1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

KSA: En akılcı tepki askerlerin İncirlik'ten çekilmesidir

İncirlik tartışması, Wikileaks kurucusu Assange hakkındaki tecavüz davasının kapanması ve Trump’ın Suudi Arabistan ziyareti bugün Alman basınından seçtiğimiz başlıkları oluşturuyor.

Alman milletvekillerine İncirlik'i ziyaret izni verilmemesinin ardından İncirlik konusu Almanya'da siyaset gündemini meşgul etmeye devam ediyor. Kölner Stadt-Anzeiger gazetesinin yorumunda Almanya'nın İncirlik'ten asker çekmesinin en akılcı çözüm olacağı görüşü savunuluyor:

"Alman milletvekillerine İncirlik'i ziyaret izni verilmemesi ile NATO nezdinde görev yapan Türk subaylarından bazılarına Almanya'da iltica hakkı tanınması arasında bir nedensellik bağı kuran Türk hükümetidir. Bu gerçi nesnellikten yoksun bir bağlantıdır ama anlaşılan Erdoğan'ın mantık sorunu var. Bundan dolayı Almanya'dan bu konuda tek akılcı tepki gelebilir: O da askerlerin İncirlik'ten çekilmesi ve Ürdün ya da Kıbrıs'a taşınmasıdır."

Beş yıldır Londra'daki Ekvador büyükelçiliğinde yaşamak zorunda kalan Wikileaks'in kurucusu Julian Assange hakkında İsveç'te başlatılan tecavüz soruşturması kapandı. Frankfurter Rundschau gazetesinin konuya ilişkin yorumunda şu satırları okuyoruz: 

"İsveç Başsavcılığı'nın Assange hakkındaki tecavüz şüphesiyle başlatılan davanın kapandığını duyurması Assange'ın durumunu değiştirmiyor. Wikileaks kurucusu Assange, Ekvador Büyükelçiliği'ne sığınmasını gerekçelendirirken, İsveç'e iade edilmesi durumunda bu ülkenin kendisini ABD'ye teslim edebileceğini, orada ise idam cezasına çarptırılabileceğini vurgulamıştı. Assange'ı ABD'de gerçekten idam cezası bekliyor mu, bunu kimse bilmiyor. Bilinen tek şey, Londra'daki Ekvador Büyükelçiliği'ni terk ettiği anda İngiliz polisinin Assange'ı tutuklayacağını net bir biçimde açıklamış olmasıdır. Assange esir kalmaya devam ediyor ve affedilmesi de gerçekçi görünmüyor. Büyükelçilik'te kaldığı odayı bir cezaevinin hücresi ile değiştirmeyi düşünmemelidir."

Allgemeine Zeitung gazetesi ise aynı konudaki yorumunda, gizli bilgilerin gün ışığına çıkmasında rol oynamış olan Assange'ın hayatının bundan sonra da tehlike altında olduğu görüşünü savunuyor:  

"Irak Savaşı'na ilişkin ifşaatları, ya da Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı'nın (NSA) müttefik ülkeleri de içine alan dinleme ve gözetleme faaliyetlerini gün ışığına çıkartan Assange ve diğerleri, dünya çapında demokrasilere büyük bir hizmette bulunmuşlardır. Ancak Assange'ın platformu Wikileaks'in en parlak dönemi artık geride kalmıştır. Şimdi yeni 'aktörler' sahneye çıkmış bulunuyor. Sağlığı bozulmuş olan Assange'a sadece, ABD gibi bir dünya gücünün pençesinden kendisini kurtarmasını dileyebiliriz. Assange sürgünde yaşamak üzere Ekvador'a kadar ulaşabilse bile bir Amerikan cezaevine, hatta bir ölüm hücresine düşme tehlikesi altında yaşamak durumunda kalacaktır."     

ABD Başkanı Donald Trump ilk yurt dışı gezisini Suudi Arabistan'a yapıyor. Suudi Arabistan Kralı Salman ile buluşacak olan Trump, 50 Müslüman ülkenin katılacağı Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi toplantısında bir konuşma da yapacak. Landeszeitung gazetesi geziyi eleştirel bir biçimde irdeliyor: 

"ABD Başkanı ilk yurt dışı gezisi ile birkaç günlüğüne de olsa Washington'dan ve çok kısa sürede kendisinin sebebiyet verdiği 'karmaşık durumlar'dan kurtulmuş olacak. Güvenlik Danışmanı McMaster, Başkan Trump'ın bu gezisi sırasında tüm dinlere mensup insanları barış ve ilerleme hedefi etrafında bir araya getirmek istediğini açıkladı. Trump'ın sözcüsü Spicer ise bir adım daha giderek bunun 'tarihi bir gezi' olacağını ve Başkan'ın bu gezi ile dünyanın sorunlarını çözmeye katkıda bulunacağını belirtiyor. Trump siyaseten yıpranmış olmasına, dünya için bizzat kendisinin sorun yaratmasına ve güvenlik riski oluşturmasına rağmen, anlaşılan o ki danışmanları ifadelerinde biraz daha alçakgönüllü boyutlarda kalmayı beceremiyorlar." 

© Deutsche Welle Türkçe

ÇA/ÖA

Önerdiğimiz linkler