şey yapmadığı doğru değil” dedi. Watson’a göre, Bush’un 2001 yılınrda göreve başlamasından bu yana sera etkisine yol açan gazların salınımında binde 8 oranında düşüş oldu. Washington hükümeti, 2012 yılına kadar % 18’lik düşüş hedefliyor.

BM Çevre Programı’ndan Henning Wüster ise bunun nedenini Amerikan iş dünyasındaki değişime bağlayarak “ABD’de bir görüş değişikliği var. Özellikle de ekonomi de. İş adamları uzun vadeli hedeflerinin iklimdeki değişikliklerle birlikte düşünülmesi gerektiğini fark ettiler. Ekonomideki bu görüş değişikliği politikayı da etkileyecektir” dedi.