1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Kosova’nın geleceği gençlerin elinde

Kosovalılar, bağımsızlık ilanının birinci yıl dönümünü coşkuyla kutladı. Sevinç büyük olsa da Kosova’nın sorunları derin.Ülkenin önemli reformları yaşama geçirmesi gerekiyor. DW'den Fabian Schmidt’in yorumu:

DW Arnavutça yayınlar yöneticisi Fabian Schmidt

DW Arnavutça yayınlar yöneticisi Fabian Schmidt

Kosova geriden gelmeye alışık. 90'lı yılların ortasında, eski Yugoslavya'dan ayrılan diğer ülkeler çoktan bağımsızlıklarına kavuşmuşken, Kosova'da çözüm umudu olmayan ve arapsaçına dönen bir karmaşa hâkimdi. On yıl önce Kosova'da savaş başladığında Bosna-Hersek dört yıldır yeniden yapılanmaya başlamış, Hırvatistan gelişmeye başlayan yeni bir pazara kavuşmuş ve hatta Slovenya, Avrupa Birliği üyelik müzakerelerine başlamıştı.


Eski Yugoslavya'nın halefi olan devletlerin çoğu bu yıl on sekizinci kuruluş yıldönümünü kutlarken, Kosova'nın bağımsızlığı henüz bir yaşında. Yugoslavya'nın dağılması yirmi yıl önce başladı. Ve ne yaman çelişkidir ki, bu dağılma sürecinin başladığı yer Kosova'ydı. Kaybedilen 20 yıllık sürede, yeterli eğitim verilmeyen yeni bir kuşak oluştu. Yıllarca gayri resmi statüde varlığını sürdüren ülkedeki okulların durumu perişandı ve modern istihdam piyasasının taleplerini karşılamaktan uzaktı.


Üniversitelerin özellikle siyasal bilimler fakülteleri politik doktrinlere dayandırılmış mezunlar veriyordu ama istihdam piyasasının kalifiye iş gücüne ihtiyacı vardı. Savaşın bitiminden sonra eğitim sisteminin yapılanmasına en baştan başlandı. Kosova, demografik olarak Avrupa'nın en genç ama aynı zamanda en düşük eğitim seviyesine sahip toplumu. Nitelikli işgücünün büyük bir bölümüyse bölgeden çoktan ayrıldı.


Öyleyse daha fazla vakit kaybetmemek gerek - üstelik küresel kriz sürecini yaşadığımız böyle bir dönemde... Yeterince vakit kaybedildi zaten. Kosova'nın statüsüne yönelik, Martti Ahtisaari ile Wolfgang Ischinger'in arabuluculuk yaptığı iki yıl süren görüşmeler boyunca ülke huzursuzdu. Bu dönemde Kosovalı politikacılar, tüm dikkatleri bağımsızlık tartışmalarına çekerek, günlük yaşamın sorunlarına ele almakta tereddüt ettiler. Bağımsızlık bildirisinin ardından, Avrupa Birliği'nin Kosova'da hukuk devletinin temellerini atmaya yönelik oluşturduğu EULEX misyonunun fiilen göreve başlaması neredeyse bir yıl sürdü. Sebeplerden biri de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından EULEX misyonunun uzun süre bloke edilmesiydi. Ancak bu, eli kolu bağlı oturulmasının bahanesi olamaz!


Şimdi hala kuzeyde var olan uzlaşmazlıklardan olumsuz etkilenmeksizin, toplumun her alanında gerekli acil reformları karalı bir şekilde uygulama zamanı. Kosova'nın yatırımlara ihtiyacı var. Yatırımcılar ise hukuksal güvence ister. Bunun için hukuk sistemi ve özellikle kadastro işlemleri şeffaf olmalı, her şey güvenli bir şekilde işlemeli. Çünkü yolsuzluk yatırımcıları kaçıran bir zehir hükmündedir. Memurların, her türlü siyasi etkiden uzak olmaları gerekiyor.

Doğu Avrupa ülkeleri de bize gösterdi ki, bu reformların yapılıp işlemesi için onlarca yıl gerekecek. Sorumluluğu ne kadar başkalarının üzerine yıkarsanız, işin neticelenmesi bir o kadar uzun sürer. Bosna bunun için en bariz örnek. Kosova da bu deneyimden cesaret almalı ve kendi sorumluluğunu uluslararası toplumlara ve EULEX'e bırakma hatasına düşmemelidir. Kosova'daki genç kuşak, bunu başarabilecek güç ve yeteneğe sahiptir.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN