1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Kriz Almanya'ya nasıl yansıdı?

Avrupa’da borç krizi etki alanını sürekli genişletiyor ancak Almanya hız kaybetmeden ihracat yapmaya devam ediyor. Uzmanlar bazı branşların etkilendiğini kaydederken genel tablo olumsuz değil.


Alman malları borç krizine rağmen eskisi gibi alıcı bulmaya devam ediyor. İhracatın Euro’nun değer kaybetmesinden ve elverişli faiz oranlarından yarar sağladığını söylemek bile mümkün. Bu duruma bilhassa İspanya ve İtalya gibi yüksek borçlu ülkelerden kötü gözle bakanlar yok değil. Zira Euro kullanmaya başlamadan önce bu ülkelerde ihracat, daha sorunsuz ve basitti. Yurtdışına satışlar artınca ülkenin para biriminin değeri düşüyor, bu da ihraç mallarını ucuzlatıyordu.

Dr. Ilja Nothnagel

Dr. Ilja Nothnagel


Bu durum çeşitli komplo teorilerine de hayat veriyor. Bir teoriye göre Almanya krizden kâr sağladığı için krizin çabuk atlatılmasını istemiyor. Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği’nden (DIHK) Ilja Nothnagel bu tarz iddiaları temelsiz bulduğunu şu sözlerle ifade ediyor: “Aslına bakılacak olursa Almanya, Avrupa’daki 18 ülke için en önemli pazar durumundadır. Bu şu anlama gelir, Almanya’da konjonktürün iyi olması Avrupa’daki ortaklarımızın da tekrar büyüme trendini yakalamalarını sağlar. Ve bunu gözlemlemek de mümkün. İtalya, Portekiz ve İspanya’nın ihracatları artıyor.”

Kilit branşlarda emniyet payı

Makine üretiminde de konjonktürün nasıl gelişeceğine ilişkin tereddütler bulunuyor. Ancak kilit branşların nispeten bir emniyet payı var. Birçok firma üretilmeyi bekleyen bir dizi sipariş almış durumda.

Alman Makine Sanayicileri Birliği’nden (VDMA) Olaf Wortmann ek parça üretiminde branşın Euro krizinin etkilerini hissettiğini kaydediyor. İspanya ve İtalya’nın da ithalatçı ülke konuma geldiğinin altını çiziyor:

Anton Börner

Anton Börner


“İtalya’ya Alman makine ihracatında yüzde ikilik bir eksimiz var. Bu o kadar da büyük bir oran değil. Ayrıca yılın ikinci yarısında çok daha büyük bir eksi görmeye hazırlıklıyız. Öte yandan İspanya’ya makine ve tesis ihracatı yüzde iki oranında artmış durumda. Burada gerçekten çok sağlam bir durum var. Ancak burada da yılın ikinci yarısında açık vermemiz mümkün.”

Siparişler neden azaldı?

Yılın ilk yarısında makine üreticileri bir önceki yıla göre yüzde 7 oranında daha az sipariş aldı. Wortmann bunun aslında bir “normalleşmeye” işaret ettiğini kaydediyor. Çünkü 2011 zaten bir rekor yılıydı. Aynı zamanda da, bir arayı kapatma yılıydı. Zira Amerikan yatırım bankası Lehman Brothers’ın 2009 yılında iflasa sürüklenmesiyle beraber Alman makine üreticine verilen siparişler de kesilmişti.

Maschinenbau Triebwerk

2011 yılında rekor seviyeye ulaşan Alman makine ihracatı bu yıl tekrar normale döndü.


Avrupa Alman malları için en önemli pazar olmayı sürdürüyor. İhracatın yüzde 60’ı kıta ülkelerine yapılıyor. Alman İhracatçılar Birliği (BGA) Başkanı Anton Börner ihracat ekonomisinin de borç krizinin etkilerini hissettiğini belirtiyor. Börner yılın başından bu yana Almanya'nın ihracatının yüzde 4 oranında arttığını kaydediyor. Ancak bu artışın kalkınmanın eşiğindeki ve kalkınmakta olan ülkelerdeki dinamizmden kaynaklandığını vurguluyor. Börner krizin hızla kontrol altına alınması gerektiğini, aksi takdirde Avrupa’da yaşanacak dalgalanmaların tüm dünya ekonomisini etkileyeceğini belirtiyor.

Alman ihracatçılar da büyük beklentilerle gözünü Asya’ya dikiyor. Bu yıl ekonominin lokomotifi Çin de hız kaybetti. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi ikinci çeyrekte, küresel malî krizin yaşanmasından bu yana ilk kez bu kadar yavaş bir büyüme gösterdi. Olaf Wortmann ilk beş ayda makine üreticilerinin Çin’e yaptıkları ihracatın yüzde 11 oranında düştüğünü kaydediyor: “Bunu göreceli bir gelişme olarak görmek gerekir. Zira 9 yıl boyunca arka arkaya güçlü büyüme oranları yakaladık ve bu sırada ticareti üç katına çıkardık. Şimdiye kadar yüzde 11’lik düşüş kayda değer bir gerileme olarak görülmemeli.”

© Deutsche Welle Türkçe

Monika Lohmüller / Çeviri: Ercan Coşkun

Editör: Ahmet Günaltay