1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Kuzey Kore’nin geleceği belirsiz

Devlet Başkanı Kim Jong İl’in hayatını kaybetmesinin ardından yönetimin oğlu Kim Jong Un’a geçmesi, ülkede dönüşüm süreci başlatabilir mi? Uzmanlar yanıtladı...

default

Genç yaştaki Kim Jong Un'un ipleri tek başına eline alıp alamayacağı merak konusu

Berlin Hür Üniversitesi öğretim üyesi siyaset bilimci Eric Ballbach komünist Kuzey Kore'ye, kurulduğu 1948 yılından bu yana otoriter bir yapının egemen olduğunu belirtirken, değişim konusunda temkinli konuşuyor. Ballbach, “Kim Jong İl’in ölümü de sistemin genel yapısını değiştirmeyecek. Ülkedeki siyasi yapının demokrasi alanında hiçbir deneyimi bulunmuyor; sadece tarihten gelen otoriter bir yönetim biçimi tanınıyor ve bu yönetim biçiminin kalıcı olduğunu gözlemliyoruz” görüşünü kaydediyor.

Almanya ile Güney Kore hükümetlerinin 2002 yılında kurulmasına önayak olduğu Almanya-Kore Dostluk Grubu'nun Başkanı Hrıstiyan Demokrat Birlik Partili Hartmut Koschyk ise Kuzey Kore’deki diktatörlüğün günlerinin sayılı olabileceği görüşünde. Koschyk, şunları kaydediyor:

“Çünkü son 20 yılda yaşadıklarımız bize gösteriyor ki, dünya üzerindeki hiç yerinden oynamaz gibi görünen diktatörlükler de pekâlâ sarsılabiliyor. Ben son yıllarda sık sık Kuzey Kore’ye seyahat ettim ve ülkede birtakım erozyon belirtileri olduğunu saptadım. Onun için de neredeyse 30 yaşındaki oğul Kim Jong-Un’un 1994 yılında babasının yaptığı gibi iktidara sağlam oturup oturmayacağı konusunda şüpheliyim. Ülke 1994 yılında olduğundan daha kötü bir durumda ve bu durumdan kurtulması daha az mümkün görünüyor. İşte bu sebeple ben iktidarın şimdi kolayca el değiştiremeyeceği kanaatindeyim.”

Gerçekten de kapalı kutu mu?

Almanya-Kore Dostluk Grubu'nun Başkanı Hartmut Koschyk, ülkedeki gözlemlerini aktarırken, şu çarpıcı tespitlerini aktarıyor:

“Birincisi, Kuzey Kore’yi çevreleyen ülkeler de güçlü bir değişim süreci içinde bulunuyor. Çin durdurulması mümkün olmayan bir dönüşüm sürecinden geçiyor ve Kuzey Kore ile sınırı da tamamen kapalı değil. Kuzey Kore’den Çin’e geçen insanlar oluyor ve bunlar Çin’de dünyada ne olup bittiğine ilişkin bilgilere ulaşabiliyorlar. Bu nedenle Kuzey Kore sanıldığı kadar dışarıdan soyutlanmış, dışarıya kapalı değil.”

Yeni lider yurtdışında eğitim aldı

Kuzey Kore’de iktidarı babasından devralan Kim Jong Un’un İsviçre’de yüksek öğrenim gördüğüne, bu ülkede demokratik, çoğulcu sistemi tanıdığına dikkat çekiliyor. Bu tecrübelerin Kuzey Kore’ye bir yansıması olup olmayacağı sorgulanıyor. Berlin Hür Üniversitesi’nden Eric Ballbach, bu konuda da iyimser değil:

“Benim bu konuda şüphelerim var. Kim Jong Un’un yurtdışı deneyimi var ama sonuçta yine Kuzey Kore gibi bir sisteme geri döndü. Ve bu sistemin demokrasi deneyimi bulunmuyor. 30 yaşındaki bir yöneticinin bu siyasi sistemi alaşağı etmesi pek olası görünmüyor. Zaten Kuzey Kore’de sisteme bağlı başka çıkar grupları da söz söyleme haklarını kullanacaklardır mutlaka. Kısacası, ben ülkede gerçekten siyasi reformlar yapılacağı konusunda şüpheliyim.”

© Deutsche Welle Türkçe

Friedbert Meurer, Nadine Lindner / Çeviren: Çelik Akpınar

Editör: Başak Özay

Önerdiğimiz linkler

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN