1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Kuzey Kore açlıkla savaşıyor

Kuzey Kore, 90'lı yılların ortalarından bu yana yurtdışından yapılan gıda yardımıyla ayakta kalıyor.

Yetersiz beslenme yüzünden çocuk ölümlerinin artması bekleniyor

Yetersiz beslenme yüzünden çocuk ölümlerinin artması bekleniyor

Saat yedibuçuk. Kuzey Kore’nin başkenti Pjöngjang yavaş yavaş güne başlıyor. Çarşının etrafı yıllar süren Sosyalist rejimin izlerini taşıyor. Eski ve bakımsız binalardan birinin duvarında Güney Koreli araba markası Hyundai‘nin büyük bir reklamı asılı. Binaların altında son yıllarda birden bire türeyen ve sayıları da gittikçe artan küçük büfeler.

Tren garının önündeki alışveriş merkezi yenileniyor, tamir edilen dükkanlara ekmek fırını, pastane ve butik açılıyor. Son yıllarda sıkıntısı çekilen ekmek ve unlu mamüller artık bolca fırınların vitrinlerini süslüyor. Bu arada son bir kaç aydır çarşı merkezine 150 kadar seyyar satıcı da tezgah açtı. Tekstilden sandviçe ev aletlerinden meyveye kadar her şey satılıyor.

Fiyatlar arttı

Bir kilo portakalın 2 euroya satıldığı çarşı çok pahalı. Fiyatlar yüksek olduğu için de buradan sadece Kore‘de yaşayan yabancılar ya da zenginler alışveriş yapabiliyor. Polis ve zabıta önceleri bu parakende satıcıları kovaladı ancak hükümet onlar için bir sokak ötede pazar kurmaya başlayınca, üstelik bunun için Avrupa Birliği Komisyonu destek de verince satıcılar çarşının yerlileri haline geldi.

Ürünler Çin'den geliyor

Kuzey Kore’de fiyatların yükselmesinin en önemli nedeni, ürünlerin çoğunun komşu ülke Çin’den kaçak getiriliyor olması. Fiyat artışlarının bir diğer nedeniyse bundan bir buçuk yıl önce maaşlar yüzde 20 ile 30 civarında arttılırken, ürün fiyatlarına da zam yapılması. Yani Kuzey Kore resmi parası Won’un aşırı değer kaybına uğraması. Hayat pahalılığı vatandaşların çoğunu sinirlendirse de tren garında karşılaştığımız bir vatandaş gelişmelerden memnun:

“Fiyatlarla birlikte ücretler de yükseltildi. Üstelik dükkanlara bakın, artık eskisinden daha çok çeşit var. Hayat daha iyi oldu bence”

Serbest piyasa ekonomisine yöneliş

Sosyalist Kuzey Kore’de serbest piyasa ekonomisine yöneliş sadece çarşı pazarda değil endüstride de farkediliyor. Artık işletmeler hükümetten ayrılıp bağımsız hale geliyorlar. Bu nedenle de kazanca geçmek zorundalar, işçiler de verimliliklerine göre değerlendiriliyorlar. Bir çimento fabrikası yöneticisi Lee Bong Ahn şöyle konuşuyor:

“Artık kim daha iyi bir eğitim almışsa yada verimli çalışıyorsa, maaşı ona uygun bir şekilde yüksek olacak. İşçiler de ne kadar verimlilerse o kara iyi kazanacaklar. Bu yeni bir uygulama"

Köylerde durum daha iyi

Hayat pahalılığının arttığı şehir merkezlerinde durum kötüleşirken, köylerin durumu biraz daha iyi. Örneğin başkentin 200 kilometre kadar güneyindeki Zon Sung adlı köyde 90 aile bir tarım kooperatifine kayıtlı ve herkes geçimini o kooperatiften sağlıyor. Her ne kadar kış boyunca elektriği olmasa da, en azından yiyecek sıkıntısı çekilmiyor. Çiftçi Chae Song Ok şöyle konuşuyor:

"Eskiden daha kötüydü, daha az yiyeceğimiz vardı, son iki yıldır istediğimizi yetiştirebiliyoruz, olmayanları da satın alabiliyoruz.”