1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Kredi muslukları kesiliyor

Ekonomik hayatın kan dolaşımını sağlayan banka kredileri, dünya genelinde etkili olan mali krizle birlikte azalmaya başladı. Almanya’da şimdilik "gerçek" değil de "hissedilen" kredi sıkıntısından söz ediliyor.

default

Alman iş çevreleri önümüzdeki aylarda ticari bankaların kredi musluğunu daha kısacağından ve reel ekonomideki likidite sıkıntısının 2010 yılında daha da artacağından söz ediyorlar. İşletmeler yatırım için ihtiyaç duyduğu krediyi alamazsa, ne yapılabilir? Bazı politikacılar bankaların kredi açmaya zorlanabileceğinden söz ediyorlar.

Ticari bankalara göre genel kredi sıkıntısından söz etmek doğru olmaz. Bankaların kredi müşterisi durumundaki işletmeler de bu görüşe katılıyor. Bankalar şimdiye kadar ne kredi taleplerini geri çeviriyor, ne de kredi hacmini daraltıyor. Ekonomi uzmanları ancak bunun tersi olduğu takdirde kredi sıkıntısından söz edilebileceğini belirtiyorlar. Dekabank adlı bankanın baş iktisatçısı Ulrich Kater münferit problemlere rastlandığını da inkâr etmiyor.

“Finansman şartlarının son derece ağırlaştığı bazı branşlardan söz etmek mümkün, öncelikle proje finansmanlarında. Münferit projeler için açılan kredilerin hacmi oldukça daraltıldı. Kredi piyasasının bazı katmanlarında durumun kritik olduğu söylenebilir.”


Avrupa Merkez Bankası’nın istatistikleri

Avrupa Merkez Bankası istatistiklerine göre Euro bölgesindeki kredi işlemlerinin hafif bir gerileme olurken, Almanya’da ticari kredi hacmi %2,5 oranında genişledi. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansörü olan Volks und Raiffeisenbanken adlı kooperatif bankalarının başkanı Uwe Fröhlich kredi sıkıntısı endişesinin yersiz olduğunu söylüyor.

“Konjonktürel düzelme olmazsa bunun sorumluluğu kooperatif bankalarında aranmamalı. Cari hesap kredileri artmaya devam ediyor. Mayıs ayında, bir yıl öncesine kıyasla %1,7’lik oranla, 2001 sonrasının en büyük artışını kaydettik.”

Alman bankalar birliği başkan vekili Hans-Joachim Massenberg ise kredi ticaretinin daralma trendine girdiğini belirtiyor: “Çoğu uzman, ticari bankalardaki kredi işlemlerinin gerilemesini talep gerilemesine bağlıyor. Ama bankaların kredi işlemlerinde daha temkinli davranmaya başladığı da bir gerçek. Bu davranış ekonomik daralma süreçlerinde gerekli ve doğrudur. Özellikle de bu krizde.”


Kredinin geri dönmeme riski

Gerçekten de bankaların kredi işlemlerini öz sermaye ile örtmesi gerekiyor. Kredinin geri dönmeme riski ne kadar yüksek olursa, teminat olarak bağlanan öz sermaye miktarı da o kadar artıyor. Bankalar birliği başkan vekili Massenberg, kredi ticaretine bağlanan öz sermaye arttıkça bankaların kredi açma imkânının daraldığını hatırlatıyor:

“Bankalar kriz döneminde müşterinin kredibilitesine daha fazla önem veriyor ve kredilendirme standartları yükseltiliyor. Ama bu uygulamayı daha önceki konjonktürel iniş çıkış dönemlerinde de görmüştük.”


Resesyonun olumsuz etkisi

Önümüzdeki yıldan itibaren şirket iflaslarına paralel olarak bankaların kredi riski de artmaya başlayacak. Resesyonun bu olumsuz etkisinin hafifletilmesinde bir kamu bankası olan Yeniden İmar Kredi Kurumu’nun yeni görevler üstlenmesi gerekecek. Bankanın yönetim kurulu başkanı Ulrich Schröder kredi sıkıntısına karşı şimdiden tedbir aldıklarını söylüyor:

“Hükümetin son konjonktürü teşvik programına göre bankamız, özel sektöre kredi veren bankalar konsorsiyumunda yer alabilecek. Önümüzdeki aylarda konsorsiyum kredilerinin artmasını bekliyoruz.”

Ancak Schröder kredi sıkıntısını giderme imkanlarının sınırlı olduğunu da teslim ediyor: “Yükümüzün artması durumunda refinansman ihtiyacımızın da artacağı malum. Kredi ticaretinin de bir sınırı olmalı.”




Brigitte Scholtes / Ahmet Günaltay




Editör: Nuhat Halıcı