1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Kurtarma fonu mahkemelik

Alman milletvekili Peter Gauweiler ve beş profesör, Alman Anayasa Mahkemesi'ne, AB'nin hazırladığı kurtarma fonunun AB antlaşmalarına ve Alman Anayasası'na aykırı olduğu gerekçesiyle başvuruda bulundu.

default

Borçları yüzünden Yunanistan, İrlanda ve Portekiz için Avrupa Birliği'nin art arda mali destek paketleri hazırlaması euro karşıtı bir isyan dalgası başlattı. İsyancıların büyük bir çoğunluğu da kurtarma paketlerine en büyük mali desteği veren Almanya'da.

Nitekim Berlin'deki koalisyonun küçük ortağı Hrıstiyan Sosyal Birlik'ten (CSU) milletvekili Peter Gauweiler ve beş profesör, Alman Anayasa Mahkemesi'ne, AB'nin hazırladığı kurtarma fonunun AB antlaşmalarına ve Alman Anayasası'na aykırı olduğu gerekçesiyle başvuruda bulundu. Şikayet üzerine açılan davanın ilk duruşması salı günü görülecek. Kararın sonbaharda verileceği tahmin ediliyor.

"Yasalara aykırı"

Başvuruda bulunanlardan biri olan Profesör Joachim Starbatty 1990'lı yıllarda da euro para biriminin kullanılmasına karşı dava açmış ve ancak davayı kaybetmişti. Profesör Joachim Starbatty, kendilerinin "euro isyancıları" şeklinde adlandırılmalarını ise yanlış buluyor.

Şikayette bulunan uzmanlar Wilhelm Hankel, Wilhelm Noelling, Karl Albrecht Schachtschneider ve Joachim Starbatty

Ona göre, yaptıkları sadece AB antlaşmalarının ve Alman Anayasası'nın doğru şekilde uygulanması için mücadele etmek. Starbatty, vatandaşların mal varlıklarının, özellikle de parasal birikimlerinin korunması gerektiğine dikkat çekerek aksi halde tehlikeli bir durumun ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor. Profesör Starbatty şöyle konuşuyor:

"Avrupa Merkez Bankası çok tehlikeli bir yol izliyor. Hastalıklı devlet tahvillerini satışa çıkarmakla devlet borçlarını piyasaya sürmüş oluyor. Yani devlet borçlarını finanse etmek için para basıyor. Bu uzun vadede enflasyona ve finansal varlıkların değer kaybetmesine neden olacak bir hareket."

"Bütçe kanununu ihlal ediyor"

Ekonomi uzmanı Joachim Starbatty, diğer uzmanlarla birlikte şikayet dilekçelerinde AB'nin kurtarma şemsiyesinin Alman Meclisi'nin bütçe konusunda karar verme yetkisini kısıtladığı ve bu şekilde bütçe kanununu ihlal ettiği gerekçelerine yer veriyor. Davacılar yasaya göre her ödemenin tek tek Alman Meclisi'nin onayından geçmesi gerektiğini savunuyor.

Üzerinde durulan bir başka noktaysa Avrupa Birliği'nin İşleyişi Hakkında Antlaşma. Buna göre, Birlik üye ülkelere karşı tek tek bağlı değil. Ayrıca ‘üye ülkelerin yükümlülüklerinden Birlik'in sorumlu tutulamayacağı' ifadesi yer alıyor. Aralarında Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble'nin de bulunduğu birçok politikacının savunması ise Almanya ve diğer üye ülkelerin söz konusu ülkelerin borçlarını ödemek için zorlanmadığı, bunu kendi istekleriyle yaptığı yönünde. Ancak Starbatty'e göre bu yeterli bir gerekçe değil:

Joachim Starbatty

Joachim Starbatty, daha önce de bir dava açmıştı

"Sayın Schäuble gönüllü olarak yapıldığı takdirde bunun gerçekleştirilebileceğini savunuyor. Eğer Sayın Schäuble kendi parasını bu iş için gönüllü olarak kullanmaya hazırsa, bunu elbette ki yapabilir. Ancak kullanılan para vergi mükelleflerinin cebinden çıkıyor. Dolayısıyla önce vergi mükelleflerine bir sorması lazım... Bakalım onlar bunu istiyorlar mı? Schäuble'nin maliye bakanı olarak Alman vergi mükelleflerine karşı sorumlulukları olduğunu durup bir daha düşünmesi gerekiyor."

Domino etkisi endişesi

AB kurtarma şemsiyesinin destekçileri ise borç krizindeki ülkeler nedeniyle Birlik'te bir domino etkisi yaşanmasından endişeli. Ancak ekonomi uzmanı Starbartty'e göreyse Yunanistan'a veya sıkıntı içindeki üye ülkelere sürekli olarak para takviyesi yapmak uzun vadeli bir çözüm değil.

Bankalar ve Avrupalı politikacılar Euro Bölgesi'nin avantajlarına dikkat çekiyor. Eski para birimlerine dönülmesinin ürünleri pahalandıracağı için Almanya gibi bir ihracat ülkesinin zarara uğrayabileceği belirtiliyor. Starbatty ise bu görüşe katılmıyor.

Starbatty, "Doğru olan, bunun tam tersi. Almanlar, euro veya Alman Markı artık hangisi uygulanacaksa, bu değer kazanacağı için, aksine yaşanacak revalüasyondan kazanç sağlayacaklardır. Sonuçta biz muz ihraç etmiyoruz. İhraç ettiğimiz dünyanın ihtiyaç duyduğu yüksek teknoloji ürünleri. Bu ürünleri de sadece dünyanın sayılı ülkelerinden temin edebilirler. Hatta bazılarını sadece bizden alabilirler. Bu nedenle endüstrinin olayı bu kadar dramatize etmesine bir anlam veremiyorum" açıklamasını yapıyor.

Uzmanlar, euro karşıtlarının davayı kazanmaları halinde Euro Bölgesi'nde büyük bir sarsıntı yaşanacağı görüşünde.

© Deutsche Welle Türkçe

Daphne Grathwohl / Çeviri: Banu Ertek

Editör: Hülya Köylü